ABD anlaşmadan cayarsa kendi dünyamızı kurarız..

0

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Habertürk Televizyonunda soruları cevapladı. ABD ile yaşanan F-35 ve S-400 krizi hakkında konuşan Akar, şunları söyledi:

“Çevremizde ülkeler var. Onların uçakları füzeleri var. 82 milyonun güvenliği bakımdan birtakım sistemler alıyoruz. Bunların biri de hava savunma sistemi. S-400 bir şekilde belirlendi. Birtakım sıralı çalışmalarla belirlendi,bir anda çıkmadı ortaya. Türkiye’de ilgili kurum ve kuruluşlar, bakanlıklar birtakım kriterler belirledi. Biz bu kriterlerle çıktık ortaya. Birlikte üretim var, ihracat var. Bu anlaşma imzalandı ve bitti. Bunu Cumhurbaşkanımız da birçok kez tekrarladı.

F-35’deki sistemlerle oradaki bilgilerin S-400 tarafından algılanacağı bunun da bir boşluk doğurabileceği gibi değerlendirme var. F-35’le S-400’lerin birbirine yakın olduklarını söylüyoruz. Bir çalışma grubu, NATO, ikili heyetler vasıtasıyla bunları görüşelim, tartışalım. Bu bizim için bir ihtiyaç. Amerikalı dostlarımızla müttefiklerimizle görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Amerikalıların son yaptığı teklifle bizim ilgili kurum ve kuruluşlarımız ayrıntılı bir şekilde değerlendirme. Ekim-Kasım ayında sonuçlanacak. Orada başarılı bir şekilde tamamlayabilirsek çalışmalarımızı genişleteceğiz. S-400’lerle ilgili kurum ve kuruluşlarımız yaptığımız anlaşma çerçevesinde anlaşmalar var. Haziran’da yetişmeyebilir ama önümüzdeki aylarda gelecek. Süreç başladı.

Sayın Cumhurbaşkanımız birçok açıklama yaptı. Hatta NATO Genel Sekreteri de Türkiye’nin egemenlik ve bağımsızlığı noktasında savunma sistemleri alma konusunda hak sahibi olduğunu söyledi. Bu tür açıklamaların ittifak ve dostluk bakımından sıkıntılı olduğunu söylememiz lazım. Açıklamalar bazen maksadını aşıyor. Varsayımlarla ilgili konuşmayalım. Bize verilen sorumlulukları tam olarak sürdürüyoruz. Bizim ödememiz gereken F-35 paralarını ödedik. Bu hususlarda en yetkili hanımefendi tarafından gündeme getirilen hususlar. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim edilmiş dört adet F-35 var. 4 pilotumuz eğitime devam ediyor. Yüzlerce astsubayımız eğitim aldı ve döndü. Bizim Malatya’da F-35’leri konuşlandıracağımız yerde inşaatlar sürüyor. Normal bir düzen devam ediyor.

F-35 anlaşmasındaki bütün sorumlulukları yerine getirdik. Peki bu sözleşmede taraflardan biri S-400 alırsa anlaşmadan çıkarılır diye bir şey var mı diyoruz, hayır diyorlar. ABD anlaşmadan cayarsa kendi dünyamızı kurarız. Rus teknik personeli Türkiye S-400 kurulumu çalışmaları için gelecek. F-25, Patriot, Münbiç, Fırat’ın Doğusunu konuşuyor. Oralarda ilerleme olabileceğini ümit ediyoruz.

Bizim burada tabii çalışmalarımız 2000’li yıllardan itibaren daha sonra burada keşifler yapıldı. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ilkeli davranıyoruz. Asil Türk milletinin burada hak ve hukuku var. KKTC’de bizim kardeşlerimiz var. Buradaki hak ve hukuku göz ardı edemezsiniz. Bizi ve KKTC’yi yok sayarak herhangi bir yere varamazsınız diyoruz. Değerli meslektaşım Yunan Savunma Bakanı ile yaptığımız anlaşma, görüşme çerçevesinde Atina’ya bir heyet gönderdik. 1 hafta içinde Yunanistan’da çalıştılar. Son derece pozitif ve anlayışlı olarak taraflar birbirini dinliyorlar. Biz gerçekten Ege, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve civarında barıştan, yarardan yanayız.

İdlib’de ateşkesin sağlanması için Rusya ile yaptığımız mutabakat var. 17 Eylül’de görüşmeler birtakım sıkıntılı durumlara girdiğinde sayın Cumhurbaşkanımızın sayın Putin’le sağladığımız bir mutabakat var. Oradaki insanların olabildiğince güven içinde yaşamasına gayret gösteriyoruz. Orada askeri olmaktan çok insani boyutu var çalışmalarımızın. İdlib’in içine girildikçe koşullar daha da zorlaşabiliyor. Mutabakat sağlandıktan sonra orada ciddi şekilde yaptığımız çalışmalar var. MİT, TSK, özel kuvvetlerimiz, insani yardım kuruluşlarımız çok önemli gayretler gösterdi. Ciddi mesafeler kat ettik. Oradaki radikal grupların bir şekilde silahtan arındırılmış bölgeyi terk etmeleri konusunda ciddi aşamalar kaydedildi. Bu gayretlerimizi ciddiyet ve samimiyetle sürdürüyoruz.

İdlib’de gereği yapılıyor, çekilmemiz söz konusu değil. Ruslardan Esad rejimini durdurmasını talep ediyoruz. Orada muhalifler de var. Biz diyoruz ki, öncelikle rejimin işgal ettiği yerlerden çekilmeleri, daha önce 17 Eylül’de vardığımız mutabakat sınırlarına çekilmeli ve buna bağlı olarak muhaliflerin de ateş kesmelerini sağlamalı. Bu konuda Rusya ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Esad rejimiyle görüşmemiz söz konusu değil. Onlar acımasız bir şekilde hastane, okul, evlerde birçok masum insanın ölümüne sebebiyet veriyorlar. Bu konunun artık bitmesini bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konuda gelişme bekliyoruz. 300 bin civarında yer değiştirmeyi tespit ettik. Biz de diyoruz ki, bu devam ederse yeni göç dalgasına sebebiyet verir. Bu Türkiye, Avrupa değil Amerika’ya kadar gidebilir.

Doğu, Güneydoğu’da terörle mücadelemiz devam ediyor. Bunların çoğunlukla olduğu yerler Irak’ın kuzeyi. Oradaki faaliyetlerimiz de yoğun şekilde devam ediyor. Biz bu terör belasından ülkemizi, milletimizi kurtaracağız. Bu manada da Irak’ın kuzeyinde faaliyetler devam ediyor. Sincar, Mahmur, Kandil, Haftanin, Zap, Metina, Hakurk, Gara’da ne varsa bunların hepsini temizlemek noktasında kararlıyız. Irak’taki mutahaplarımızla konuşuyoruz. Bu konunun bitmesinin iki tarafının da menfaatine olduğunu dile getiriyoruz. Fırat’ın doğusunda, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge konusunu sayın Cumhurbaşkanımız sayın Putin’le görüştü. Amerikalı muhataplarımızla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Orada herhangi bir şekilde terör koridonun olmasına müsaade etmeyeceğimizi, bunu ülkemiz için tehdit ve tehlike olduğunu, birlikte çalışacağımızı kendilerine söyledik.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz