Babacan: Enflasyonun bir numaralı sebebi döviz kontrolünün kaçmasıdır

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk TV’de gündeme ilişkin soruları cevapladı. “Bu hükümetin yerel yönetimler ve şehircilikte sicili hiç iyi değil. İmar rantların şehirleri dikey yapıya çevirdiğini görüyoruz.” diyen Babacan, şunları söyledi:

“İmar rantları ölçüsüz ve kayıt dışı paylaşınca şehrimizin görüntülerini bozuyor ve yanlış yoğunlaşmaya sebep oluyor. Millet bahçesi deyip, sonrasında AVM’ler konutlar mı gelecek diye herkes şüpheyle bakıyor. Bugün sayın Erdoğan’ın son açıklamaları biraz ortada açıklamalar. İlgili bakan ‘en az bir tanesini tutacağız’ dedi. Pandemiyi bahane ederek kuzey güney pistini kırarak, ortasına pandemi hastanesi yapmasıyla şüpheler başladı. Yapacak yer yok da pisti kırarak yapıyorsunuz. Pisti kırmak havaalanına kalıcı zarar vermektir, geri dönülemeyen aşama. Bütün bunlar daha önceki kötü sicilin yansıması olarak görüyorum. Yoksa şehirlerin nefes alması, yeşil alanlar büyük ihtiyaç. Kanal İstanbul gibi projeyle tamamen rant, farklı şehir kurma gibi niyeti, zihniyeti okuyunca ister istemez herkes şüpheyle bakıyor. İşin hukuki boyutu var tabii.

Şehirlerimizde yeşil alanların çoğalmasına kesinlikle destek veririz. İnsanların ailesiyle daha rahat vakit geçirebilmesi için bu alanların çoğalmasını destekleriz. Trabzon şehrini gördünüz. Güzelim coğrafya adeta katledilmiş. İmar yasa ve anayasal güvenceye kavuşturulmazsa bu işler olur. İnsafsızca katledilmeye devam eder. Oradan doğan haksız kazancın, siyasetin finansmanı olan bu kazancın sona erdirilmesi gerektiğini çok vurguladık. Fakat o kadar para var ki, bu işte, o herşeyi geçiyor.

Güveni yıkmak kolay, yeniden inşa etmek zor iş. Uzun süre doğruları yapacaksınız ki insanlar niyetlerden şüphe duymasın. Güven o kadar kayboldu ki. Güven ilişkisi tamamen bozulmuş durumda şu anda. Projenin önünü sonunu göremiyoruz. İstanbul’un en kıymetli arazisi. Rant rüzgarı öyle bir eser ki. insanlarda toptan bir ‘istemeyiz’ isyanı var. O isyanı da haklı görüyorum açıkçası. Şu var ki, hükümetin niyeti çok açık. Kıymetli bir arazi buldukları anda canına okuyorlar. Projenin orada kalacağına dair inancım yok. Çok yoğun şekilde arsa arazi satışı var. Bunu taksitle de satıyorlar. Fiyatlar da hızlı artıyor. Hiçbir şey beni şaşırtmaz. Herşeyi yapabilirler.

O zaman Atatürk Havalimanı’ın sözleşmeleri tamamlanmamıştı. Erkenden kapatılınca devlet Atatürk Havalimanını işletenlere 400 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Bu kadar aceleye getirmeden yapılabilirdi. 13 yıl bakanlık yaptım. Cumhuriyet tarihinin en uzun süre bakanlık yapan kişisiyim. O dönemde yapılması gereken kısa vadeli çözüm için Dünya Ticaret Merkezi ile alakalı araziyi kullanmaktı. Bunun uzun vadede köklü çözümü daha farklı yerde daha büyük bir havaalanıydı. Hatırladığım kadarıyla kısa vadeli çözüm için burayı rahatlatalım, kapasite sorununu aşalım, İstanbul Havalimanı ekonomik darboğaz oluşturmasın, biraz daha zamana yayalım. Biliyorsunuz proje kaç defa revize edildi. O inşaatta hayatını kaybeden işçilerin sayısı henüz açıklanmadı. Aceleden ve tedbirsizlikten.

Ankara’da dinozorların olduğu bir park var. 1 milyar dolara yakın para harcanmış. Atatürk Orman Çiftliği’ydi orası. Öncelikle imar rantıyla ilgili çok ciddi düzenlemeler lazım. İşi sağlama bağlayıp, rantı kontrol altına alıp, şehirlerin daha düzgün gelişmesini sağlamak mümkün. Biz bunu çok çalıştık. Dünya örneklerine baktık. Bizim elimizde gayet güzel bir çözüm var. Ekonomi ve Finans Eylem Planımız bir kısmı Yerel Yönetimler ve Şehircilik ilgili açıkladığımız planda var. Burada 101 eylem var. Bu sorunlar nasıl çözülecek, nasıl bir çıkış sağlayacağız açık açık yazdık. Hepsinin çözümü için hazırız. Ölçüsüz rantın engellenmesi, bu konuda duyarlılığı olan hükümetin iş başında olması bu işin kilidi.

Şu andaki hükümet çözüm bulamadığı için büyük projelerle insanların desteğini bulmaya çalışıyor. ‘Yoksulluk var, enflasyon var ama Çanakkale Köprüsünü yaptık’ diyorlar. Büyük projelerle desteği sürdürmeye çalışıyorlar. Bu projeler yapılınca yeterince yarışma olmuyor, çok pahalıya mal ediyorsunuz, büyük yük. Bu projeleri yapıyosunuz diye insanları işsizliğe, yoksulluğa razı olun diyemezsiniz. Hayat pahalıyla ilgili gereğini yapmanız lazım bu büyük projeleri yaparken. Şu andaki hükümetin en büyük sorunu istişaresizlik. Şu anda taraflı Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en büyük sorunu burada. Biz hiç kimseye sormayız, kimseye hesap vermeyiz diye kafalarının dikine iş yapmaları. Seçim yaklaştıkça proje üretme acelesi var. Makro dengeleri kuramadıkları için.

Pandemi şartları ortadan kalkınca ilk mitingimizi düzenlemeye karar verdik. Gaziantep konusunda karar kıldık. İlk talep valilik tarafından uygun karşılandı. Elyazısıyla uygun ifadesi var, paraf var. Daha sonra miting komitesiyle ilgili yazı gönderildi. Yazıda miting yerin Demokrasi Meydanı gösteriliyor. Bayrama 2 gün kala teşkilatımız bunu duyurmaya başlıyor. Duyuru başladıktan 1 saat sonra telefon geliyor, o meydanı size veremiyoruz diye. Tekrar görüntü geliyor ‘uygun’un yanına ‘değil’ ifadesi ekleniyor. Başka bir meydanda değerlendirilmesi öngörülüyor. En son, Gaziantep’te ulaşılması zor Kalealtı denilen mevkinde. Mevcut yasalara göre miting için izin zorluluğu yok. Sadece valiliğe bilgi veriliyor. Biz Cumartesi günü 14 şehit anıtının arkasında, tur otobüsleri park alanında miting yapacağız. Bilboardlara giremedik, raketlere girebildik. Raketler özel sektörlerde. Belediyeye başvurduk. Belediye bizim pankart asmak için başvurduğumuz yere kendi afişlerini asmışlar. Sonuçta tanıtım için pankartları asamadık. Arkadaşlarımız inovatif yöntem geliştirmişler. Biz de tek tek afişleri yelek gibi sırtımıza takar şehirde dolaşırız demişler. Yarından itibaren arkadaşlarımız canlı afiş gibi şehirde dolaşacaklar. 21 Mayıs Cumartesi günü Gaziantep’teki ilk mitingimizi gerçekleştireceğiz.

İktidar partisine ya da sosyal medyadaki trollerine bakarsanız biz orada ne yaparsak yapalım eleştirecekler. Biz metaversede dünyadaki ilk siyasi mitingi yaptık. Benzer etkinliklerin sıralamasında dünyada üçüncü sıraya yükselmiş. Gençler arasında ses getirdi. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Sanal alem korkunç bir şey. Biz metaversede ilk parti merkezini alan partiyiz. Gerçeğine paramız yetmiyor, şimdilik devletten para almıyoruz. İlk NFT’yi biz hediye ettik. Miting etkinliğimizle ilgili gerekli harcamaları kripto para cinsinden yaptık. Bir haftada yarı yarıya düşünce mitingin maliyeti bizim için yarıya yarıya düşmüş oldu. Gaziantep olmasının en önemli sebebi, Gaziantep teşkilatımızın arzu ve istekle bu işi yapmak istemesi. Mayıs’ta yapıyoruz bu işi. Mevsim açısından Gaziantep’in iyi mevsimi. Haziran, Temmuz’da yapsaydık zordu. Gaziantep çok ısınırdı. İklim de burada önemli. Şu anda 81 ilde 81 il başkanımız var. Gaziantep teşkilatımız ilk kurulanlardan. Gaziantep bizim ilk kurduğumuz illerimizden bir tanesi.

2002 krizini çözen ekip olarak hep bugünkü krizle mukayese etmemizi soruyorlar. Eğer bu kriz derinleşmezse, seçimlere kadar ülke daha büyük batağa girmezse, ülkedeki kriz ortamının ortadan kalkması, insanların normal döneme girdik galiba demesi en fazla 6 aydır. Enflasyonun tek haneye inmesi 2 sene sürer. Enflasyonu düşürseniz dahi baz etkisi, rakamlara etkisi hala devam eder. Kriz ortamının kalkması en fazla 6 aydır. 2008-2009’da biz 6 ayda çözmüştük krizi, dünya batmıştı. Ben o zaman Dışişleri Bakanıydım, gel ekonominin başına geç dediler. Ekibimizi kurduk, 6 ayda çözdük. 2001-2002 krizi daha farklıydı, 20 banka batmıştı. IMF’e borçlanmıştı hükümet. Eski angajmanların yeniden müzakeresi, batan bankaların yükünün temizlenmesi aşağı yukarı 2 yıl sürdü. O zaman da enflasyonu tek haneye indirmiştik. Şu andaki krizi bizden başka çözecek yok Türkiye’de. Kriz çözme tecrübesi apayrı bir şeydir. Her krizin niteliği farklı. Krizin en önemli sebebi kötü yönetim. 1 Ocak 2019’da başlayıp Eylül’e kadar Merkez Bankası’nın birikmiş rezervlerini sattılar, mevcudu yediler bitirdiler. Arkasından ülkenin yarınlarını sattılar. Merkez Bankası’nın rezervlerini eksiye düşürdüler.

Muhtemelen eksi 63 milyara düşmüş durumda. Kur korumalı mevduat hesabı diye gelecek nesillerin sırtına borç yükleyecek şekilde alan açtılar. Şimdi enflasyona endeksli tahvil çıkarıyorla. Yine gelecek nesillere bu yükümlülüğü veriyorlar. Enflasyonun bir numaralı sebebi döviz kontrolünü artık ellerinden kaçırmaları. 130 milyar doları sattılar. Arka kapıdan satıyorlamış, sonradan ortaya çıktılar. 30 milyarın üzerinde gizli saklı kabaca döviz sattıklarını hesap ediyoruz. Şimdi hesap edemeyelim diye eskiden açıkladıkları bazı verileri açıklamamaya başladılar. Uzman arkadaşlar eğildiği zaman bu hesabı az çok çıkarıyorlar. Kur artışını kontrol edebilece en önemli araçlardan bir tanesi artık yok. Eylül’den bu yana yaptıkları operasyon. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyelerinden 3 tanesini aynı gün görevden aldılar. Kendi dediklerini yapacak 3 kişiyi görevlendirdiler. Hazine’nin borçlanma faizi yüzde 28-29’la borçlanıyor. İkinci yıkım operasyonu da Merkez Bankası’nın para politikasının gerçeklerden kopuk bir şekilde gevşetilmesi. Şu anda Merkez Bankası’nın bilançosu büyüyor, paramızın değeri sürekli düşüyor. ABD’de yüzde 7, bizde 69,97 olmuş. Son 40 yılın en yüksek enflasyonu ama kaç? Japonya’da yüzde 2. Onlara göre büyük enflasyon. Bizde ise.

Merkez Bankası’nın faizini düşürmek demek aslında Merkez Bankası’ndan bankalara verdiğiniz paranın faizini düşürmek demek. Onun için bankalar ilk üç ay kâr rekoru kırdı. İlk 13 yılda biz vardık. Ehil ve dürüst kadrolar. Bu kadroların çoğu tasfiye edilmiş durumda. İstişare bitmiş durumda. Enflasyon sebebi döviz kuru. Döviz kuru artınca herşey artıyor. Bugün Türkiye’de benzin mazot 22-23 lira arası ise aradaki fark kur farkıdır.”

Ali Babacan, şunları ifade etti:

“2008-2009’da bütün dünya yanıp yıkılıyordu. Biz 6 ayda çözmüştük krizi. 2001-2002 krizinde enflasyonu iki yılda tek haneye indirmiştik. Bu bizim işimiz. Bu konuda mütevazı olmayacağım. Şu andaki krizi bizden başka çözecek kimse yok Türkiye’de. Akademik birikimi olanlar, uzaktan izleyenler olabilir ama kriz çözme tecrübesi apayrı bir şeydir. İki tane krizi çözmüş başka bir ekip varsa Türkiye’de bulalım, gelsinler, çözsünler.”

‘Kur Korumalı Mevduat uygulamasını bitireceğiz’

“Biz enflasyon beklentisini de faizi de düşüreceğiz. Nihayetinde enflasyonun kendisini de düşüreceğiz. İktidara geldiğimizde Kur Korumalı Mevduat uygulamasını o noktada bitireceğiz. Devletin verdiği söz neyse, eski hesapların farkları ödenecek.”

‘Altılı masada ortak aday hedefi var’

“Meclis’e yeni yasa getirdiler. Altılı masa toplantılarının hemen arkasından. Ne dediler, şu partinin genel başkanı hangi partinin listesinden seçime girecek. Biz yeni kurulmuş iddialı bir siyasi partiyiz. Mevcut siyasi partilere katılma, iç içe durum olsa biz DEVA Partisi’ni niye kurduk ki. Giderdik başka partiye destek verirdik. Niye parti kurduk? Bayramdan önce kurullarımızı topladık, karar verdik, kendi adımızla, sanımızla, logomuzla, bayrağımızla seçimlere gireceğiz dedik. Vatandaşlarımız seçim listesini açtıklarında DEVA Partisi’nin logosunu görecek. Bu ittifaka engel bir durum değil. Kapıyı kapatmıyoruz. Biz herhangi bir ittifak ve iş birliği olmaz ise doğal olarak DEVA Başkanı Genel Başkanı Ali Babacan Cumhurbaşkanı adayıdır. 2018’de Millet İttifakı kuruldu ama her parti kendi cumhurbaşkanı adayını çıkardı. İttifak olmak ortak cumhurbaşkanı adayı anlamı gelmiyor. Altılı masada ortak aday hedefi var. Altılı masanın kuruluşu güçlendirilmiş parlamenter sistemine dönmek.”

‘Sandık güvenliğini çok önemsiyoruz’

“Türkiye’de ilk defa iki parti parlamenter sistemiyle ilgili hazırlık yaptı. 28 Ocak’ta sayın Kılıçdaroğlu hemen arkasından sayın Akşener de ortak çalışma yapmaya karar verdi. Biz çalışmamızı altılı masaya koyduk, diğer partiler de çalıştı ve bir metin ortaya çıktı. Altılı masa kurulduktan sonra farklı iş birliği alanları gelişmeye başladı. Şu anda seçim güvenliğiyle ilgili çalışmamız var. Seçim güvenliği çok önemli. 2019 yerel seçimlerine baktığımızda uç uca seçimlerin manipüle edildiğini gördük. İstanbul seçimlerini hep beraber yaşadık. 10 bin farkla İstanbul’u mu vereceğiz? E ne oldu? Sandık güvenliğini çok önemsiyoruz.”

‘Ortak aday konusunda mutabakat olmadığı anda adayım’

“Mümkünse altı partinin ortak adayı olsun dedik. Ama diyelim ki ortak aday olmadı, karar verilemedi… O zaman ben tabii ki adayım. Ortak aday konusunda mutabakat olmadığı anda DEVA Partisi’nin genel başkanı cumhurbaşkanı adayıdır. En son toplantımızda ortak adayın niteliklerini sıraladık. Ortak aday altı genel başkandan birisi de olabilir, dışarıdan da olabilir.”

‘Yaptığımız bütün çalışmayı altılı masaya koymaya hazırız’

“Benim tutumum çok açıktı; temel konularda ilkeler ve hedefler konusunda ortak zemin bulamazsak ortak adayın işi çok zorlaşır. Hangi soruya nasıl cevap verecek? Aynı soruya 6 parti ayrı ayrı cevaplar verirse… Parlamenter sistem ortak çalışma haline gelmeden de ayrı ayrı parlamenter sistem farklılıkları vardı. Altılı masaya gereğinden fazla şey yüklersek bu aşamada haksızlık yaparız. Farklı projeler, farklı iddialar olabilir. Ama temel konuda ilke ve hedeflerle ilgili konuşma kararı almamız gerekiyor. Yaptığımız bütün çalışmayı altılı masaya koymaya hazırız DEVA Partisi olarak. Hazırladığımız 20 eylem planını masaya koymaya hazırız. Herhangi bir siyasi partiyle bunları detaylı olarak konuşmaya hazırız. Şu andaki hedefimiz ortak tek aday çıkarmak. Olmazsa alternatiflere bakarız.”

‘Sayın Erdoğan’ın Putin’e PKK’yla ilgili bir ithamını duydunuz mu?’

“Avrupa ülkelerinden bazılarının PKK terör örgütüne daha ılımlı davrandığı, faaliyetlerine biraz daha alan açtıkları doğru bir tespit. Bu konudan biz de rahatsızız. Bunun çözüm yolu daha 1 ay önce ‘NATO’ya katılın, iyi olur, biz de destek veririz’ dediğiniz kişiye 1 ay sonra ‘Dur bakalım orada galiba PKK var, bloke edeyim’ demek değil. Tutarlı bir davranış değil. Madem İsveç ve Finlandiya’ya böyle davranıyorsunuz; PKK’yı terör örgütü kabul etmeyen, hatta başkentinde PKK’nın bürosu olan Rusya var. Rusya’ya niye öyle meydan okumuyorsunuz? Sayın Erdoğan’ın Putin’e bugüne kadar PKK’yla ilgili kamuoyuna açık şekilde en ufak bir ithamını duydunuz mu?”

‘AB’ye girmek için bu ülkelerin onayını almaya çalışmıyor muydunuz?’

“Diplomasisi iyi çalışan bir ülke, sessiz bir şekilde ‘Böyle bir durum var. NATO’yla ilgili konunuzu biliyoruz, size de destek vermek isteriz fakat şu konuda ne yapacaksınız?’ der. Onlara da yüzlerini kurtaracak bir alan açarsınız. Avrupa Birliği’ne gireyim diye uğraşırken PKK’ya destek verdiğini iddia ettiğiniz bu ülkelerin gidip ikide bir onayını almaya çalışmıyor muydunuz? Bu iki ülke Türkiye’yi sürekli destekledi.”

‘Suriye’de atraksiyon yapıp oy toplayalım hesabına giriyorlarsa yazık’

“Suriye’de Rusya alan açmadığı için Türkiye’nin askeri olarak hareket edemediği noktalar var. Rusya’yla ‘Seçimlere giderken Suriye’de askeri operasyon yaparsak içeride de işe yarar’ diye perde arkasından bir pazarlık dönüyor mu, bilemiyoruz. Suriye’de yapılacak işin gerçekten askeri ve ulusal çıkarlarımız açısından gerekli bir operasyon olması lazım. ‘Ekonomi berbat, seçim olsa kazanamayacağız. Bari Suriye’de bir atraksiyon yapalım. Oradan da oy toplayalım’ diye ucuz hesaba giriyorlarsa, yazık. Suriye’deki operasyonların kahir ekseriyetini doğru ve gerekli buluyorum. Ama istisnaları var.”

‘Yeni havalimanı aceleye getirilmeden yapılabilirdi’

“Yeni havalimanı yapılıp Atatürk Havalimanı erkenden kapatılınca devlet Atatürk Havalimanı’nı işletenlere 400 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı. Bu biraz daha planlı, programlı, bu kadar aceleye getirmeden yapılabilirdi.”

‘Yeni havalimanı inşaatında kaç işçi hayatını kaybetti?’

“İnşaatta hayatını kaybeden işçilerin sayısı hâlâ açıklanmadı. O aceleden ve tedbirsiz çalışma yüzünden yeni havalimanının inşaatında kaç işçi hayatını kaybetti diye soruyoruz, tık yok.”

‘İmar rantı güvenceye kavuşturulmazsa şüpheler olur’

“Şehirlerimizde yeşil alanların çoğalmasına kesinlikle destek veririz. İnsanların ailesiyle rahat vakit geçirebilmesi için bu alanların çoğalmasını destekleriz. Ama daha sonra Millet Bahçesi manzaralı konut ve ofis projeleri gelişebilir. Oraya bahçe yaparlar, etrafına büyük bir imar verirler. Gökdelenler dikilir… Bunlar olmayacak şeyler değil. İmar rantı meselesi yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulmazsa şüpheler hep olur. Fırsatını bulan hükûmetler ve belediyeler de şehirleri insafsızca katletmeye devam eder.”

‘Rant rüzgârı her şeyi yıkıp geçiyor’ “Ankara’da dinozorların olduğu bir park var. 1 milyar dolara yakın para harcanmış. Atatürk Orman Çiftliği arazisi. Anayasal ve yasal güvenceler önemli

ama uygulama da önemli. Öncelikle imar rantıyla ilgili çok ciddi düzenleme lazım. Rant rüzgârı her şeyi yıkıp geçiyor. İşi sağlama bağlayıp, rantı kontrol altına alıp şehirlerin daha düzgün gelişmesini sağlamak mümkün.”

‘DEVA, bütün KHK’lıları iade edecek diyenlerde iyi niyet görmüyorum’

“Bir, hakkında soruşturma veya kovuşturma olmayanları; iki, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilenleri; üç, beraat kararları alanları KHK ile ihraç edildikleri kamu görevlerine iade edeceğiz. Kamu düzeni ve millî güvenlikle doğrudan ilişkili kurumlarda görev yaptıktan sonra ihraç edilenler ise idarenin kendilerine uygun göreceği bir göreve başlayacak. İster siyasiler ister medya mensupları olsun, cımbızlama yapıp ‘Vay DEVA Partisi iktidara gelecek ve bütün KHK’lıları görevine iade edecek’ diyenlerde iyi niyet görmüyorum. Bu konuları gündeme getirmeden önce hukukçu ekibe döndüm; ‘Hakkın, adaletin gereği bu mu?’ dedim, ‘Bu’ dediler. Korkmadan yapacağız. Siyasi sonucu ne olursa olsun ben göğüslerim. Yeter ki hukuk ve adalet için doğru adımı atalım.”

‘Arkadaşlarımız Gaziantep’te canlı afiş gibi dolaşacak’

Partisinin Gaziantep Kalealtı’nda 21 Mayıs günü saat 17:00’de düzenleyeceği mitinge ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Babacan şunları söyledi:

“Tanıtım için arkadaşlarımız belediyeye başvurdu. Üç gün geçti, cevap yok. Belediye bizim pankart asmak için başvurduğumuz yere kendileri afiş asmışlar. Tanıtım için pankartları asamadık. Arkadaşlarımız inovatif bir yöntem geliştirmişler. ‘Biz de tek tek afişleri yelek gibi sırtımıza takar şehirde dolaşırız’ demişler. Yarından itibaren arkadaşlarımız canlı afiş gibi şehirde dolaşacaklar.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz