Adalet, ne zaman çekim gücü olacak?

2

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, twitter hesabından yaptığı bu paylaşımla adaletin tomografisini çekmiş: 

“20. İdare Mahkemesi saat 13:30 ile 14:11 arasına 38 adet duruşma koymuş..! Ey KHK’lılar adalet beklediğiniz idare mahkemelerinin durumu bu! 21. yüzyıl Türkiye’sinde yüzde 93 red kararı veren OHAL Komisyonundan sonra başvurulan idare mahkeme manzaraları!”

CHP Antalya Milletvekili Cahit Arı’nın Meclis Genel Kurulu’nda “Yargıya güven yüzde 20 dolaylarında” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise “Halkın güveni yüzde 20 değil yüzde 38” diye karşılık veriyor.

Sayın Oktay’ı temel alırsak geri kalan yüzde 62’yi kime güvendireceğiz? 

Yüzde 62’si adalete güvenmeyen bir toplumu nasıl bir gelecek bekler?

Aristo, “Adalet önce devletten gelir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir” diyor.

Bir ülkenin adaleti yoksa geriye neyi kalmıştır ki?

Türkiye’de adalet artık içinden çıkılmaz bir hal aldı. Buna delil binlerce örnek gösterilebilir. Siz dahi şöyle sosyal medyayı bir tarayın, bu örneklere rahatlıkla ulaşabileceksiniz. 

Hayır; ben bu zahmete katlanamam diyorsanız Ömer Faruk Gergerlioğlu ile CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun hesaplarını takip etmeniz yeterli olacaktır. Bu insanlar, adalette yaşanan bu sıkıntıları iktidar sahiplerine gece gündüz durmadan iletiyorlar, ancak karşıda derin bir sessizlik.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yargı paketinin birinci bölümünün tatile girmeden Meclis’te görüşüleceğini açıklamıştı. Ancak büyük beklentiye giren bu paketin açılması da sonbahara kaldı.

KHK’lılar meselesinin toplumda artık drama, ölümlere dönüştüğünü herkes kabul ediyor. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Meclis eski başkanı Bülent Arınç dahi sorunu gündeme taşımıştı.

İşte o kadar.

Yetkili, yetkisiz herkes konuşuyor ama çözüm mercilerindekiler adım atmıyor. Göz göre göre bir toplum felakete sürükleniyor.

Her yerde bir sessizlik hâkim. Sosyal medyadan gelen feryatlara, daha ne kadar kulaklarımızı kapayacağız? 

Özel sektörde bile çalışmasına müsaade edilmeyen KHK mağdurlarından biri de hâkim Sevil Yılmaz. Twitter hesabından yaptığı videolu paylaşımda, kucağındaki minik çocuğuyla şunları söylüyor: 

“Ben bir hukukçuyum. Suç nedir, örgüt nedir, örgüt üyesi nedir; sizin kadar iyi biliyorum. Örgüt üyesi olarak yargılanmamın bir hukuki garabetten ibaret olduğunu da biliyorum. Benim özel hayatımı, kaldığım evi, gittiğim dersaneyi, kurduğum arkadaşlık ilişkilerini, telefonda kimle görüştüğümü araştırarak yaptığınız yargılamalar, nezdimde komik olmaktan öteye gitmiyor. Beni bu şekilde yargılamak sizin haddiniz değil. Bunu söylerken artık asla korkmuyorum. Çünkü yıllarca emek verip kazandığım işimden ettiniz. Çok severek evlendiğim sevgili eşimden aylarca ayırdınız. Yıllarca beklediğim bebeğimle lohusa halimle gözaltına aldınız. Avukatlık yapmak istedim, izin vermediniz. Ağaç kabuğu yememiz için elinizden geleni yaptınız. Ve en önemlisi siz gencecik, çalışkan, dürüst, vicdanlı bir kadına, bir hakime terörist dediniz. Şimdi ben neden korkayım? Korkmuyorum sizden. İşimi geri istiyorum.” 

İnsanları neden bu noktaya getiriyoruz?

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bakın ne güzel ifade ediyor: “Kötülükle mücadele ederken kötüleşmemek bireylerin ve toplumların büyük imtihanıdır. Canavarla mücadele ederken canavarlaşmamak, esas gayedir. Düşmanla mücadele bahanesiyle kötülüğün sıradanlaştırılması insanların kendilerine yapabileceği en büyük kötülüktür.”

İktidar sahipleri bu imtihandan geçebildiler mi?

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam ise herkesin aklındaki düşünceleri Kalın’a twitter üzerinden iletti: “Sayın Kalın, oturduğunuz makam şikâyet veya temenni makamı değil. Hal-i hazırda yetkinin tartışılmaz şekilde kullanıldığı yegâne makamın sözcüsü durumundasınız. Sadece KHK’lıların maruz kaldığı eziyet bile kötülüğün sıradanlaştığının resmi. Sözünüz doğru ama adres yanlış.”

İnsanlar, devletten adalet bekliyor, hakkaniyet bekliyor. Suçlunun, suçsuzun artık ayıklanmasını istiyor. Adaletsizlik bir kesimin sorunu değil hepimizin iç yakan bir sorunudur. Adaletin artık çekim gücümüz olması bekleniyor. Adaletsiz Türkiye’nin 2023 vizyonuna ulaşması mümkün değil.

Toplumsal huzurumuzun yolu da adaletten geçiyor.

Cem Karaca’dan dinlediğimiz Nazım Hikmet’in Ceviz Ağacı’nda ne deniyor:

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda

Budak budak, şerhan şerhan

İhtiyar bir ceviz

Ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında”

Yazımı Kur’an-ı Kerim’den adaletle ilgili bazı ayetler ve Hadis-i Şeriflerle tamamlıyorum. Ola ki Allah’ın adaleti hatırlanır. 

Nisa Suresi 58. Ayet: Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Maide Süresi 8. Ayet: Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 

Nahl Süresi 90. Ayet: Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. 

Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdular: “Bir saat (veya bir gün) adaletle hükmetmek, bir sene veya altmış sene nafile ibadetten hayırlıdır.” 

“Adil olanlar, kıyamet günü, Allah’ın yanında, nurdan minberler üzerine, Rahman’ın sağ cihetinde olmak üzere yerlerini alırlar. – Allah’ın her iki eli de sağdır.- Onlar, hükümlerinde, aileleri ile velayeti altında bulunanlar hakkında hep adaleti gözetenlerdir.”

2 YORUMLAR

  1. Doğru sözleri kaleminizle yazıya döküp bizlere sunmuşsunuz.
    Bu sözleriniz zor zamanda konuşmaya ve yazmaya çok iyi bir örnektir.
    Nuşirehvan bir mecusi idi ama adaleti ile tarihte yerini aldı.
    Hz.Ömer atadığı valisini adalet konusunda
    Onunla uyarmıştı.
    Gladyatör filminde komutan askerlerini bu dünyada yaptığınız her söz her davranış sonsuzlukta yankılanacaktır diye motive ediyordu.
    Ahiret inancı olan insanların bilhassa yöneticilerin adalet söz konusu olduğunda tir tir titremesi gerekmiyormu. .
    Velhasıl adaletin olmadığı yerde ne bet kalır ne de bereket.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz