Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Zulüm!..

0

Belki insanlık, hiçbir dönem böylesine ayaklar altına düşmedi.

Zulümler, kıtalar arası dolaşmadı.

Doğu’dan Batı’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne dünyada aklınıza gelebilecek her noktada güçlünün güçsüze hayat hakkı tanımadığı bir zaman diliminden geçiyoruz.

Zulüm sağanak gibi yağıyor.

İnsanlığı bencilleştirip vahşileştirdiler.

İktidarda kalmak için başkalarına hayat hakkı tanımamak için.

Her yol mubah sayılıyor.

Cahiliye döneminde insanlar diri diri gömülüyordu şimdi yakılıyor.

24 Kasım’da Çin’de Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de Kovid-19 sebebiyle karantinaya alınan apartmanda çıkan yangında 10 kişi hayatını kaybetti. 

Daha doğrusu diri diri göz göre göre yandılar. 

Peki dünya Çin’in bu vahşeti karşısında ne yaptı?

Koca bir hiç.

İnsanların evlerinin kapıları, virüs bahanesiyle dışardan kilitlenmiş.

Çin, “sıfır vaka” adı altında soykırım yapıyor. 

Sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre merkez ilçe Tianşan’da bir apartman kompleksinde yangın çıkmasına karşın hiç kimse kaçamıyor.

Çünkü kapıları üzerlerine kilitli.

Apartmanın 15. katında başlayan yangın 17’nci, dumanlar ise 21’inci kata kadar ulaşıyor.

Dumandan etkilenen 10 kişi ölüyor. 

İtfaiye ekipleri ancak 3 saatte yangını söndürebilmiş.

Bildiğiniz evler, cezaevine dönüştürülmüş.

Sokağa çıkmak yasak.

Dört duvar arasına mahkûm edilmiş hayatlar.

Yetkililere göre de bölge “düşük riskli” kontrol bölgesiymiş, dolayısıyla apartmanda yaşayanlar dışarı çıkabilirmiş.

Ama onlar çıkmayıp ölmeyi tercih etmişler.

Bak sen!..

Aslında bildiğiniz Çin zulmü.

Dışişleri Bakanlığımız, Çin’den, yangındaki ölümlere ilişkin izahat istemiş.

Bizde 30 Temmuz 2019 tarihinde, Çin’e gideceği söylenen değişik kurumlardan oluşan yaklaşık 10 kişilik heyetin akıbetini merak ediyoruz.

Çin izahat verir mi; Allah bilir.

Verseler dahi bakanlık bizlerle paylaşır mı? 

Cevap da belli: “Apartmanda yaşayanlar dışarı çıkabilirdi ama çıkmadıkları için öldüler.” 

Çünkü onlar için insan canının bir önemi yoktur.

Hele bunlar bir de Müslüman Türk’se.

Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı zulümler ve toplama kamplarında yaptıkları işkenceler artık dünyanın malumu. 

Buna karşın Uygur Türkleri yıllardır seslerini duyuramıyor.

İnsanlık dışı uygulamaları, eğer yüreğiniz kaldırırsa sosyal medya platformlarından bir izleyin.

Kısacası haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler almış başını gidiyor.

Çağdaş insanın, hayatına felsefe kıldığı sözler ise şunlar:

“Gemisini kurtaran kaptan.”

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”

“Görmedim, duymadım, bilmiyorum.”

Şimdi sizler cevap verin!..

Bu anlayışlardan insanlık çıkar mı?

Önceki İçerikFitch, yine Fitchliğini Yapmış!..
Sonraki İçerikİslam adına yapılan bütün bağırış-çağırış para içinmiş…
1978 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv ve Sinema Bölümü mezunu; Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu; Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu. 2001 yılında gazetecilik hayatına başladı. Erzurum'daki yerel gazetelerin çeşitli birimlerinde 3 yıl çalıştıktan sonra Diyarbakır ve Ankara'da Parlamento Muhabirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda 11 yıl gazetecilik yaptı. 2017 yılından itibaren ise Ocakmedya'da yazmaya başladı. Halen Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz