Biz ne ara böyle büyük bir günah işledik? 

1

Türkiye’de tüm siyasi şahsiyetlerin paçalarından cehalet, nefret ve öfke akıyor ne yaptıklarını biliyorlar ne de yapmadıklarını, ağzını açan konuşuyor ve ne konuştuğunu bilmiyor.  

Biz ne ara böyle büyük bir günah işledik ki, bu adamlar bizi yönetiyor? 

Geçenlerde İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu‘nun sosyal medyaya düşen bir videosunda söyledikleri aklıma tekrardan “Acaba biz niye bu cahilleri seçiyoruz?” sorusunu getirdi. 

Muhteremin söylediği; “Müslüman olmayan Türk’e niye insan diyelim?”  

Demek ki haşmetmeapa göre Müslüman olmayan insan da değil! 

Görüntülerde, videoyu çeken şahsın “İslam kardeşliği vurgusundan önce bir şey daha söylediniz” sözleri üzerine konuşmasına başlayan Ağıralioğlu, “Biz Müslüman olmayan Türk’e, Türk demiyoruz. Kemali ile Türk demiyoruz. Müslüman olmayan Kürde niçin Kürt diyelim? Niçin insan diyelim? Bizim için önemli olan, arkasında büyük irademizle durduğumuz olan Allah’a kulluk davamızın devlete, millete, medeniyete dönük taraflarıdır” diyor. 

İyi bari Müslüman olmayan Kürde de insan demeyelim! Hem niye diyelim ki, daha Müslüman bile değil! 

Ama onları insan yerine koymasak da her türlü siyasi hatayı telafi edebilirmişiz!  

Nasıl mı? 

Gelin hep birlikte kudretli haşmetmeaptan dinleyelim: 

“Bu sürecin hiçbir tarafında diliyle, diniyle, imanıyla, sözüyle, imanıyla olmayanlar Kürdü, Türkü, kardeşliği ve imanımızı temsil edemezler. Bu sürecin en kötü tarafı bizim açımızdan, inançsızlığıyla ahlaksızlığıyla bin yıllık bir kardeşliğin üzerine hami edilmesidir.” 

Beyefendi Kürt ve Türk’ün farklı inançlardan olanlarını ahlaksızlıkla suçladığı gibi, inançsızlığı da direk ahlaksızlıkla suçluyor, hatta özdeş görüyor. 

Tabi inançsızlarda meydanı boş bulmuş şu haşmetmeapın salvolarından nasibini almasaydı olmazdı? 

Adalet, hakarette de eşit adalet! 

Bu arada beyefendiyi ırkçı ve kafatasçı farkıyla aşan diğer Türk olmayan Türki cengâver ise “Bu kafa 4000 yıllık Türk tarihini nasıl izah eder?” diyerek tepki veriyor. 

Bildiniz! Zaferden zafere koşan yeni yetme ırkçı partimiz Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ağıralioğlu’nun söylediklerine tepki gösterirken bunları söylüyor. 

“Bu kafa İslam öncesi 4000 yıllık Türk tarihini nasıl izah eder? Hristiyan Gökoğuzlar’a ne der? İstiklal Harbi’nde Padişahın yanında yer alan Müslüman Türkler mi Türk’tür yoksa Mustafa Kemal’in yanında yer alan Ortodoks Türkler mi? Atatürk düşmanlarında muhakkak bir sakatlık oluyor.” 

Bu muhterem ise lafı dönüp dolaştırıyor, benden değil ise ne Türk’tür ne Müslümandır hesabına getiriyor. 

Eminim Türklükte Müslümanlıkta ne çekiyorsa bunlardan çekiyor! 

Dediğim gibi cehalet paçalarımızdan akıyor. 

Herhalde Sayın Cumhurbaşkanının “İleri demokrasi” dedikleri de bu olsa gerek; okumuyorsun, araştırmıyorsun, içinden ne geliyorsa ona göre konuşuyor, ona göre yaşıyorsun, oh ne rahat, işte hayat! 

Tecrübe, liyakat filan dedikte; hatırlıyorum Bakan Nurettin Nebati’de ilk Maliye bakanı olarak atandığında kendisine “Ekonomi hakkında bir tecrübeniz var mı?” diye sorulduğunda babasının benzinliği olduğunu ve Antalya’da otel işlettiklerini söylemişti. Sağ olsunlar bir ülkenin ekonomi yönetimini bir benzinlik ve otel yönetimiyle kıyaslamış ve hepimizin gönlüne su serperek rahatlamamızı sağlamıştı! 

Gülmeyin ne olur, onu da bilmeseydi ne yapacaktık? 

Baksanıza bakanlıkların çoğunda adamlar duruyor, ama yalnızca duruyor, bir şey yaptıkları yok, ancak saraydan talimat gelirse harekete geçiyor ve talimat ne ise ona göre davranıyorlar. Onun dışında yan gelip yat, cepler dolsun, keyfi keyfe kat! 

Biz ne ara bu kadar kötü ve cahil olduk, cehalet paçalarımızdan akıyor, liyakat miyakat hak getire, adam bizden oldu mu, onu o kurumun başına yeter gördük. Nasıl olsa talimatları zamanında yetiştiren bürokratlar var, ne lazımsa onlar yapıyor. Hata bakanlara ne gerek var, bürokratlar zaten onların işini de görüyor, bırakalım Cumhurbaşkanı talimat versin, bürokratlarda işlerini görsün. Bizde çekilelim ayaklarının altından bari rahat bir şekilde işlerini görsünler.  

Doğrusu bu adamlar bu ara ne yapıyorlar, onu kimse bilmiyor, zaten sorsan en iyisini kendilerinin bildiklerini söylüyorlar. Kötüye gitmeyen hiçbir şey yok ama sanırım bizim gördüklerimiz ile onların gördükleri birbirlerine tutmuyor ve çoğunluk hala onlara oy verdiğine göre, kesin onlar haklı biz gereksiz ve haksız bir kuruntu yapıyoruz. 

Kusura bakmayın ben bu işi akılla izah edemiyorum, yaptıklarına mantık, felsefe veya bilgelikle bakmaya çalışsam da, olan ile olması gereken arasında bir bağ yakalayamıyor, işi ancak kasıt ve art niyetle açıkladığımda bir izah buluyorum. 

Aman Allah’ım yoksa bunlar tüm bu şeyleri bilerek ve isteyerek mi kötü yapıyorlar? 

Önceki İçerikAslan 90’da güldü.. Antalyaspor 0 – 1 Galatasaray
Sonraki İçerikDüştü
İbrahim Yersiz 1967 yılında Mardin’in Mazıdağı ilçesinde doğdu. Eğitimine aynı yerde başladı. Gazeteciliğe ilk Yeni Ülke ile başladı, sonra Özgür Gündem ile sürdürdü. Daha sonra bağımsız olarak muhtelif gazete ve dergilere bilgelik üzerine yazılar gönderdi. Olasılık Prensibi Okulu ve Kaçıklar Gezegeni adında iki kitabı var. Halen bilgelik üzerine çalışmaları sürüyor.

1 Yorum

  1. Müslümanlıkta insanlar arasında ayrım yok. Kafa karışıklığını gideren Müslümanlığın Hz Peygamber’den sonra en büyüklerinden Hz Ali, Mısır’ın müslüman valisine hakkında gelen ayrımcılık yapıyor şikayeti üzerine “insanlar ya din kardeşindir ya da yaradılışda eşin/eşitin, ayrım yapma” diyerek en net formulü ortaya koymuş. Müslümanlıklarıyla övünenlerin Müslümanlığın en güzel temsilcilerinden haberi yok.(ben dahil)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz