Cem Uzan ve Deniz Baykal’ın, Türkiye Siyasetine Yaptıkları Eşi Bulunmaz Katkı

0
Prof. Dr. Orhan Yılmaz

Cem Uzan ve Deniz Baykal, tarih sizi affetmeyecektir.

Bu yazıda, siyasi hayatımızın gidişatını değiştiren iki kişi ve yaptıkları hakkında bir analizde bulunacağım.

Tarih sırasına göre, önce Cem Uzan’dan başlayalım.

Cem Uzan

Hafızalarımız tazeleyelim, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde, TBMM bir ceket gibi ters yüz olmuştu. 

Mecliste olmayan iki parti, AKP ve CHP, meclise girdi. Meclisteki tüm partiler ise seçim barajının altında kaldı.  

2002 seçimlerindeki oy oranları ve aldıkları sandalye sayısı şöyle idi;

AKP % 34.3 (363),

CHP % 19.4 (178),

————– (% 10 Seçim Barajı)

DYP % 9.5,

MHP % 8.4,

GP % 7.3

DEHAP % 6.2,

ANAP % 5.1,

SP % 2.5,

DSP % 1.2,

YTP % 1.2,

BBP % 1.0

Bu seçimin kaderini belirleyen, GP ve lideri Cem Uzan idi. 

Sahibi olduğu medya (Star Gazetesi, Star TV. vs.) gücü ve Telsim bayilerini il/ilçe örgütü gibi kullanarak, % 7.3 oy aldı. 

Ancak bir önceki seçimde meclise girmiş olan MHP (% 18), ANAP (% 13.2) ve DYP (% 12)’yi barajın altına itti. 

Bu seçimin bir diğer acı sonucu, 1995 genel seçiminde, % 22.2 oy oranı ile seçimlerden 1. parti olarak çıkan DSP’nin oy oranının % 1.2’ye düşmüş olması idi. 

1999 seçimlerinden az bir zaman önce, İsmail Cem liderliğinde kurulan YTP, DSP’yi bölmüştü.   DSP mv.nin yarısı YTP’ye geçmişti. YTP’de hemen hemen DSP ile aynı oyu (% 1.2) aldı.

Deniz Baykal

AKP’nin kurulmasının ardından, Anayasa Mahkemesi 2002’de, Recep Tayyip Erdoğan’ın TCK’nın 312. maddesinden mahkûm olduğu gerekçesiyle “Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığını” belirterek, parti kurucusu olamayacağını hükme bağlamıştı. 

YSK da, Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinde yer alan “İdeolojik ve anarşik eylemlere katılma” hükmünü gerekçe göstererek, Erdoğan’ın adaylığını kabul etmedi. 

2002 Seçimlerinden sonra hükümeti Abdullah Gül kurdu. 

Seçimden sonra, 5 Kasım 2002’de Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret eden dönemin CHP lideri Deniz Baykal, “Kanaatim, bir insanın siyasi suç niteliğinde mahkûm olmasının, ömür boyu siyasetten mahrum edilmesine gerekçe olmamalıdır” dedi.

Erdoğan’ı parlamentoya taşıyacak süreç için Ak Parti, Anayasa’nın 67, 76 ve 78. maddeleriyle ilgili değişiklik teklifini Meclis’e sundu.

13 Aralık 2002’de TBMM’de Ak Parti ve CHP’nin oylarıyla anayasa değişiklik teklifi kabul edildi. 19 Aralık 2002’de ise dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, düzenlemeyi veto ederek TBMM’ye iade etti. 

CHP parti grubu 20 Aralık’ta, vetoya rağmen Anayasa değişikliğine desteğini sonuna kadar sürdürme kararı aldı. 

Meclis, CHP’nin desteğiyle Anayasa’nın öngördüğü üçte iki çoğunluğun (367) üzerinde 437 oyla 26 Aralık’ta teklifi aynen benimsedi. Meclis’in aynen gönderdiği Anayasa değişikliğini 31 Aralık‘ta Sezer onaylamak durumunda kaldı.

Erdoğan’ı önce milletvekili ardından Başbakan yapan bu süreçte, Erdoğan-Baykal ikilisinin İstanbul’da bir gizli buluşma gerçekleştirdikleri iddiası da tartışma konusu oldu. 

CHP kaynakları bu görüşmenin Sezer’in anayasa değişikliğini veto ettiği 19 Aralık 2002 tarihinde yapıldığını öne sürdü. AKP’ye yakın kaynaklar ise görüşmenin anayasa değişikliğinin ardından, 23 Şubat 2003’te yapıldığını savundu. Baş başa görüşmenin ayrıntıları muamma olarak kaldı.

Baykal, daha sonraki yıllarda “2002’de Erdoğan’ın yolunu açtık” dedi. Hatta o dönem Anayasa değişikliği görüşmelerindeki TBMM tutanaklarında, Burhan Kuzu’nun desteği için CHP’ye teşekkür ettiği ortaya çıktı.

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun CHP’ye teşekkürü şöyle yer aldı: 

-“Hakikaten, iki maddelik de olsa, Türk demokrasisinin önünü açacak olan bu kısa pakete tam destek verdi, gerek iktidar ve gerek muhalefet partilerimiz. Özellikle muhalefet partimize teşekkür ediyorum; sağ olsunlar, sonuna kadar, hakikaten verdikleri sözün arkasında durdular, son gelişmelerden de etkilenmediler. (…) İnşallah, daha sonraki büyük paketlerde, yine, elbirliği, işbirliği içerisinde, demokrasinin önünü açmak durumunda kalacağımızı bildiriyorum ve muhalefet partimizin desteğini, bundan sonra, inşallah, candan yine bekliyoruz.

Köylü aklım ile benim merak ettiğim şu: 

Cumhuriyet’in temel değerlerinin sembolü CHP’nin genel başkanı Deniz Baykal gibi tecrübeli bir siyasetçi, kendi değerlerine 180 derece zıt bir partinin genel başkanının siyaseten önünü, “Bayram değil, seyran değil. Eniştem beni niye öptü?” misali durup dururken niçin açtı?

Şahsi kanaatimi belirtmeden önce, 10 Mayıs 2010 tarihinde internete düşen ve Deniz Baykal’ın istifasına yol açan, “Deniz Baykal ve Nesrin Baytok’un köpekleri boğuşturduğu”  videoyu hatırlatmak isterim. 

Şahsi kanaatim odur ki, 2010 yılına gelmeden önce, taaa 2002 yılında, Deniz Baykal’a “Bir kadın ile köpek boğuşturduğu” ile ilgili bir başka veya aynı video gösterildi ve şantaj yapıldı. 

Deniz Baykal, bu şantaja boyun eğdi ve durup dururken “Kanaatim, bir insanın siyasi suç niteliğinde mahkûm olmasının, ömür boyu siyasetten mahrum edilmesine gerekçe olmamalıdır” gerekçesi ile Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü siyaseten açtı.

Asıl merak ettiğim soru ise şu:

2010’da (ve kuvvetle muhtemel 2002’de) Deniz Baykal’a “Köpek boğuşturma” videoları ile şantaj yapan kimdir/neresidir?  

a) Türkiye Derin Devleti

b) Papua Yeni Gine Derin Devleti

c) (Olağan şüpheliler) ABD, CIA, Pensilvanya’daki Amca, FETÖ 

d) Yozgat Bilumum Nakliyatçılar Kooperatifi

e) Hepsi

f) Hiçbiri

Önceki İçerikGruplara kalmak için son bir maç kaldı..
Sonraki İçerikCuma Vaazı; Barış İçinde Birlikte Yaşama
1962, Etimesgut doğumlu. Tokat’ın Zile İlçesi’nden Atatürkçü, milliyetçi, zooteknist, SP seveni, Alevî dostu, Çerkez damadı, evcil hayvanların fahri avukatı, feminist ve motosikletçi bir köylü çocuğudur. 1984 yılında Ankara Ziraat F., Zootekni B.’nü bitirdi. 1997'de Birleşik Krallık, U. of Aberdeen’de yüksek lisans, 2007'de Ankara Ü., Fen Bil. Enst. (Zootekni B.)’nde doktora çalışmasını tamamladı. Mesleği ziraat dışında, Çerkez Kültürü ve Alevilik gibi sosyal alanlarda da amatörce akademik çalışmalar yapmaktadır. Kitap okumak ve motosiklet kullanmak özel ilgi alanlarıdır. “Hayvanları sevmeyen, insanları da sevmez” görüşünü savunan, hararetli bir hayvan sever ve hayvan hakları savunucusudur.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz