Bugün Uyuya Kalıp Gündemi Kaçırdım; Acaba Bugün Düşman Kimdi? 

0

Bu ülkede gündemi siyaset belirliyor, hep siyaset belirledi, hep siyaset belirleyecek ve galiba gündemi değiştirmesi için kimseye fırsat vermeyecek.  

Bu ülkede siyaset kurumu gündemi kontrol etmeye o kadar muhtaç ki, istese de bırakamıyor, sanki iktidar olduğu günden veya andan itibaren gündemi kontrol etmesi gerektiğini görüyor, düşünüyor ve o yönde harekete geçiyor.   

O kurumda ne olabilir ki siyaset kurumu iktidar olduğu andan itibaren siyasetle ilgisi olmayan şeyleri bile siyasetin malzemesi haline getirebiliyor ve oradan milli bir mesele çıkararak siyasi rant devşirme yoluna gidebiliyor. Öyle ki, siyasi irade bir futbol karşılaşmasını, bir jimnastik turnuvasını, bir film veya bir şarkıyı bile siyasi bir hesaba dönüştürebiliyor ve onun üzerinden kimilerini armağanlara boğarken kimilerine de hiza verme yoluna gidiyor, gidebiliyor.  

Toplum bu temelde o kadar politize edilmiş ki, artık sokakta bir köpek öldürüldüğünde bile olay siyasi bir hesap üzerinden bir suistimal aracına dönüşebiliyor, dönüştürülebiliyor. Oysa bir vicdansız -ki siyasi iklim onlardan çok yaratmış- pek ala sokaklardaki veya barınaklardaki herhangi bir hayvana eziyet edebilir veya öldürebilir. Bu insan denilen canlı ıslah edilmeden bunu önlemenin bir yolu yoktur. 

Gazeteciler haber yapıyor -ki, bu onların işi, yapmadıklarında olmuyor- ama siyasi irade yapılan haberi lehte görse de görmese de siyasi bir hesaba dönüştürebiliyor. Örneğin yaptığınız bir haber işlerine geliyorsa sizden bir kahraman ve yaptığınız haberden de siyasi bir efsane çıkarabiliyor veya tersi, haberiniz işlerine gelmediğinde bu seferde sizden bir hain ve haberinizi de dış güçlerin istihbarı bir olayı şeklinde lanse edebiliyor.   

Bu olayların örneklerini vermeme gerek yok, zaten biliyorsunuz, benim anlatmaya çalıştığım şey bir toplumun bu düzeyde politize edilmesi ve yaratıcı yeteneklerinin yok edilerek eski toprak köleleri gibi krala itaat eder bir tebaa haline getirilmesidir. Yani illaki onların adamı olacak, onların istediği gibi yazacaksınız. Sizin bir sanatçı veya sinema oyuncusu olmanız bu kuralı değiştirmiyor, yaptığınız eser veya ürettiğiniz yapım onların arzusuna hitap etmiyorsa ekmeğinizi kaybedebilir, soluğu diğer sesi kesilip görünmez hale getirilen muhaliflerin yanında alabilirsiniz. 

Bu ülkede artık ekmek bulamayan ciddi bir ses sanatçı ve sinema oyuncusu kitlesi var, olaylara yalnızca siyasi iradenin baktığı şekilde bakmadığı ve eserini veya düşüncesini bu yönde ifade ettiği için siyasi iradenin yaptırımlarına uğramış, evine, çoluğuna, çocuğuna ekmek götüremez duruma getirilmiştir. Bu ne kindir, bu ne nefrettir, kutuplaşma başladığından bu yana bunu belirli bir kesim sorgulasa da diğer kesim sorgulamıyor, yapılanları o insanların hak ettiğini düşünüyor. Oysa farklı düşünmek, toplum olmanın gereğidir ve olaylara siyasi iradeden farklı bakmak ve onu o şekilde değerlendirmekte öyle. 

Türkiye tarihinde daha önce bu düzeyde bir kutuplaşma ve kamplara bölünerek karşısındakini düşman görme yaşanmamıştı; tek partili sistemin hakim olduğu yıllarda bile insanlar birbirlerinden bu kadar uzaklaşmamış, kendilerini bu kadar berisi veya ötekisi olarak görmemiş, toplumsal kaygı ve tasada birleşmenin mutlaka bir yolunu bulmuştu. Şimdi komşu bile komşuyu bilmez olmuş, ölüsüne bile öteki diye rahmet yerine lanet okur duruma getirilmiş.  

İnsanlar “Bu halk ne zaman bu kadar sağ duyusunu yitirdi” diye soruyorlar. Bana kalırsa vicdanla tanışmamış siyaset insanları bu hale getirdi, çünkü bu ülkede siyaset kurumu iktidar oldu mu, kendisini devamlı suretle gündemi kontrol etmek zorunda görüyor. Bu siyasilerin halkın kendilerini takip etmekten vaz geçmesi olasılığından ödleri kopuyor, o yüzden devamlı süratle ortaya çıkardıkları suni gündemlerle olayları maniple etme, onlar üzerinden kendilerine siyasi gelecek devşirme hesabı yapıyor.  

İktidar elbette bir arzu olarak istenebilir bir şeydir, ancak bu kadarı normal arzularla açıklanabilir değildir; siyasi iradenin iktidara bu denli muhtaç olmasının izahı öyle sıradan birkaç kelimeyle izah edilebilir değildir, o nedenle artık soru şu olmalıdır; “İktidar ne yaptı da kendisini iktidara bu denli muhtaç görüyor?” Belli ki iyi bir şey yapmamışlar ya da kötü bir şeyler yapmışlar ve iktidarı bırakırlarsa yaptıkları şeylerin ayaklarına dolanacağından korkuyorlar. 

İşin bu yanına da girmeyeceğim, zira ülkede bu konuda da yeteri kadar komplo teorisyeni var ve zaten her gün havada onlarca komplo teorisi uçuşuyor. Ben halkın bu düzeyde politize olması ve gündemi iki renkten ibaret görür olması hususuyla ilgileniyorum, çünkü bir iktidar gitmeme konusunda ayak sürse de eninde sonunda gidecektir, ama o insanların kendileri veya çocukları yine beraber yaşayacak, birlikte okuyup, ülkenin geleceği konusunda birlikte karar verecekler. Herhalde biri diğerinin inadına ülkeyi batırmayı seçmeyecek, yakın komşusunun göz yaşlarını görerek durması gerektiği yerde durmayı bilecektir. 

Siyasi irade şimdilik durmuyor, yoksulluk almış başını insanları bir ekmeğe muhtaç hale getirmiş bulunuyor, ama bu yine de onları durdurmaya yetmiyor, duracaklarına oradan da siyasi rant elde etme hesabı yapıyor. Ne hesap ama, onlar yönetiyor, başarısızlıklarının sonuçlarından başkaları sorumlu oluyor ve o sözde sorumlular suçlamalara itiraz ederken hain veya devlet düşmanı şeklinde lanse edilebiliyor.  

Toplumsal iradenin üzerinde şu anda nerede ise tam bir kontrol söz konusu, siyasi irade alakasız herhangi bir olayı bile milli bir mesele haline getirebiliyor ve oradan kendilerine siyasi bir rant sağlayabiliyor. Halk ise bindirilmiş kıta misali ya da George Orwell’in 1984 adlı kitabındaki gibi, “Bugün düşman kuzey” veya “Bugün düşman güney” denilerek öfkeleri bir kuzeye, bir güneye yönlendirilebiliyor. Daha kötüsü bu öfke hep diri tutulmaya çalışılıyor, belli ki hesap içinde hesap yatıyor. Herhalde dört yanımızın düşman ülkelerle kuşatılmış olması halinin bize öğretilmiş olması amacı da bu sebebe dayanıyor.  

Bugün uyuya kalıp gündemi kaçırdım; acaba bugün düşman kimdi? 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz