19 Mayıs ve 29 Mayıs 

2
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

19 Mayıs ve 29 Mayıs. 

Bu iki tarih arasında on gün var. Aradaki gün farkını hep birlikte yaşayıp daha yakından anlayacağız. 

Sene olarak ise 466 yıl farkla iki farklı olay yaşandı. 

19 Mayıs 1919 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı. 

Ve 29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi. 

İki olay da aslında süreklilik gösteren bir devletin ve toplumun göstermiş olduğu büyük başarı. 

Ancak nedense günümüzde algılanışı farklılaşmış iki uç gelişme gibi sunuluyor. 

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı coşkulu bir şekilde kutlanmasın gibi bir hava sezdim. 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu gençlerle Anıtkabir’e yürüdü. 

İyi Parti lideri Meral Akşener Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Samsun’a ilk adımı attıkları Tütün İskelesi’nde gençlere konuşma yaptı. 

Başkan Erdoğan gençlerle buluştu.

Nerede mi? 
Beştepe’de.

Yani gençler onun ayağına geldiler. Ne de olsa ülkenin başkanı olduğu için onun ayağına gelmeleri gerekir öyle değil mi? 
Gençleri alıp Anıtkabir’e gitmeye de sanırım gerek duymadılar. 

Başkan Erdoğan Anıtkabir’e gitmedi ve Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nu hükümet adına gönderdi. 

‘Hadi sen git Mehmet Bey bu görevi de savalım’ demişlerdir herhalde.  

Yani toplumun bir kesimi için Anıtkabir artık yok onun yerine Beştepe var… 

Hiç rahatsız olmayın ve ‘olur mu canım’ demeyin realite bu. 

Yaşanan gerçek böyle. 


Şimdi ben de merak ediyorum bakalım 29 Mayıs İstanbul’un Fethi nasıl geçecek? 
Başkan Erdoğan 29 Mayıs tarihinde nerede olacak ve programı da nasıl geçecek? 
Sizler de şimdiden not edin hep beraber gözlemleyelim. 

19 Mayıs kutlamalarından daha coşkulu ve daha dikkat çekici olacak, bu benim tezim. 

Sizler de ne kadar Ak partili olursanız olun, sizler de gözlemleyin bakalım. 

Ben demiyorum ki eskisi gibi statlar dolsun ve 19 Mayıs kutlamaları o şekilde yapılsın. O kutlamalar eskideydi. Zaten böyle kutlamalar yapılsın desek yeni kuşaklar pek yanaşmaz, anca nostaljiyi canlandırma adına yaparlar belki. 

Ama gençler için kutlamalar ve programlar hazırlayın öyle değil mi ya? 
Şimdi diyeceksiniz ‘Gençler eğlenebilecekler mi?’

Doğru, haklısınız. 

Gelecek kaygısı var, yaşadığı ülkede kendini yabancı hisseden gençler var. Kendilikleri gibi yaşadıklarında sürekli eleştirilip yeriliyorlar. 

Kendileri olduklarında yerden yere vurulan bu gençler sinir savaşı verirken siyasi iktidarın suyuna gidenler çok rahat. 

Biraz dindar, biraz milliyetçi bazıları da biraz ırkçı; dünyadan kopuk, kendi içine kapanmış ama kendi içinde de bir dönüşüm yapamamış ve sürekli teknolojide Batı’ya bağlı ama değilmiş gibi yapan, samimiyet laçkalık olmuş ve mıç mıç ilişkilere boğulmuş ucube bir grup…

Unutmadan tabi ki bir de pudra şekeri var. 

Hani çıtır kurabiyelerin üzerine serpilen o tatlı pudra şekerinden… 

Gençlerin dertleri var ama bunun farkında olanlar görevde değiller. Görevde olanlar için zaten böyle sorun yok çünkü her iktidar döneminde olduğu gibi görevde olanların çevresinde sorunları olmayan mutlu gençlerin şovları yapılıyor. Onlar da sanıyorlar ki ülkenin gençleri çok mutlu!

İktidarların çalışma sitemleri hep aynı türden: ‘Ağlamayan çocuğa meme verilmez. Sorunlar varsa bunlar gürültü yapar ve sorun çözülür. Gürültü yok mu o zaman sorun da yok’. 

Gerçek bu. 

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı gördük.

Şimdiden 29 Mayıs için iyi coşkular dilerim.

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

Önceki İçerikBir Diplomat ve Siyaset İnsanı Olarak Ukraynalı Hürrem’in Düşündürdükleri
Sonraki İçerikTürk tekvandoculardan gurur tablosu!
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. 19 mayıs törenlerinin sovyet tören mantığında olduğu yazılır çizilirdi.
    29 mayıs istanbulun fethi için geçtiğimiz yıllarda hazırlanan asfiş ve bilbordlardaki resimlerde cumhurbaşkanının resmi afişin tamamına yakınını kaplıyordu.
    herhalde o resmi gören çocuklar istanbulu cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğanın fethettiğini sanıyorlardır.
    maalesef her tarihsel zaferi o anki iktidar kendine göre yorumlayıp kutlamasını da ona göre icra ediyor.

  2. Çocukluğumda ilkokulda müdür bey 23 Nisan törenine gelmeyen öğrencileri tek tek tespit eder ve sıra dayağına çekerdi. Beş yıl iyi dayak yedim. Tövbe ettim ne 19mayis ne 23nisan asla ve asla kutlamaycagim. Çocuklarıma da aynı şekilde göndermiyorum. Sıkıysa dövsünlerde göreyim.
    Gençler illaki Anıtkabir’e mı gitmeli. Gidince ne oluyor hac vazifemiz yerine mı geliyor. ölünün ayağına gidip medet umuyorsunuz, Erdoğan’ın yanına gidince gericilik oluyor.Herşeyi atatürk’e bağlayan şu sığ görüşten kurtulamadik.
    İşte bu zihniyetiniz Erdoğan’ı 20yildir iktidarda tutuyor. Yozlaşmış , baskıcı , zorlayıcı, ataturk sevginiz insanları daha bı uzaklaştırıyor

    Başkomutan , kurtuluş savasimiza önderlik eden Gazi Mustafa Kemal’i rahmetle ve sevgiyle anıyorum. Onu putlastırmak yerine , rahmetle ,vefayla, sevgiyle anan gençliğe selam olsun.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz