Buldan: Her depremden sonra ‘ne yapalım kaderde bu varmış’ diyerek işin içinden çıkamazsınız

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. Deprem dolayısıyla başsağlığı ve ‘geçmiş olsun’ dileklerini ileten Buldan, şunları söyledi:

“Tabii bu tür felaketlerin yaşandığı dönemler, toplumsal dayanışmayı ve yardımlaşmayı her zamankinden daha fazla büyütmemiz gereken süreçlerdir. Deprem sonrası toplumun acıda ve dayanışma duygusunda birleşmesi, yardım için seferber olması çok değerli ve anlamlıdır. Bu toplumsal dayanışmanın süreklilik arz etmesi hepimizin ortak sorumluluğu ve beklentisidir.

Elazığ depremi bir kez daha bizlere göstermiştir ki Türkiye afetlere hazırlıklı bir ülke değildir. Felaketler göz göre göre geliyor. Sonucu ise ne yazık ki çok ağır oluyor. Doğal afete dayanıklı olmadığı tespiti olan 6 katlı bir bina 4 kişiye mezar oluyorsa bunun sorumluluğu doğal afete bağlanamaz. Yaşanan acı tablo iktidarın vurdumduymazlığı, doğal afetler konusundaki hazırlıksızlığı ve öngörüsüzlüğünün bir sonucudur. O yıkılan binaların dere kumuyla yapıldığı ve hiçbir zaman da denetlenmediği bir kez daha ortaya çıkmıştır. İktidar düzeni hırsızlık ve yolsuzluk üzerine olursa yandaş müteahhit de dere kumundan bina yapar. Bunların iktidarları da çürük, binaları da çürük.

Halkımızın yaşadığı zor koşullar nedeniyle 27 belediyemiz, il ve ilçe örgütlerimiz seferber oldu. Özellikle Ergani Belediyemiz yardımların toplanma merkezi haline getirildi ve barınma, sıcak yiyecek, ekmek çocuk ve kadın ihtiyaçları başta olmak üzere ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalara hız verildi. Ancak ne var ki toplumsal dayanışmadan korkan iktidar, yardımların halka ulaştırılmasını engelledi. Yardımları halka ulaştırmak için yola çıkan araçlarımız İçişleri Bakanının talimatıyla engellenerek geri gönderildi. Halkın, depremden zarar gören insanlara el uzatması devlet eliyle bir kez daha engellendi. Burası sözün bittiği yerdir. Bu iktidarın siyasi fıtratında insanlık değerleri adına hiçbir şey kalmamıştır. İnsanlık adına bir utançtır bu tablo. Bunların utanç tabloları uç uca eklense inanın ki Harput’tan Edirne’ye yol olur.

O yüzden diyoruz ki AKP’nin politikalarına karşı çıkmak insanlığa, insanlık değerlerine sahip çıkmaktır. İnanın ki bu iktidarın toplumda yarattığı mağduriyet depremin etkisinden çok daha fazladır. Biz aynı zihniyeti Van depreminde de gördük ve yaşadık. Van Belediyemizin deprem yardımları iktidar eliyle engelledi. O zihniyetin daha devam ettiğine bir kez daha tanıklık ediyoruz. Deprem acıda ve dayanışma duygusunda toplumu daha fazla birleştirirken, iktidar ise toplumsal vicdanı ayrıştırmaya devam etmektedir.

Elazığ Valisinin ‘Toplumda iyi bir algı var’ sözü iktidarın tavrını ve tutumunu çok net ortaya koymuştur. Başka söze gerek yoktur. İnsanlar enkaz altında, kurtarılmayı bekliyor, onlarca insan hayatını kaybetmiş, yüzlerce insan evsiz barksız kalmış, Vali bey, ‘Algı çok iyi’ diyebiliyor. AKP hiç merak etmesin! Kamuoyunun ve halkın sizin iktidarınızla ilgili algısı çok iyidir. Halk ilk seçimlerde algısının ne olduğunu size çok net gösterecek! O zaman gerçek algıyı sandıkta göreceksiniz.

Enkazdan yaralı kurtarılan bir insanımız acilen hastaneye götürüleceğine AKP Genel Başkanı’nın bulunduğu alana götürülerek adeta şov yapılmıştır. İnsan biraz kendinden utanır. Bir insan hastaneye götürüleceğine AKP Genel Başkanı Elazığ’a geldi diye onun ayaklarına götürmek tam bir utanç tablosudur. Ayıptır, günahtır bu durumu şiddetle protesto ediyoruz.

Enkazdan siyaset devşirecek kadar küçüldüklerini dünya âlem görmüştür. Kendi televizyonlarında çaresizlik içindeki insanlara ne kadar mutlu olduklarını söylettirmeye çalışan bir iktidarı gördük. İnsanlar yıkılacağını bile bile riskli, hasarlı evlerde yaşamaya devam ediyor. Çünkü çaresizler de ondan. Gidecek yerleri yok. Halk yoksul, işsiz, çaresiz bırakıldı.

Tweet İşleri Bakanı, depremle ilgileneceğine sosyal medya kullanıcılarını hedef göstermiş ve tehdit etmiştir. 50 kişiye sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma açılmış. Peki, zamanında önlem alınmadığı için yıkılan binaların sorumluları hakkında bir soruşturma var mı? Yok! Güçleri ancak tweet atana yeter. Depreme yönelik önlem almak yerine kendi koltukları için önlem alan, eleştirel düşünceye tahammül edemeyen bir iktidar gerçeğini Elazığ depreminde herkes bir kez daha görmüştür.

Bu depremde herkesin haklı olarak sorduğu soru şudur: Deprem için toplanan vergiler nerede? AKP hesap veremiyor. Soranı ise susturmaya çalışıyorlar. O paraların nereye gittiği bellidir. Yandaşlara, müteahhitlere, ranta, şatafata, israfa harcandı. Deprem vergileri ayakkabı kutularında günlerce nasıl saklandı bunu da biliyoruz. Deprem paralarıyla hasarlı riskli binaları değil kendi iktidarlarını güçlendirdiler. İzah yapamayışlarının nedeni budur!

Kamuoyu mutlaka deprem vergilerinin nereye harcandığını bu iktidardan sormalıdır. İktidar kuruşu kuruşuna bunun hesabını vermek zorundadır. İktidar bu depremde de enkaz altında kalmıştır. Allah korusun, eğer daha büyük bir deprem yaşansa ki bu risk her zaman var, çok büyük kayıplar yaşanacaktır. Rantçı politikalar, imar aflarıyla önü açılan kaçak yapılar, deprem için toplanma merkezlerine AVM’lerin, inşaatların dikilmesi, hasarlı, riski binaların, yapıların onarılıp, güçlendirilmemesi depremin verdiği zararı ikiye üçe katlamaktadır. Olası bir İstanbul depreminde 2 milyon kişi evsiz kalabilir. 500 bin konut risk altında. Buna yönelik bir önlemin olmadığı gerçeğini de yakından takip ediyoruz. Her depremden sonra ‘ne yapalım kaderde bu varmış’ diyerek işin içinden çıkamazsınız.

Depremin ortaya çıkardığı bir başka gerçek ise sağlık hizmetlerinde anadili kullanımının ne kadar hayati ve önemli olduğudur. Özellikle sağlık hizmetinde anadilinin önemini Elazığ depreminde bir kez daha gördük. Bu ülkede tek dil yok. Çok kültürlü, çok dilli, çok kimlikli ve çok inançlı bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla başta sağlık olmak üzere kamusal alanın, kamusal hizmetin bu çok dillilik esasına göre düzenlenmesi, anadilinde kamu hizmetinin yasal güvenceye kavuşturulması gerekmektedir. Anadilinin hayat kurtardığı, Elazığ depreminin öğrettiği bir gerçektir.

İktidarın tüm engellemelerine rağmen toplumsal dayanışmayı ve yardımlaşmayı bundan sonra da sürdürmeye HDP olarak devam edeceğiz. İktidarın kutuplaştırma ve ayrıştırma politikalarına rağmen ayrışmayacağız, bir arada olacağız, omuz omuza olacağız ve büyük insanlığı ayakta tutmaya hep birlikte devam edeceğiz.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz