An’ın tadını çıkarın yani Şimdi’yi yaşayın

1
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Ne kadar zor bir uğraşı olduğunun farkındayım: Şimdi’yi yaşamak. 

Gelecek kaygısı ile stoklamanın en yaygın halini yaşadığımız şu günlerde ‘şimdi’yi yaşamak imkansız denecek kadar zor. 

Haklısınız. 

Ama sağlığımız için bu gerekli.

Yakın bir akrabam için kanser teşhisi konuldu ve bunu öğrendiğimde çok üzüldüm. Çünkü çevremde birçok kişiden kanserin çeşitli şekillerine yakalandıklarını duyuyorum. Kanser o kadar yaygın hale geldi ki. 

Eskiden başka hastalıklar başımıza bela oluyordu ve insanlar bu hastalıklar sebebiyle canlarından oldular. Bilimin gelişmesiyle birçok hastalığa karşı tedavi yöntemleri bulundu, geliştirildi ve ameliyatlarla insanlar sağlıklarını korudular ve yaşayakaldılar. 

İleride bir gün kansere ve tümöre karşı da tedavi yöntemleri geliştirilecek ve bugün bu hastalıklar yüzünden kaybettiklerimiz için‘keşke bugünleri görseydi de ölmeseydi’ diyeceğiz. 

Anne yarısı diye tanımlanan akrabamda da kanser teşhisi konulduğunda üzüldüm. Çünkü çevrede gördüğümüz örnekler sebebiyle olumsuz düşünüyoruz. Biliyorum aslında çok yanlış yapıyoruz. 

‘Kişiselleştirilmiş İslam’ kitabını yazan birisi olarak her insanın farklı ve kendine has bir alem olduğunun farkındayım. 

Bir kişide çıkan aynı türden kanser bir başka kişide farklı şekillerde evrilme, ilerleme ve gerileme gösterebilir. 

Neden? 
Çünkü her birey farklı. 

Metabolizmaları da farklı. Aynı şekilde, hayata bakışları ve başlarına gelen olumsuzluklara karşı gösterdikleri tepkiler de farklı. 

Bizler hayatta kalmaya göre programlandık. 

Hayatta kalma enerjisi yok olduğunda en basit bir hastalığa da düçar olsak hayata tutunma yok oluyor ve gün be gün felakete sürükleniyoruz.

Peki ne yapmalıyız? 

Pozitif enerji yüklü olmak ve hayatı yaşamak. 

Yakın akrabama da aynı cümleyi kullandım: ‘Her şeyin başı moral’. Yani pozitif enerji ve hayata tutunmak. 

Kanser hastaları için önemli olan diğer bir konu da Oruç.

Kanser hücreleri besin ve oksijenle hayatta kalarak gelişiyorlar. 

Besin azaldığında kanser hücreleri de küçülüyor ya da yok oluyor. 

Ayrıca Rusya ve ABD’de yapılan bazı araştırmalar gösterdi ki, oruç kök hücrelerinin yenilenmesine yardımcı oluyor ve hücreler aç kalındığında yenileniyor. 

Açlık bizim için önemli. Çünkü evrimsel olarak açlığa göre programlıyız. Bundan dolayı da açlık vücudumuzun yenilenmesine sebep oluyor. 

Ülkemiz gibi dini değerleri yüksek olan ülkeler ve topluluklar için hayata bakış tarzı da çok önemli. 

Nasıl mı? 
Açıklayayım. 

İslam’a inanan Müslüman topluluklar 1400 sene önce gelen peygambere inandıkları ve o zaman kurulan topluma gönül verdikleri için bir bakıma geçmiş endeksli yaşayan kişiler. 

Ayrıca öldükten sonra imtihan ve sonrasında cennet-cehennem merkezli inanca sahip oldukları için de gelecek endeksliler. 

Anlayacağınız bugün ve şimdi çok etkin değil. 

Ama hayata tutunmak ve mutlu olmak için Bugün ve Şimdi’ye odaklanmak gerekiyor. 

Ayrıca din endeksli yaşayan topluluklarda şöyle de bir yanlış inanç var: ‘Çok gülme’. 

Sanki bu hayat eziyet çekilmek için varmışçasına böyle bir sosyal baskı da var. 

Ama yanılıyoruz. 

Dinler insanlar eziyet çeksinler diye gelmemişlerdir. 

Bundan dolayı her ne olursa olsun bizim hayata tutunmamız gerekiyor. 

Mutlu olmak için de ŞİMDİ’yi yaşamamız ve en pozitif şekliyle AN’ı hissetmemiz gerekli diye düşünüyorum. 

Bu vesileyle tıp çalışanlarına da sonsuz şükranlarımızı sunmayı da unutmayalım. 

Oruç ve Hayat sevinciyle kansersiz günlere… 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

Önceki İçerikVicdanlı bir hayvansever!
Sonraki İçerikCinayetler, suikastlar, soru çalmalar.. ‘Olağan şüpheliler’ olmasa halimiz haraptı…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 Yorum

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz