Brüksel’de Olanlar İçişleri Bakanı’nı Zora Sokacak

0

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser yabancılara yönelik yasal kolaylaştırmalar kapsamında Alman vatandaşlığı şartlarının hafifletilmesine yönelik çalışmaları hızlandırdı. 

Koalisyon Sözleşmesi’nde de geçtiği için konuyu ele alan İçişleri Bakanı bu konudaki çalışmaları Meclis’e taşıdı. 

Konu Meclis’e geldi ama koalisyon ortağı olan FDP (Hür Demokrat Parti) buna karşı çıktı. Koalisyon Sözleşmesi’nde olmasına rağmen karşı çıkması yadırgandı tabi. 

Değiştirilmek istenen yani hafifletilmek istenen maddelerin bazıları şöyle: 

Sekiz yıl olan Almanya’da ikamet süresi beş yıla indirilsin, 

Okulda ya da mesleki alanda başarı göstermiş ve dil seviyesi iyi olanlarda bu süre üç yıla indirilmeli, 

Anne ya da babası Almanya’da sekiz yıl ikamet edenlerin çocuklarının otomatik olarak Alman vatandaşı olma konusundaki sekiz yıl şartı beşe indirilsin…

Bu reformun Türkiyelileri ilgilendiren kısmı da yasak olan çifte vatandaşlığın önünü açması. 

Almanya’da yaşayan Türkiye vatandaşları Alman vatandaşlığına geçmek istediklerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını bırakmak zorundalar. Reformla bu kural değiştirilecek ve vatandaşlar hem Almanya hem de Türkiye vatandaşı olabilecekler. 

Tasarı FDP’nin karşı çıkması yüzünden beklemeye alındı. 

FDP’nin karşı çıkmasının sebebi de ‘yasa dışı göç’ konusunda ve ‘geri göndermeler’de başarılı olunmaması. 

Koalisyonun diğer ortakları destek verirken FDP’nin bu itirazı bazı bakımlardan haklı. 

Çünkü topluma entegrasyon büyük mesele. 

Bunu Türkiye’de de görüyoruz. 

Birçok ilde Suriye’den gelenlerin kendi aralarında çıkan kavgalar sebebiyle toplumda huzursuzluk oluşmakta. 

Ayrıca bazı şehirlerde mafyalaşan bu Suriyeli göçmenler yerli halkı huzursuz etmekte. 

FDP’nin karşı çıkmasında elini kuvvetlendiren son gelişme de Brüksel’de olanlar. 

Geçtiğimiz günlerde Dünya Kupası maçlarında iki takım karşı karşıya gelmişti. 

Belçika – Fas. 

Fas Belçika’yı 2-0 mağlup etti. 

Sonrasında olanlar ise çok vahimdi. 

Brüksel

Brüksel’de yaşayan Faslılar sokaklara döküldüler ve şehri savaş alanına çevirdiler. 

Meşhur Grand Place’de maç sonucunu kutlamak isteyen Faslılar araçları ters çevirdiler ve ateşe verdiler. 

Hatta havai fişek isabet eden bir gazeteci de yaralandı. 

Bu olaylar akıllara şunu getiriyor: ‘Entegrasyon mümkün mü? Mümkünse bu ne kadar sürede olur?’ 

İşte bu yüzden FDP’nin karşı çıkmasında elinde güçlü koz oluştu. 

İki yıldır cezaevinde danışmanlık görevi yapıyorum. Fas gibi kuzey Afrika ülkelerinden gelmiş olup cezaevine düşenlerle de görüşüyorum.

Edindiğim tecrübelere bakarak şunu söyleyebilirim: ‘Evet entegrasyon önemli ama bunun başı eğitim’. 

Neden mi? 
Çünkü en gururla övündükleri İslam konusunda bile cahil olan bu insanlar Avrupa’da yaşam konusunda tam risk faktörü durumundalar. 

Evet insanlar ülkelerinde zorluk çekiyorlar. Kimi zaman ölüm riski olan siyasi şartların içine de giriyorlar ve ülkelerini terk etmek zorunda kalıyorlar. 

Ama bu, başka ülkeye gelerek geldiği ülkede terör yapmasına, toplumun huzurunu kaçırmasına sebep olamaz. 

Madem geliyorsun kurallara uyacaksın. 

Kurallara uymayacaksan gelmeyeceksin. 

Bu tipler yüzünden İçişleri Bakanı Nancy Faeser zor duruma düşüyor ve diğer insanlar için faydalı olabilecek güzel bir çalışmanın arkasında sağlam şekilde duramaz hale geliyor. 

Aynı durum Türkiye için de geçerli. 

Eline balta alıp geldiği ülkede yerel halka saldıran bir Suriyeli olunca bütün Suriyeliler lekelenmiş oluyor. 

Bu kötü örnekler yüzünden ‘Ülkemde Suriyeli istemiyorum’ diyenler haklı hale geliyorlar. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerik‘Savaşma Seviş’ – ‘Kokulu Bahçe’ 
Sonraki İçerikBakın ne güzel bir anayasa teklifi var, boşuna bu yazımı okuyup da enseyi karartmayın
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz