Babacan: Bu bir susturma yasasıdır

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. İnternet medyası ve sosyal medyaya yönelik kanun teklifinin bir susturma yasası olduğunu söyledi.

“Sandık günü geldiğinde, akşam sayımlar tamamlanıp sonuçlar açıklanınca göreceğiz ki inşallah seçimin yıldızı DEVA Partisi olacak.” diyen Babacan, şunları söyledi: “Bu olay, ezilen sessiz yığınların desteğiyle iktidara gelen Sayın Erdoğan’ın ‘vatandaşa parmak sallayanların’ tarafına geçtiğini gösteriyor. ‘Halka hizmet’ diye başlayan siyasi çizginin geldiği yer, kamu gücünü ele geçirenlerin vatandaşa parmak sallamasıdır. Sayın Şentop, siz mecliste, sadece bir partinin meclis başkanlığını yapmıyorsunuz. Parlamentonun bir üyesine yapılan hakaret, millete yapılan hakarettir, tüm milletvekillerine yapılan hakarettir, size de yapılan bir hakarettir. Derhal gereken tepkiyi gösterin.

Devlet adına görev yaptığını unutan kişi, vatandaşa parmak salladı. Cumhurbaşkanından hiçbir ses yok, duydunuz mu? Çünkü, vatandaşlarımıza hadsizce sallanan parmakta onun gölgesi var. Sayın Erdoğan, size oy veren insanlara bir özür borcunuz var. Bu milletin adalet duygusunu, hak bilincini istismar ettiniz. Çıkın ve açıkça ‘Yola çıkarken olduğum adam değilim, o yüzden yanımda da yola çıktıklarımdan kimse kalmadı’ deyin. Bir özür dileyin.

5 yılda kaç polis memurumuz intihar etti? İntiharın altında yatan gerçekler ne? Emniyet teşkilatımızda üstler astlarına nasıl bir baskı uyguluyor? Polislerin ve ailelerinin mali durumlarını iyileştirmek, sosyal güvenlik hakları için hangi çalışmayı yapıyorsunuz?

Özgür basın hayat kurtarır. ‘Enflasyon yüzde 73 buçuktur’ demek mi halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaktır? Yoksa ‘Enflasyon en az yüzde 150’ demek mi? Hangisi doğru? Hangisi halkı yanıltıcı bilgi? Düşünün; Twitter’da dolaşırken bir vatandaşımız ‘Enflasyon yüzde 150’ haberini gördü ve RT etti. ‘Sözde’ yanılan vatandaşımız, RT ettiği için halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlemiş oluyor mu? Vatandaşımız, suçun faili mi, yoksa mağduru mu?

‘İyi hal indirimi’ gibi uygulamaları kaldıracağız. Kadına yönelik şiddet sebebiyle, koruyucu tedbir kararları verildikten sonra işlenen suçlarda; denetimli serbestlik, iyi hal, seçenek yaptırımların uygulanmasını engelleyeceğiz.

Pınar’ların, Özgecan’ların, Emine’lerin, Münevver’lerin hatırasına mutlaka ama mutlaka sahip çıkacağız. Bütçe hazırlanırken enflasyonun yüzde 9,8 olacağını hedeflediler. Bugün makyajlı hali yüzde 70’i geçti. Hazine yüzde 15 faizle borçlanır diye bütçe yaptılar, faiz yüzde 24. Burunlarının ucunu göremiyorlar. ‘Bir bildiğimiz var edasıyla’ ortada dolaşıyorlar. Hiçbir şey bildikleri yok.

Sayın Erdoğan, faizle mücadele edeceğim deyip, asla becerememiş biri olarak tarihte yerini aldı. Bizim dönemimizde ‘Faiz lobisi’ diye diye gezinenler, yılda 50 milyar lira faiz ödediğimiz günlerde ‘Bu faizi ödemek vatana ihanettir’ diyordu. Peki 50 milyar lira faiz ödemek vatana ihanet ise 400 milyar liralık faiz ödemeyi nasıl tanımlıyorsunuz?

Dış politikada bir öyle, bir böyle. Altı ay öncesine kadar cinayetle suçladı, dosyasındaki ‘Delilleri bile vermem, gelsin burada baksın’ dediğin, daha sonra dosyayı Suudi Arabistan’a gönderdiğin kişiyi bugün sarmaş dolaş kucaklıyorsun. DEVA Partisi; yarının Türkiye’sinin kurucu aktörüdür.”

Babacan’ın konuşması şöyle:

“Hesap ne? ‘Veliaht prens gelecek, kur ve faiz düşecek’. Fısıltı… Faiz ne talimatla ne de veliahtla düşer. Güven ortamını oluşturmadan faizi, enflasyonu, döviz kurunu düşüremeyecekler. Bu faiz güvenle düşecek. Güven nasıl oluşturulur? Konuşunca doğruyu söyleyeceksin. Söz verince tutacaksın. Emanete hıyanet etmeyeceksin. Hukukla, adaletle hareket edeceksin. Ehliyetli, liyakatli kadrolarla çalışacaksın. Her kararını istişareyle alacaksın. Şeffaf olacaksın. Her zaman hesap vermeye hazır olacaksın. Bunu yap güveni oluştur.”

“Bir zamanlar ‘Ezilenlerin gür sesi, suskun dünyanın hür sesi’ diyorlardı. Ne gür ses kaldı ne hür ses. Hiçbir şey yok. Sen ekonomik gücünü kaybedince, Merkez Bankası’nın rezervlerini arka kapıdan yakınca, paraya muhtaç kalınca ne hür ses ne gür ses kalıyor.”

“Hayal aleminde yaşıyorlar. Bunlar, burunlarının ucunu dahi göremiyorlar. Bir bildiğimiz var, edasıyla ortada dolaşıyorlar ya. İnanın hiçbir şey bildikleri yok. ‘Bu kadar saçmalanamaz’ diye soruyorlar. Hiçbir şey bilmiyorlar”

“Ek bütçede faiz giderleri için tam 90 milyar lira daha ödenek çıkartmak istiyorlar. Önceki bütçede 240 milyar. Ek bütçe için istedikleri rakam 90 milyar. Yetmedi, bir de Kur Korumalı Mevduat için 40 milyar lira daha koymuşlar. Rakam çıktı mı 370 milyar liraya? Yetmedi. KKM için iki kanaldan ödeme yapılıyor. Merkez Bankası’ndan yapacakları ödeme burada yok. Onu da ekleyin, en az 400 milyar liralık faiz ödemesiyle karşı karşıya olacağız.”

“Bizim ekonomi yönetiminin başında olduğumuz dönemde devletin faiz gideri 50 milyar civarındaydı. 8 kat arttırmışlar. Bizim dönemimizde ‘faiz lobisi’ diye diye gezinenler vardı. Hazine’nin ödediği faiz yüzde 6-7’yken, yılda 50 milyar lira faiz ödediğimiz günlerde Erdoğan ‘Bu faizi ödemek vatana ihanettir’ diyordu. 50 milyar ödemek vatana ihanetse, 400 milyar lira ödemeyi nasıl tanımlıyorsunuz? Bir de çıkmış hâlâ faizle mücadeleden bahsediyor.”

“Tamamen yeni bir suç çeşidi uyduruyorlar. ‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçtur’ diyorlar. Sansür yasasını çıkaranlara buradan soruyorum: ‘Enflasyon yüzde 73 buçuktur’ demek mi halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaktır? Yoksa ‘Enflasyon en az yüzde 150’ demek mi? Hangisi doğru? Hangisi halkı yanıltıcı bilgi? Sayın Erdoğan ‘Cumhurbaşkanı’na hakaretten açılmış davalar falan yok’ demişti. Adalet Bakanlığı da ‘En az 35 bin 500 dava açıldı’ diyor. Yanıltıcı bilgi avcıları, hedeflerini öyle çok uzaklarda aramasınlar, Beştepe’ye baksınlar.”

“Tweet atanı hapse koymak isteyen ama kadın katillerini de kısa sürede hapisten çıkarma derdinde olan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Pınar Gültekin diri diri yakılarak katledildi. Bizim bu topraklara bir borcumuz var. Kadınları öldüren zihniyeti toprağa gömmeye mecburuz. İktidara gelir gelmez işe, derhal, katilleri cesaretlendiren uygulamaları tersine çevireceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ne tekrar dahil olacağız. Kadın cinayeti davalarında, cezaları caydırıcı hale getireceğiz. ‘İyi hal indirimi’ gibi uygulamaları kaldıracağız. Pınar’ların, Özgecan’ların, Emine’lerin, Münevver’lerin hatırasına mutlaka ama mutlaka sahip çıkacağız. Sözümüzdür ve bizim vatandaşlık borcumuzdur.”

“Ağır çalışma şartları, amirlerin uyguladığı baskı, mobbing, tehdit ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle birçok polis arkadaşımız intihar ediyor.  Hükûmete tekrar soruyorum: Son 5 yılda kaç polis memurumuz intihar etti? İntiharların altında yatan gerçekler neler? Bu nedenleri ortadan kaldırmak için hangi çalışmayı yapıyorsunuz? Emniyet teşkilatımızda üstler astlarına nasıl bir baskı uyguluyor? Polislere psikolojik destek sunmak için, özel rehabilitasyon merkezleri gibi birimler kurmayı düşünüyor musunuz? Polislerin ve ailelerinin mali durumlarını iyileştirmek, sosyal güvenlik hakları için hangi çalışmayı yapıyorsunuz?”

“Sayın Şentop, siz Meclis’te, sadece bir partinin meclis başkanlığını yapmıyorsunuz. TBMM’nin tümünün başkanısınız. 600 milletvekilinin tümünün hukukunu korumak zorundasınız.  Gazi Meclisimizin Başkanlığını üstlenmenin sorumluluğunu taşımak zorundasınız. Başkanı olduğunuz Parlamentonun bir üyesine yapılan hakaret, millete yapılan hakarettir, tüm milletvekillerine yapılan hakarettir, size de yapılan bir hakarettir. Üstelik, siz hukukçu kimliğiyle insanların tanıdığı birisininiz. Derhal çıkın ve gereken tepkiyi gösterin.”

“Bu olay, ezilen sessiz yığınların desteğiyle iktidara gelen Sayın Erdoğan’ın artık ‘vatandaşa parmak sallayanların’ tarafına geçtiğini gösteriyor. ‘Halka hizmet’ diye başlayan bir siyasi çizginin bugün geldiği yer, kamu gücünü eline geçirenlerin vatandaşa parmak sallamasıdır. Kendisine destek veren bunca insan, bir memur hakkını arayanlara hakaret etsin diye desteğini vermedi. Sayın Erdoğan, çıkın ve ‘Ben artık yola çıkarken olduğum kişi değilim. Yanımda yola beraber çıktıklarımdan kimse kalmadı’ deyin. Çıkın bir özür dileyin.”

“DEVA Partisi; yarının Türkiye’sinin kurucu aktörüdür. Seçimlere tam 20 tane eylem planımızla gireceğiz.  Hani bazıları bol bol koşuyor. ‘Bunların çözüm önerisi yok’ diyorlar. Oturdukları yerden laf ebeliği yapıyorlar.  Bizim her bir eylem planımız, onlara okkalı birer cevaptır. Bu laf ebelerinin gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar. Biz, sadece seçimlere hazırlanmıyoruz. Seçim sonrasına da hazırlanıyoruz. Sandık günü geldiğinde, akşam sayımlar tamamlanıp sonuçlar açıklanınca göreceğiz ki inşallah seçimin yıldızı DEVA Partisi olacak. Seçim başarımız; görmezden gelinenlerin, yok sayılanların zaferi olarak tarihe geçecek.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz