An bilir zaman gelir

0
Latest posts by Şükrü Gülmüş (see all)

Bir ara her insan gibi ben de kalemle yazardım.

Ve belki inanmazsınız; ilk kez beyaz kağıt üzerine elimde olan kalemim; lehimden yaptığım kurşun kalemdi.

Daha ilkin ilkine bile gitmiyordum.

Can Yücel’in;

İlkin ilkine

İlk gidişin

İlk dönüşü.

‘’Anneciğim okulu çok sevdim. Ama çok korktum o Korkma Sönmezlerinden’’ ifadesini de bilmiyordum.

Nerden bileyim.

Ben bir Kürd ana ve babadan mütevellit, yani dünyaya gelmiştim. Annem ümmi. Okuma-yazması yoktu. 30 yıl kaldığı Batman’da 30 kelime Türkçe bilmiyordu.

Varı yoğu üç kelimesi vardı garibin.

‘’Dew= ayran, Mast=Yoğurt…’’

Dew û mast= Çekilmast.

O da ne?

Üçüncü kelimeyi ne ben ne annem bilirdi.

Adeta at ile eşek eşleşmesinden meydana gelen sıpa gibi bir şey. O da katır mı oluyordu? Ama nasıl olur? Anam bunu bile bilmiyordu.

Uydurmuştu işte.

Çok sonraları Can Yücel’in ilkin ilkine gidişi ve anamın çekilmastını da öğrendim. Ama gelin bana sorun nasıl öğrendiğimi?

Abim bir naylon çanta içinde defter kalemimi elime vermiş, kızlarınki kadar uzun bir siyah önlük giydirmiş, bebeklerin mama bezi gibi yaka takmış, bisikletini arkasından indirip Devrim İlkokulun bahçesinde beni bırakmıştı.

Ben sanki yeni bir gezegendeydim. Benim gibi çocuklar tesbih tanesi gibi dizilmiş, tilki gören piliçler gibi cav cav bağırıyorlardı. Bende onları ellerim cebimde izliyordum.

Bir anda alnımda bir Osmanlı Tokadı patladı. Ben yıldızları sayarken bir kulağımı koparırcasına;

‘’Piş kurusu ellerin cebinde İstiklal Marşı dinlersin haa….’’ demişti.
Ben neye uğradığımı şaşıran bir tavşan gibi hala kulağımı kurtarmayla uğraşıyordum. Kulağımı kurtardığım an yaydan fırlayan ok gibi çocukların arasına daldım.

İçimden ‘’Ana… avradını…’’ naramı atarak ‘’Bu da kim ya, ben ne yaptım ki?’’ demiştim.

İşte okulla tanışmam böyle böyle.

Ama yılmadım. Sınıfımı buldum. İlk üç gün hep –öğretmen sınıfa girinceye kadar- masaların altında saklandım. Öğretmenim Dursun Ateş bunu fark etti. Beni sınıf başkanı yaptı. Çünkü ben Türkçeyi okula gitmeden sökmüştüm.

İşte o kurşun kalem ve Hayat Mecmuası, Hürriyet’in çift (R)’li olduğunu ve hecelemeyi sökmüştüm.

X

An bilir.

Zaman gelir.

Dalgam olmasa yazamıyorum ben. Ve bakarsın ard arda yazarım. Aslında kafamda kaç günden beri hep şu Reem ABALİ vardı.

Keldani kökenli Alman vatandaşı kadın milletvekili ardından da Bakan olmuştu. Bizim bazı tarihten habersiz yeni yetme sanal alem ‘’Bilgin’’leri  Keldani ve babası –ne kadar doğru bilmiyorum- Pêşmergelik yaptığı için Kürd yaptılar. Ben de buna sinirlendim. Çünkü Keldani, Süryani, Arami, Asuri gibi gerek milli gerek dini farklılıklardan haberdardım.

Aslında ‘’Vurun Abali’ya’’ diye başlık atıp onu yazacaktım. Bu ‘’Vurun Abali’’ ile bizim ‘’Abalı’’ ayrı.

O da bir başka zamana kalsın.

Çünkü sırf bunun için biri kadın iki erkek Keldani ile konuştum. Kısa söyleşiler bile yaptım.

Ne her  Kürdçe konuşan Kürd, ne de her Türkçe konuşan Türk’tür.

Dini, dil ve milliyet kimliklerimiz de bir başka yazı konum olarak kalsın.

Sinan Bey borçluyum.

Bir ara hatırlat emi.

Çünkü bu arlar başım kalaba.

Selam ve devamla.

10.12.2021

Essen-Almanya 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz