Babacan: Ekonomiyi cilalı taş devrine geri götürdüler

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gebze Mevlana Kapalı Pazar Alanında gerçekleşen mitingde konuştu. “Miting alanı olarak bize Gebze’nin en zor yerini gösterdiler. İktidara sesleniyorum. Bize yokuş yaptınız da ne oldu? İşte meydan.” diyen Babacan, şunları söyledi:

Açlık sınırının altında bir asgari ücretle geçinmeye çalışan işçilerimizin yanındayız. Telefon, tablet, bilgisayar, oyun konsolu gibi tüm teknoloji ürünlerindeki vergileri düşüreceğiz. İhtiyacı olan her öğrenciye, temiz ve güvenli yurt imkânı sunacağız. DEVA Partisi iktidarının ilk 90 dakikasında, özgürlüklere nefes aldırmak mümkün. Bir futbol maçı süresinde bunu yapacağız. Uzatma dakikalarına da ihtiyaç yok.

İş için, istihdam için; önce özgürlük olacak. Önce adalet olacak. Önce güven ortamı olacak. Biz özgürlük ve güven iklimini sağladığımızda; yatırımlar Türkiye’ye akacak. Hem de oluk oluk akacak. İhracatçı, pula çevirdiğiniz millî paramızla yurt dışından hammaddeyi nasıl alacak? Makinalarının borcunu nasıl ödeyecek? Nasıl üretecek? Nasıl ihracat yapacak? Bunları soran yok. Bunlar tutturmuş ‘döviz, döviz’ diye ihracatçıların boğazına sarılıyorlar.

Bir şirketin banka hesabında döviz varsa, o şirkete krediyi kesiyorlar. Bu uyguladıklarına ‘Kara kambiyo rejimi’ denilir. Ekonomiyi ‘cilalı taş devrine’ geri götürdüler. Bu iktidar devam ettiği sürece Türkiye’de kimse kazanamaz. Herkes kaybeder. Her ay bir yerlerde ya doğal gaz buluyorlar ya petrol. Hatta geçenlerde büyük bir jelibon rezervi bile bulmuşlar.

Merkez Bankasının rezervlerini 28 milyar dolardan aldık, 136 milyar dolara çıkardık. IMF’e borçları sıfırladık. 2018’de partili taraflı cumhurbaşkanlığı sistemiyle beraber geldiler, her şeyi mahvettiler. Tam hayırsız mirasyedi evlat misali. Kocaeli’de geçen sene ekmek 2 liraya satıyorlardı değil mi?

Dün ne oldu 4 lira. Bazı yerlerde 5. Fırıncı ne yapsın? Geçen sene odunun tonu 450 liraydı, bu yıl 1.850 lira. İnsanların alım gücü yerlerde sürünüyor. Düğün sezonu açıldı. Bir adet gram altın 1.000 TL. Asgari ücret 5.500 TL. Bizim ekonomi yönetiminin başında olduğumuz dönemle kıyaslayalım. 1 gram altın 80 TL, asgari ücret 800 TL. Asgari ücretli bir vatandaşımızın cebinden her ay 4,5 adet gram altın çalınmış.

Önümüz kurban, emeklinin bayram ikramiyesini doğru dürüst bir rakama çıkarın. Gerçek enflasyon kadar artırın. Bir kurban parası bari verin şu emekliye. 3Y ile mücadele edeceğiz, dediler. ‘Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz’ diye geldiler. Yoksulluğu da, yasakları da, yolsuzluğu da azdırdılar. İşte yine 3Y ile gidecekler.

Mührü damlaya vuracağız ve bu kâbusu hep beraber bitireceğiz. Bilmeyen varsa bilsin. Duymayan varsa duysun. Bizim arkamızda kapı gibi başarılar var. Yine yapacağız. Yepyeni başarılara koşacağız. DEVA iktidarında; araba almak, tatile gitmek, ev almak hayal olmayacak. Bunlar tekrar gerçek olacak.

Öyle çok sık söz vermeyiz. Söz verince de tutarız. DEVA sözü veriyorum: Ülkemizi bölgemizin en güçlü ekonomisi yapacağız. Madımak’ın yarası hala sarılmayı bekliyor. Farkındayız. Yarınları, saygı ve eşit vatandaşlık temelinde kuracağız. Biz yarınları, saygı ve eşit vatandaşlık temelinde kuracağız. Kadın-Erkek, Genç-Yaşlı, bu ülkedeki her bireyi bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşı yapana dek çalışacağız. Gebze’ye senelerdir söz verdikleri, bir türlü bitiremedikleri metro projesi var. İnşallah o işi bitirmek de bize nasip olacak. Metroyu davullarla, zurnalarla hep beraber açacağız.”

Babacan’ın konuşması şöyle:

“Madımak katliamının, tarihimizdeki en acı olaylardan birinin yıldönümü. Bu katliamda aramızdan koparılan 35 canımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum. Devirleri daim olsun. Madımak’ın yarası hala sarılmayı bekliyor, farkındayız. Biz hakikatin izinden ayrılmayacağız. Daima adaletin peşinde koşacağız. Biz yarınları, saygı ve eşit vatandaşlık temelinde kuracağız.”

“DEVA iktidarında; araba almak, tatile gitmek, ev almak hayal olmayacak.  Bunlar gerçek olacak. Türkiye’nin yıldızını parlatacağız. Biz öyle kolay kolay söz verenlerden değiliz. Söz verince de tutarız. DEVA sözü veriyorum: Ülkemizi bölgemizin en güçlü ekonomisi yapacağız.”

“34 yıllık yüksek enflasyonu, iki yılda tek haneye indirdik. 2008-2009’daki küresel kriz gelip Türkiye’yi vurduğunda, ekibimizle beraber ekonominin başına geçip o krizi de çözdük. Hani bilmeyen varsa bilsin. Duymayan varsa duysun. Bizim arkamızda kapı gibi başarılar var. Yine yapacağız. Yepyeni başarılara koşacağız. Daha iyisini, çok daha iyisini yapacağız.”

‘Buna kara kambiyo rejimi denilir’

“Ceberut uygulama başlattılar. Bir şirketin banka hesabında döviz varsa, kredi musluklarını kapatıyorlar. Şirkete dövizini sattırmaya çalışıyorlar. Bunlar artık resmen sermaye kontrolü yapmaya başladılar. Bu uyguladıklarına rahmetli Özal’ın kaldırdığı, bitirdiği ‘Kara kambiyo rejimi’ denilir. Bunlar ülkeyi Özal’dan da önceki dönemlere götürdüler. Ekonomiyi cilalı taş devrine geri götürdüler.”

“İhracat yapana ne demeye başladılar? Ne kadar ihracat yaparsan gelen dövizin yüzde 40’ına el koyup bozduruyorlar. Kredi kullanıyorsan, yüzde 30‫’unu da bankalara sat diyor. İhracatçı ne yapacak? Her gün pula çevirdiğiniz millî paramızla yurt dışından hammaddeyi nasıl alacak? Makinalarının döviz borcunu nasıl ödeyecek? Nasıl ihracat yapacak? Nasıl üretecek? Bunları soran var yok.”

“DEVA Partisi yatırımları Türkiye’ye çeken bir mıknatıs işlevi görecek. Özgürlük ve güven iklimini sağladığımızda; yatırımlar Türkiye’ye oluk oluk akacak. Ülkeye refahı, zenginliği yaşatan ekibin başında oldum. Hiç şüpheniz olmasın. Gençler iş bulacak. Ücretler insan onuruna yakışan seviyeye çıkacak.”

‘Asgari ücretlinin cebinden her ay 4,5 gram altın çalınmış’

“Düğün sezonu açıldı.  Eskiden güle oynaya yapılan planlar, düğünler eğlenceler haram oldu. Bir adet gram altın olmuş 1.000 lira. Asgari ücret 5.500 lira. Asgari ücretle alabileceğin 5,5 adet gram altın. 2013’le karşılaştıralım. Ağustos 2013’te 1 adet gram altın 80 lira. Asgari ücret, 800 lira. Yani 1 aylık asgari ücrete 10 tane gram altın alabiliyordunuz. 10 adet gram altın inmiş 5,5 gram altına. Her asgari ücretlinin cebinden her ay 4,5 tane gram altın çalınmış.”

“Aylık 6 bin liranın üzerinde olan açlık sınırına karşı emekliye 3500 lirayla geçin, diyorsun. Asgari ücretliye de ‘Bak sevin, 5.500 lira maaş veriyorum’ diyorsun. Asıl sorun enflasyonda. Bunun çözümü enflasyonu düşürmek. Hükûmet enflasyonu patlattı, arkasından yaptığı maaş zamlarıyla da millete güzellik yapıyorum diye hikâye anlatıyor.”

“Tam dört yıldır emekli bayram ikramiyesi neredeyse hiç değişmedi. 1000 liraydı, 1.100 yaptılar. Önümüz kurban, emeklinin bayram ikramiyesini doğru düzgün bir rakama çıkarın. Gerçek enflasyon kadar arttırın. Hiç olmazsa bir kurban parası verin emekliye.”

“Yurtlar yetersiz. Kiralar uçuk. Yurtların kapasitesini ve sayısını artıracağız.  Üniversite planlarken, öğrencilerin de yurtlarını planlayacaksın. İhtiyacı olan her öğrenciye, temiz ve güvenli yurt imkânı sunacağız.”

“Gençleri, son model teknolojilerle donatacağız. Telefon, tablet, bilgisayar, oyun konsolu gibi tüm teknoloji ürünlerindeki vergiyi düşüreceğiz. Döviz kurlarında da istikrarı sağlayacağız. Gençler için interneti ücretsiz yapacağız. Gençlere hesap ödetilmez. Biz böyle gördük. İnterneti hızlandıracağız. Tüm Türkiye’ye, 1 milyon kilometre fiber optik ağları döşeyeceğiz.”

‘İşsizliği ‘kader’ olarak gören zihniyeti silip atacağız’

“Mesleki eğitimi öyle doğru ve iyi kurgulayacağız ki, meslek lisesi mezunları mezun olur olmaz rahatça iş bulacaklar. İş dünyasının ara eleman sorunu olduğunu iyi biliyorum. Bu meseleyi çözecek adımları derhal atacağız. Bu işsizliği, ‘ülkenin kaderi’ olarak gören zihniyeti silip atacağız.”

“Erdoğan sürekli olarak ileri tarihler vererek sıkıntıların biteceğini, Türkiye’nin şahlanacağını söyleyip duruyor. Sürekli umut tacirliği yapıyor. ‘Bekleyin, sabredin, bakın nasıl düzelecek her şey’ diyor. Her ay bir yerlerde ya doğal gaz buluyorlar ya petrol…  Hatta geçenlerde büyük bir jelibon rezervi bile bulmuşlar. Kendi saçmalıklarına inanır hale geldiler.”

“Merkez Bankası’nın rezervlerini 28 milyar dolar olarak teslim aldık, 136 milyar dolara çıkardık. Merkez Bankası’nda yıllarca yedek akçeleri biriktirdik.  Bu millet yokluk görmesin, yoksulluk görmesin diye kasayı dolu teslim ettik. IMF’ye borçları sıfırladık. Bunlar ne yaptı? 2018’de, başkanlık sistemiyle beraber geldiler, her şeyi mahvettiler. Tam hayırsız, mirasyedi evlat misali… Merkez Bankası’nın arka kapısından tam 130 milyar doları sattıkları yetmedi, son 6 ayda swaplarla borçlandıkları bir 60 milyar dolar daha gizli saklı sattılar.”

“Geçen sene 35 liraya aldığın çay olmuş 60 lira. Geçen sene 7 liraya aldığın süt olmuş 20 lira. Bir kilo kıyma olmuş 100 lira. Kocaeli’de geçen sene ekmek 2 liraya satılıyordu. Şimdi 4 lira. Bazı yerlerde 5 lira. Suç fırıncıda değil. 50 kiloluk bir çuval un geçen sene 200 liraydı. Bu sene tam 525 lira. Geçen sene odunun tonu 450 liraydı, oldu 1.850 lira. Fırıncı ne yapsın? Esnafın da işi zor.”

“3Y ile mücadele edeceğiz, dediler. ‘Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla mücadele edeceğiz’ diye geldiler. Yoksulluğu da yasakları da yolsuzluğu da azdırdılar. 3Y ile geldiler ama 3Y ile gidecekler.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz