Avusturya’ya rağmen Bereket, bolluk ve sevgi temennilerine katılıyoruz (Roş Aşana)

1

Haftanın başını Avrupa’daki haberlere ayırmak artık adetimiz oldu. Ama bu hafta bir ara verip çok daha önemli bir günden bahsedeceğim. 

Gene de Avusturya’daki rahatsız edici seçim sonuçlarından kısaca bahsedeyim. İbiza’daki skandala rağmen ÖVP oylarını arttırdı ve %37’i geçen bir oy oranına sahip oldu. Demek ki, İbiza’daki, partiye illegal yollardan gelir elde edildiğini belgeleyen video, Kurz’a oy kaybettirmedi. İktidarda beraber hükümet olmuş oldukları halde. 

Sanıyorum Kurz artık daha akıllıca davranır ve ÖVP ile tekrar koalisyon kurmaya cesaret edemez. Ederse de, kendisi kaybeder. 

Ha bu arada, Almanya’da da aşırı sağcılar silahlanmaya başladılar. Sol Parti’nin verdiği soru önergesiyle konu Meclis’e taşındı. Yapılan baskınlarda tabanca, tüfek, patlayıcı ve yanıcı mekanizmalar, havalı ve ses tabancaları ve göz yaşartıcı gazlar ele geçirildiği kayıtlara geçti. 

İnsanlar içlerindeki bu duyguları tatmin etmekten zevk alıyorlar. Bu tatmin duygusu, adeta onların varlık sebebi haline geliyor ve daha da uçlara kayıyorlar. Halbuki insan dediğimiz varlık kötülükten beslenen bir canlı değil, tabii bunu farkedebilenler için. 

Dün önemli bir gündü. 

Roş Aşana.

(Fotoğraf Şişli Belediyesi’nden alınmıştır)

Yahudi vatandaşlarımızın bu kutsal bayramını kutluyor ve onların güzel dileklerine de eşlik etmek istiyorum. 

Kiminiz de içinizden soruyorsunuzdur, benim başka bir dindeki yılbaşı gününden nNeden bahsettiğimi.

Başka bir din değil. 

Yahudilik, kitabi dinlerin ilki ve en önemlisi. Hatta şunu da ifade edeyim: ‘İslam’ın çok kıymetli peygamberinin de ataları Hz. İbrahim’e kadar uzanıyor’. 

Haşimoğulları’ndan daha öncesi Kusay, Adnan ve Hz. İbrahim’e kadar gider. 

Yahudiler’le ilgili olarak toplumda ve Müslümanların zihninde olan negatiflik, bana göre anormal bir durum ve açıklaması da zor. 

İsterseniz sizler de gözden geçirin: Yahudilerle ilgili gösterilen resim ve videolarda hep aşırı dinci insanlar ve Ağlama Duvarı ve negatiflik vardır. 

Müslüman dendiğinde nasıl ki biz, kötü örnekler ölçüt olmaz diyorsak; Yahudi olan insanlar için de aynısı geçerli. 

Ağlama Duvarı önünde aşırı dinci bir Yahudi bir örnek olacaksa, aynı şekilde Afganistan’daki ya da Arabistan’daki aşırı dinci bir Müslüman da örnek olur. 

İşte bu bakımdan, zihinlerimizdeki olumsuz resimleri ve örnekleri tekrar gözden geçirelim derim. 

Yahudi takviminin yılbaşı olan Roş Aşana’da Yahudiler ve ülkemizdeki Yahudi kökenli vatandaşlarımız bütün dünya için iyi dileklerde bulundular ve bulunuyorlar. 

Bu kutsal günde yenen yiyecekler ve yapılan dualar bereketin, bolluğun olması ve sevginin, nar taneleri gibi artması içindir. 

Roş Aşana, yeni yılın başlangıcıdır. 

Yeni yılda yeni başlangıçlar ve insanın kendisini düşünmesi, gözden geçirmesi ve yeni bir yıla hazırlık yapması için bir fırsattır. Geçen yılın muhasebesi yapılarak, yeni yıla inançsal, düşünsel ve eylemsel bir hazırlıktır. 

Pırasa ve pazı kötülüğü, daha da özelde kötü insanların içindeki kötülüğü simgeler. Ve bundan dolayı da kötülüklerin yok olması için dua edilir. 

Yeni yılın bereket ve bolluk içinde geçmesi için nar örnektir. Bir adet narın açılmasıyla ortaya çıkan yüzlerce tane de bereketi temsil eder. Yeni yılın, nar gibi bolluk ve bereket içinde geçmesi dilenir. 

Börülce ve balık da hem bereket ve hem de çoğalmanın sembolüdür. İyi insanların çoğalması ve dünyada iyiliğin hakim olmasıdır. 

Bu kadar güzel dilekler olur da, bunlara katılmamak olur mu? Bizler de bu iyi dileklere, güzel temennilere katılıyoruz. 

Nasıl ki, Müslümanlar olarak dini günlerimizin önemsenmesinden mutlu oluyorsak; aynı şekilde diğer dinlere inanan vatandaşlarımızın özel günlerini de hatırlamak, insani bir görevimiz. Bu yüzden ‘Shana Tova’. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikTürk Sağının Depremle İmtihanı Vol2: “Dün Dündür ve Dünle Beraber Gitmiştir”
Sonraki İçerik935 gramlık elma..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 Yorum

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz