‘Bugünün Firavunu! Asla bir araya gelmem!’

1
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Sanırım seçimlerden ziyade başka şeyleri konuşacağımız geliyor.

Neden mi böyle diyorum? 
Çünkü seçimlerden çok daha önemli sorunlarımız var. 

Geçen hafta bütün ülke İstiklal bombacısını, bombalama olayındaki gariplikleri, gece geç vakitlerde İçişleri Bakanı’nın ABD’yi hedefe koymasını ve ardından da Başkan Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden’la görüşmesini ve bütün bunlardaki tutarlılıkları ya da tutarsızlıkları konuştuk ve hafta bitti. 

Geçen hafta da başka ne olmuştu oysaki? 
Euro 18,30 TL’den 19,30 TL’ye yükselmişti. 

Peki haberciler, yorumcular ve diğer insanlar bunu konuştular mı? 
Hayır. 

Hatta haklı olarak tekstil üreticileri, ihracatçıları bu yükselişe sevinmişlerdi. 

Sanırım bu hafta da konu Başkan Erdoğan ile Mısır devlet başkanı Sisi’nin görüşmesi olacak. 

Tutarlılık arayarak hata mı yapıyoruz acaba? 

Başkan Erdoğan ‘Bugünün Firavunu’ demişti. 

‘Asla bir araya gelmem’ de demişti. 

Ama Katar’da bir araya geldi. 

Hatta fotoğrafa baktığımızda gördüğümüz bir araya gelmekten de öte. 

Başkan Erdoğan Katar’da Sisi ile bir araya geldi.

Yapmacık olmayan bir gülümseme. 

Tokalaşılan sağ elin üzerinde konan sol el. 

Bu tarz tokalaşma karşıdakine karşı yakınlığı göstermek için yapılan bir beden dilidir. 

Katar Emiri’nin de dikkatini çekmiş olacak ki, onun da gözleri bu samimi tokalaşmada. 

Peki ne oldu Rabia’ya? 

Meydanlarda rabia işaretiyle Mısır’a ve Sisi’ye söylenen onca söz bühtana mı dönüştü. 

Meclis komisyonunda ilginç bir diyalog gerçekleşti. 

Adalet Bakanı’na bir soru yöneltildi. 

‘Onca insanı fetö davasından içeri attınız ama siz ‘hocaefendi’ye methiyeler düzdüğünüz demeçlerinizle Adalet Bakanı olarak şimdi buradasınız’

Adalet Bakanı da cevap verdi: ‘O zaman öyle gerekiyordu. O zaman suç değildi…’ 

Siyasiler için durum bu kadar basit ve cevap vermek de bu kadar kolay. 

Peki ya Ak partiye gönül verenler ne cevap verecekler? 

Peki ya toplumsal bellek ve toplumsal dejenerasyon? 

Bunları düşünüyor muyuz? 
Ya da düşünüyor musunuz? 

Siyasetçi sadece oy almak için her türlü imkanı kullanan kişidir ama devlet adamı olmak bu değildir. Devlet adamı toplumu ve toplumun dejenerasyonunu da düşünmek zorundadır. 

Bu tarz davranışlarla toplumsal dejenerasyon derinleşmekte ve bu derinleşme toplumsal felakete dönüşecek. 

Halk, yöneticilerin bu gitgelleriyle kolektif belleklerinde ‘doğru’ya dair olanı kaybedecek ve ahlak dediğimiz çöküntü hızlanacak. 

Bunu düşünmek en başta devleti yönetenlerin görevi diye düşünüyorum. 

Devleti yönetme görevine talip olan siyasetçilerin bu konuda sorunlar yok demek ki her şey aleni bir şekilde yapılıyor. 

Buna güncel bir örnek Erzincan’dan… 

Erzincan’da polisin uyuşturucu taşıdıkları şüphesiyle izlediği araç uzun süren kovalamacının ardından durduruldu. 

Araçta yapılan arama sonucunda 25 kilo uyuşturucu bulundu. 

Araçtan kimler çıktı dersiniz? 

Ak Partili belediye başkanının yeğeni ile MHP’li ilçe başkanının yeğeni…

Tamam kendi ceplerinizi düşünün ama biraz olsun toplumsal bellek ve toplumsal dejenerasyonu da düşünün çünkü sizin çocuklarınız ve torunlarınız da bu toplumda yaşayacak… 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

(Foto Karar Gazetesi’nden alınmıştır)

(Bühtan: Kara çalma, iftira atma) 

Önceki İçerikMağaradaki Neandertal
Sonraki İçerikCumhurbaşkanı dünya kupasında, el-Sisi ile aynı fotoğrafta… Ve benim gözümde Hıncal Uluç…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 Yorum

  1. hurmaları yerken olmamışını ve hamını değil olgununu yemeye dikkat etmek lazım bir de iyi çiğnemek lazım yoksa sindirimde zorluk yaşanır.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz