Bir Medeniyetimiz Neden Yok?

0
Latest posts by Psk. Dr. Ziya Doğan (see all)

Farkında mısınız, kronik hastalıklarımızda herhangi bir iyileşme belirtisine henüz rastlanmadı.

Türklerin 3000 yıllık sözlü veya yazılı tarihini incelediğimizde 10 ciltlik kitapların 8 cildi; savaş, kumpas, entrika, iç isyan, darbe, kalkışma vesaireden ibarettir.

İktidar için kardeşini katleden zihniyet, halkından muhalif gördüğü kesimleri neden katletmesin? 

Türk tarihini incelediğimizde iktidara gelen herkes devletin bekasını kendisinde görüyor. Devletin bekası için herkesi katletmeyi meşru gören zihniyetin yarın size de aynı muameleyi reva görmeyeceğine dair teminatınız var mı? 

Bir millet at, avrat, silah söylemiyle genel karakterini ortaya koyuyorsa ondan ancak yıkım ekibi olmaz mı?

Bir millet yakıp yıkarak neyi imar edebilir?

Hangi köklü medeniyeti inşa edebilir? 

Mısır (Kıpti), Yunan, Acem, Çin ve Hint medeniyetleri var ama Türk medeniyeti yok?

Avrupa’nın medeniyet kökenini Yunanlılar oluşturur. 

Uzakdoğu’nun medeniyetini Han (Çin) ırkı oluşturur.

Afrika’nın hayat suyu olan Nil nehrinin nüfuz alanındaki medeniyetin köklerini Mısır Kıptileri oluşturur.

Asya’nın göbeğindeki mümbit topraklarda yaşayan Hindular bölgenin gastronomi, moda, eğlence ve inanç kültürünü belirleyen millet olmuştur. 

Ortadoğu’daki Mezopotamya mirasını Acemler özümseyerek, kendi medeniyeti olarak sunmuştur.

Türk kültürü olduğu halde neden Türk medeniyeti olamadı? 

Dünya tarihine 1000 sene damgasını vuran Türk milleti neden medeniyet segmentine adını yazdıramadı? 

Neden günümüz Türkiye’sinden ünlü bir marka çıkmıyor? 

APPLE, BOEİNG, STARBUCKS, MERCEDES, LOUİ VUİTTON, CHANEL, DİOR, VERSACE, SAMSUNG, ARİEL, AMAZON, WORNER BROSS, HARWARD, NESTLE, ZARA, SWAROVSKY, BAYERN, HİLTON, BARCELONA, LAKERS, NİKE gibi binlerce markadan bir tanesi bile Türklere ait değil! 

Neden?

Türkler toprak misali gül bahçesi inşa eden bir medeniyete maalesef yürüyemedi. Diken gibi okları, kılıçları tercih etti! 

Tarihi köklerimizden hiç kopmadık! 3000 yıllık süreçte darbe, kumpas, entrika, iç savaş, tehdit, istibdat fasılasız günümüze kadar devam etti. Ülkeyi ele geçirmek isteyen gruplar tarihten günümüze devam ediyor. 

Sevgi dini olan İslam’a tabi olan bu topluma dinletilen 700 Cuma vaazından en çok kullanılan kelimeler; ‘‘cehennem, yakacaksınız’’…

Günümüz Türk devletleri adeta geçmişin kopyası gibi duruyor. Hiçbiri medeniyet sofrasına elle tutulur bir şey sunmuyor. 

Mesela Çin devletine borcu olmayan halihazırda Türk devleti olmadığı için hepsi Doğu Türkistan’daki zulmü görmezden geliyor. Dünya çapında ürünlerin rağbet görmezse medeniyetten nasibi olan milletlerden borç alıp, zulmüne göz yumarsın! Çinlerin tarihsel politikası hep böyle olmuştur. Türkler de hep böyle tepki vermiştir.

Türkler göç ettiği her bölgede medeniyetin çocuklarından istifade etmiş hatta asimile olmuştur. Bize ait sınırlı sayıdaki değerler dışında tüm kurumsal icraatlar, dini inanışlar ve şehirleşme anlayışı başkalarından alındı.

Selçuklu devleti İran’ı silahla aldı ama tüm yazışmalarını Farsça yaptı.

Abbasi halifesi Memun’un (813 – 833) medeniyetler kanaviçesi olarak kurduğu Darul Hikmet’i tasfiye edip, Nizamülk medreselerine çevirenler; kapılarını Yunan, Acem, Kıpti kanallara kapatarak, muasır cazibeyi söndürdü. Halbuki evrensel değerler üzerinden budama yapılmalıydı.

Selçuklu döneminde Türkler Acem kültürel hayatına yenik düştü. 

Türkler hep savaştı. Ülkelere silahla hâkim oldu. Halkı silahla yönetmeye çalıştı. Sorunlarını silahla çözmeyi tercih etti. Teknolojik gelişmeyi sağlayacak zemin oluşturmadığı için XVI. asırdan itibaren diz çöktü. 

Türkiye Cumhuriyeti 3000 yıllık geleneksel devlet bakışını değiştirmek için “Yurtta sulh, cihanda sulh” söylemiyle zihniyet planında sözde devrim yaptı ama liderlerin bilinçaltındaki diktatöryel bakış açısı hiç değişmedi! 

Türk milletlerinin %80’lik bölümü sorunlarını hâlâ kavgayla çözmeye çalışıyor.

XXI. asırda günlük bireysel sorunlarını kavga ve gürültü ekseninde çözmeye çalışan toplumların, sahip olduğu devletlerin darbe, entrika, iç ve dış savaştan başka üreteceği ne olabilir? 

Türk toplumundaki haset, içten pazarlık, sadece kendi menfaatini düşünme, birilerini karalama, sürekli tenkit, ortaya müspet çözüm sunmama gibi akli kalbi ve ruhi tedavi gerektiren onlarca hastalığı var. 

Her vücut içindekini dışarıya yansıtır.

Türkiye devletinin vücudunu nice irinler kaplamış! Her 10 senede bir tanesi patlıyor. 

Çözüm, kronik hastalıkların tedavisine genetik kodlardan başlamak gerekir. Zihniyet değişmediği müddetçe içimizdeki iç çekişmelere şimdiden hazır olalım! İnsanlık medeniyetine (bireysel katkılar hariç) Türklerden herhangi bir şey beklemeyelim (mi)!? 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz