Abdullah Avcı ne düşünüyor

0
SÜPER LİG'İN 11. HAFTASINDA TRABZONSPOR İLE ÇAYKUR RİZESPOR KARŞILAŞTI. MÜSABAKAYI EV SAHİBİ BORDO-MAVİLİLER 2-1 KAZANDI. (GÖKMEN ŞAHİN - OZAN KÖSE/TRABZON-İHA) Süper Lig'in 11. haftasında Trabzonspor ile Çaykur Rizespor karşılaştı. Müsabakayı ev sahibi bordo-mavililer 2-1 kazandı.
Latest posts by Ali Fikri Işık (see all)

Kendi adıma artık Abdullah Avcı’nın ne düşündüğünü ne tasarladığını anlayamadığını söylemeliyim. Her şeyden önce, bu sezon, oyun tasarımında neden bu kadar geniş alan oyununa yer ve değer verdiğini, çözebilmiş değilim. Bunun nedeni Trezeguet’nin varlığı ve ona geniş alan üretmek ve kolayca rakip ile bire bir kalmasını sağlamak ise, doğrusu sırf bu nedenden ötürü, takımı, bu kadar dengesizleştirmek hiç mantıklı değil. Geniş alan oyununda ne dengeli savunma yapmak mümkün ne de dengeli hücum planlamak. Üstelik geniş alan, rakip için de geniş alan bırakmak demektir. Bir kere geniş alan oyunu, topun bulunduğu bölgede hızla çoğalmaya imkân vermez. Rakiple temaslı bir oyuna da cevaz vermez. Savunmanın önünü savunmasız ve savunmadan çıkan topların hepsini de akıldan yoksun bırakır. Herkes mecburen uzun vurmak zorunda kaldığı için, pas isabet oranı da müthiş biçim de düşer. Listeyi uzatabilirim. Bir teknik adam neden bu kadar riskli bir oyuna evet der?

Bu oyun anlayışı Hamsik’in yokluğuyla izah edilemez. Aynı şekilde bu oyun, uzun boylu hava hakimiyeti olan Cornelius’ ile de açıklanamaz. Korkarım Avcı, tıpkı Terim gibi,  Şenol Güneş gibi, kazanmanın kestirme yolunu keşfettiğini sanıyordur. Eğer mesele bununla ilgiliyse, Trabzon’a yazık olacak. Bu oyunla bin kez bile şampiyon olmak, futbol adına bir şey yapmak anlamına gelmiyor. Terim de Güneş’ de birçok kez şampiyon oldular. Sonuç? Sonuç sıfır. Türk futbolu çağdaşlaşmıyor, Türk futbolu değişim yaşamıyor ve en küçük Avrupa sınavında sınıfta çakılıp kalıyor.

Bence meselenin özünü bu oyunu hangi stratejiyle oynamakta yatıyor? Avcı, Hücum stratejisine gönül kaptırmış gibi duruyor. Oysa hücum stratejisi Türk futbolunun toptan yutacağı bir lokma değil. Total olarak stratejisini hücum üstüne bina eden bir takımın, neredeyse kusursuz bir savunma organizasyonu olmalıdır. Birinci şart budur. Yetenek gerektirmeyen işlerde kusursuzlaşmadan yetenek gerektiren işlerde mükemmelleşmek yanlış bir algı ve bilinçtir.

Trabzonspor, kaleciden başlayan açılış paslarıyla, ikinci bölgeye topu ve oyunu, taşımayı henüz başaramıyor. Bunun anlamı şudur; defansif yapı ve organizasyonu bitirmeden, nasıl olur da her pozisyonda hücum düşünülür? Üstelik Trabzonspor defansı, Türkiye liglerinin geriden ileriye uzun top vuran defansların başında gelmektedir. Bu tavır her şeyden olgun hücum etmenin biricik düşmanıdır.

İki kanat koridorunu diklemesine, uzun paslarla kat etmek, üçüncü bölgede, gol vuruş seçeneklerini azaltıyor. Hızlı ve dikine hücum, ilerde çoğalmayı engelliyor. Daha doğrusu imkânsız hale getiriyor. Bu durum da en iyi seçenek, Cornelius’un hava hakimiyeti oluyor ve bu seçenek de hiçbir şeyi garantilemiyor. 

Kanat organizasyonu için kenarda öbekleşen oyuncu gurubu, göbek ve diğer kenarda daha az oyuncu ile yakalanma riskini şekillendiriyor. Nitekim  Kopenhang, Antalya ve Galatasaray’ın kolayca Trabzonspor kalesine inmeleri bu nedenlerin sonucuydu.

Avcı, oyun stratejisini defansif bir kurgu üstüne bina etmeyi düşünmelidir. Çünkü Türkiye futbolu için total, monopol bir hücum hayaldir. Doğru ve gerçekçi değildir. Böyle bir oyunun hamuru ve malzemesi yoktur.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz