Bir Diplomat ve Siyaset İnsanı Olarak Ukraynalı Hürrem’in Düşündürdükleri

0
Latest posts by Deniz Kılıçer (see all)

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının 85. gününde Finlandiya ve İsveç‘in Rusya’nın tehditlerine rağmen NATO‘ya başvurusuna Türkiye’nin itirazları ile ortalık toz duman olur ve tam da Atatürk‘ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında Atatürk Hava limanının yıkım işleri adeta gözümüze sokularak devam ederken aklıma Ukraynalı Roxalanayani Hürrem Sultan geldi. 

O zamanki Polonya topraklarına ait olan bugün ise Ukrayna’da kalan Rohatyn (Ruthenia) şehrinden Kırım Tatarlarınca bir akın sırasında kaçırılan kızıl saçlı 12 yaşındaki küçük kız Aleksandra Lisowski‘nin inanılmaz öyküsü, sahibi bulunduğum bir Hürrem gravürüne yeniden bakınca tekrar aklıma geldi. Kırımlı Tatar tüccarlar tarafından Osmanlı sarayına satılan ve kendisine Farsça kökenli neşeli anlamına geldiği için Hürrem adı verilen Aleksandra’ya Avrupa’da kızıl saçlarından dolayı Roxalana da denmekte. 

Hürrem Sultan, Türkiye’de ve Batıda adının en çok anıldığı, hakkında kitaplar yazılan, kendisi için opera ve senfoni bestelenen, yağlı boya resimlerinin, gravürlerinin yapıldığı bir saraylı. Kanuni Sultan Süleyman‘ın, İmparatorluk tarihinde 200 yıl sonra bir ilke imza atarak resmen evlendiği bir kadın. Hürrem aynı zamanda bir diplomat ve şair. Ortodoks rahip olan bir babadan aldığı din eğitiminden sonra çocukluk döneminin esarette geçmesinin ve Osmanlı Sarayı’na yüzlerce cariyenin bulunduğu bir Hareme odalık olarak satılmasının verdiği direnç ve geçirdiği binbir güçlükten aldığı kuvvetle bir Osmanlı kadınının rüyasında göremeyeceği en yüksek mertebeye erişiyor: Odalıktan gözdeliğe buradan hasekiliğe giden yolun  sonunda Sultanın resmi eşi olarak Hürrem Sultan unvanını alıyor.

Hürrem Sultan

Kanuni’ye biri kız (Mihrimah Sultan) ve ayrıca beş veliaht veren adı gibi neşeli Hürrem Sultana Kanuni Sultan Süleyman, Muhibbi mahlası ile şiirler yazıyor ve Hürrem de bu şiirlere şiirle karşılık veriyor. Kanuni bu akıllı ve zeki aynı zamanda diplomaside üstün yetenekleri olan Hürrem’i çok seviyor. Nasıl sevmesin; Hürrem, Kanuni’nin uzun seferlerinde ona mektuplar yazarak Payitahttaki gelişmelerden haberler gönderiyor. Bir anlamda Kanuni’nin casusu gibi çalışıyor. Bunun için Saray içinde ve dışında kendi yanına insanları çekerek onları muhbir olarak kullanıyor. Sadrazamlığa kadar yükselen Pargalı İbrahim Paşa önceleri Frenk İbrahim Paşa, Makbul İbrahim Paşa iken öldürüldükten sonra Maktul İbrahim Paşa olarak anılan Paşanın katledilmesinde Hürrem Sultanın Kanuni üzerindeki büyük etkisi olduğuna tarihçiler tarafından dikkat çekilir.

Avusturyalı kompozitör Franz Joseph Haydn kendisinden yaklaşık 200 yıl önce yaşamış Hürrem Sultan için “Sultana” isimli 63. Senfoniyi bestelemiş Ukrayna’nın ilk kompozitörü sayılan Denys Sichynsky ise Hürrem için bir opera yazmıştır. Hürrem’den etkilenen sadece orta Avrupa değil Hürrem döneminde Rönesansın İtalyan sanatçıları da Hürrem adına eserler yapmışlardır. Venedik Okulunun en önemli ressamlarından Tiziano  (Titian)Vecelli’nin 1490-1576 yaptığı “La Sultana Rossa” isimli yağlı boya tablosu ilk kez bir Osmanlı Sultan kadın portresini teşkil etmekte. Yabancı erkeklerin Hareme girmeleri yasak olduğu için yabancı ressamlar, Osmanlı kadınlarını büyük ölçüde sözlü rivayet ve hayallerine dayanarak canlandırmışlardır. 

Resimde Hürrem Sultanın güzelliği kadar başındaki mücevherlerle süslü koni şeklindeki şapka da çok görkemli.

Hürrem Sultan aynı zamanda diplomasi alanında da çok önemli işlere imzasını atan bir diplomat. Bence Hürrem Sultana ilk ve son Osmanlı kadın diplomatı demeliyiz. 

Neden mi? 

Polonya Kralı I. Sigismund‘a 1548’de yazdığı mektupla bu Krallık ve İmparatorluk arasındaki barışı perçinliyor. 

I. Sigismund’un yerine geçen II. Sigismund‘a yazdığı tebrik mektubu da barış ve dostluğu vurgulayan önemli bir belge. Hürrem imzasını “Kardeşiniz Hürrem Sultan” olarak imzalıyor. Bu mektupların büyük kısmı Pargalı İbrahim’in eski sarayı bugünkü Türk İslam Eserleri Müzesinde. Hürrem’in II. Sigismund’a kendi elleriyle yaptığı ve gönderdiği mendiller, pantalon ve kemer ile diğer hediyeler Hürrem’in ne kadar usta bir diplomat olduğunun göstergeleri. Kanuni, II. Sigismund’a yazdığı mektupta, “Kendisini kardeşiniz olarak gören Hürrem Sultana” atıfta bulunarak Hürrem’in mektupları ile içeriğine büyük destek veriyor. Kanuni kendisine her bakımdan büyük destek veren Hürrem Sultanı nasıl sevmesin. 

Muhibbi mahlası ile şiir yazan Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan için yazdığı en bilinen şiiri şöyle:

“Benim birlikte olduğum,Sevgilim, pırıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı Sultanım.

Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi Sevgilim, benim gülen gülüm,

Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meş’alem.

Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, odamın aydınlığı,

Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı, Hazret-i Yusuf’um, varlığımın anlamı,

İstanbul’um, Karaman’ım, bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel Sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım 

Kıpçağım, Bağdad’ım, Horasan’ım.

Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan Sevgilim, hastayım!

Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında, sürekli seni medhederim, seni överim, sanki hep seni övmek için görevlendirilmiş gibiyim.
Yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben Muhibbi’yim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim.

Bir hoş hale geldim.”

Kanuni’nin bu güzel şiirinden sonra dünyanın “Ölümsüz Şehri” (La Citta Eterna) Roma‘da sıcak bir pazar gününe sizi götürmek istiyorum. 2017 yazının bir pazar günü Roma’nın iki kilometreye ulaşan en uzun pazar yerine dolaşmak için gitmiştim. Roma’nın çeşitli “insan manzaraları”nı görmek eski kitap ve gravürlere bakmak için güzel bir pazar yeri. Adı da “Porta Portese“. Satıcıların müşteri çekmek için bağırmaları, Napolili satıcıların Napoli aksanı ile yüksek sesle konuşmaları eğlenceli ve ilgi çekiciydi. Yere paralel askılarda sergilenen yüzlerce avize dönemlerini gururla temsil ediyorlardı. Hepsinin ayrı bir yaşanmışlık hikayesi olduğuna eminim. 

Tam pazardan çıkacakken gravür ve kartpostal satan Elizabetta’yı gördüm. Selamlaştıktan sonra gravürlere baktım. İki gravür özellikle dikkatimi çekti. Biri Roxalana diğeri ise İbrahim Paşa idi. Gözlerime inanamadım. İbrahim Paşa Pargalı değildi. 1660’larda yaşayan başka bir paşa idi. İkisini göstererek fiyatlarını sordum. 200 Avro derse o kadar para yanımda yoktu. İki gravüre ” senin için” diyerek 50 Avro deyince çok sevinmiş ve duraksamıştım. Duraksamamı yanlış anlamış olmalı ki haydi 40 Avro olsun dedi. Hemen 40 Avro’yu verdim. Türkiye’yi 2011-2014 arasındaki yıllarda kasıp kavurmuş  Halit Ergenç‘in Kanuni, Meryem Uzerli gençlik, Vahide Perçin‘in orta yaşını oynadıkları “Muhteşem Yüzyıl“ın Hürrem’ini 1557 yılında gösteren bu eski gravür benim olmuştu. Bu yazıdaki Hürrem gravürü o pazar günü satın aldığım gravürdür.

Hürrem Sultanın tanınmış kadın çağdaşları arasında İtalyan Rönesansını destekleyen Medici ailesinden Catherine de Medici ile Macar Kraliçesi Isabella da var. Ancak diplomat ve siyaset insanı olarak öne çıkan, çektiği onca acılara rağmen gülüşünü, neşesini kaybetmeyen, kaderini zorlayarak Süleyman’ın, evlenebilmesi için kölelikten azad ettiği böylece özgürlüğüne kavuşarak Kanuni Sultan Süleyman’ın resmi eşi olarak Haremden çıkan Ukrayna asıllı Hürrem Sultana hayran olmamak mümkün değil. 58 yaşında uzun bir hastalık sonrası vefat eden Hürrem’e Kanuni Mimar Sinan’a Süleymaniye Camisinin yanında bir türbe yaptırmıştır. Süleymaniye’yi de mimar Sinan’a yaptıran Kanuni, Hürrem Sultanın ölümünden sonra sessizliğe bürünmüş, büyük acı çekmiştir. Türbenin içi inanılmaz güzellikte İznik çinileri ile kaplı. Kanuni de Hürrem Sultan Türbesinin yanındaki Türbede yatmaktadır.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Yuvşenko‘nun 2004’deki Türkiye’yi resmi ziyareti sırasında ziyaretin İstanbul kısmında kendisine refakat ederken neden Hürrem Sultan Türbesini ziyaret ettiğini Ukrayna’nın onu neden sahiplendiğini Osmanlı tarihçisi Leslie Peirce tarafından yazılan Doğu’nun İmparatoriçesi isimli kitabını ( Empress of the East / Basic Books, New York 2017)) okurken anladım. 

19 Mayıs 2022’de yazdığım bu yazı vesilesiyle ulu önderimiz Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 103. yıldönümünde, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutlar, hala Bandırma Vapurunda olduğumuzu hatırlatırım.

Önceki İçerikGençler Umudunuzu Kaybetmeyin
Sonraki İçerik19 Mayıs ve 29 Mayıs 
Ocak 2019'da emekli olmuştur. Dışişleri Bakanlığı Statejik Araştırma Merkezi Başkan Yardımcılığı ve Başkan (2011- 2012). Vatikan Büyükelçiliği Birinci ve daha sonra Elçi Müsteşar (2006-2011). Protokol Daire Başkanı (2001-2005). İsveç Stokholm Büyükelçiliği Birinci Müsteşarı (1998-2001). Slovenya Ljubljana Büyükelçiliği Müsteşarı (1996-1998). Boru Hatları ve Enerji Dairesi Başkanı (1994-1996). Kafkas İşleri Dairesi Şube Müdürü (1992-1994). Hollanda Deventer Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı (1988-1992). Enformasyon Dairesi Başkatip (1986-1988). Endonezya Cakarta Büyükelçiliği İkinci Katip (1984-1986). Londra Büyükelçiliği İkinci Katibi (1980-1983). Kıbrıs Siyasi İşler Dairesi İkinci Katip (1978-1980). Papalık Gregoryen Üniversitesi Temel Teoloji Lisansı Diploması(2007-2010). A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü SBF Master Derecesi (1988). Basılı Tez: “İngiliz İmparatorluğundan Commonwealth'e:İki Dünya savaşı Arasında Çanakkale Krizi 1919-1939”. "London School of Economics"'de misafir öğrenci (1988). A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Lisans Diploması (1976). Ödüller İtalya Cumhurbaşkanı G. Ciampi tarafından Ankara'da tevdi edilen “Şövalye” ünvanı (Cavallieri Stella Stara per la Solidarita Italiani) Eylül 2005. İran Büyükelçisi Dowlatabadi tarafından tevdi edilen Humeyni Altın Nişanı Eylül 2005. Dinlerarası diyaloga katkılarından dolayı Papalık Tiberina Akademisi Şeref Üyeliği Kasım 2007. İngilizce, Maley dilleri (Bahasa Endonezya ve Maley) İtalyanca bilmektedir.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz