Cinsel Haklar Eşitliği (Açık İlişki)

7
Latest posts by Kerstin Mutlu (see all)

‘Kızım o gazetede sana nasıl yazma imkanı veriyorlar anlamadım’

Bu cümleyi bana babam söyledi. 

Gazetede yazılarımı nasıl yayınladıklarını anlamıyormuş. Ben de ‘her şeyi anlamak gerekmiyor galiba’ dedim. 

Öğleden sonra kahve içerken yazımla ilgili konuştuk. 

Cinsel hakların eşit olması lazım dedim. 

Kadınlar cinsel haklarını kullandıklarında ‘basit ve hafif kadın’ (aslında başka kelime yazacaktım ama), erkekler cinsel haklarını kullandıklarında ‘zampara’ olur. Zampara derken bunu olumlu söylerler. 

Bu konu cinselliğin tarihinde hep sorunmuş zaten. 

Eski Yunan ve Eski Roma imparatorluğunda bile erkekler çok rahatmış ama kadınlar çocuk doğurmak işiyle görevlilermiş. 

Cinsellik yaşanmadığı için kadınlar başka yollara kaymışlar. Süslenmek, çocuklarıyla gururlanmak, erkeğinin ünü ve malıyla çağırılmak gibi şeyler. 

Gazetede yazabilmemi Julia’ya borçluyum. Beni çok güzel anlatmış diye düşündüm. Bu imkanım oldu. 

Sinan bey bir video gönderdi. İzledim. 

Siyah çarşaflı bir kadın konuşuyordu. 

İstediği kişilerle cinsel ilişkiye giriyormuş ama bu kadın evli. Günah olmasın diye nikah yapıyormuş. 

Evli ve özgür şekilde başka erkeklerle de cinsel ilişki yaşıyormuş. Nikahla oluyormuş öyle söyledi. 

Biz buna Almanya’da ‘offene Beziehung’ diyoruz. İngilizcesi ‘open relationship’. 

Kadın ve Erkek birlikteler ama başka ilişkiler de yaşıyorlar. 

Siyah çarşaflı kadının söylediği de aynı. 

Galiba insanların şaşırması bunu siyah çarşaflı bir kadının söylemesi. 

Danışanlarımdan duyduklarımı düşünürsem ben şaşırmadım. Bunu yapanlar çok ama söylemiyorlar. 

Akıllı olduğunu düşünen bazı erkekler kadınları bunu yapmasın diye sürekli çocuk yapıyorlar. Kadınlar çocuklarla uğraşırken erkekler zampara oluyor. 

Kadınlar da çok sevdikleri için doğurmayı bunu kabul ediyorlar. 

Sevmeseler ne olacak. 

Danışanlarımdan olan erkekler cinsellik konusunda Tanrı olduklarını sanıyorlar. Öyle söylüyorlar. Ama kadınlarına sorduğumda ‘öküzün biri’ diyorlar. 

Erkeklerin neden böyle olduğunu düşündüm, araştırdım. 

Anladım ki, cinsel hakların eşitliği yok. 

Cinsellik yaşamak kadınlar için normal değil ama erkekler için yemek, su gibi. 

Almanya’da Alman kadınlar sizin düşündüğünüz kadar özgür değil. Onlar da özgür olduklarında ‘hafif kadın’ etiketi yapışıyor. 

Tek gecelik ilişkiler yaşayanlar bunu arkadaşlarına bile söylemiyor. Korkuyorlar. Onlar da aynı kelimeyi kullanırlar diye. 

Genç erkek danışanlarımın kullandığı kelime, götürmek. 

‘O kızı götürdün mü?’

Ama aynı kelime kızlardan kullanılmıyor. Kızlar bunu dedikleri zaman ‘hafif kadın’ oluyormuş. 

Türkiye’de ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ savaşı var. Kadınlar bunu kazanmak için mücadele ediyor. 

Bence bu sebeple ‘Cinsel haklar eşitliği’ biraz lüks galiba.

Önce toplumsal cinsiyet eşitliği savaşı kazanılmalı. Sonra cinsel haklar eşitliği olacak. 

Sexuelle Orientierung (Cinsel yönelim) de önemli başka bir konu. 

Danışanlarımda gözlemlediğim bir gerçek şöyle. 

Erkekler, lezbiyen kadınları çok beğeniyorlar. 

Ama kendi kadınları lezbiyen olamazmış. 

Ben de diyorum, olsaydı sizinle evli olmazdı. 

Hayır, gene de olmasın diyor. 

Cinsel hakların eşitliği konusunu kahve içerken konuşurken babamın söylediği bir cümle beni şaşırttı. 

‘Aman kızım başımıza taş yağar’. 

Erkekler yaparken yağmayan bu taşlar, kadınlar yapınca mı yoğunlaşıp yağacak bilmiyorum. 

Erkeklerin birkaç tane kadınları oluyorsa, kadınların da birkaç tane erkekleri olur. Ya da birkaç tane kadınları. 

Cinsel yöneliminiz nasıl isterse. 

Taş da yağmaz. 

Hoşça kalın 

7 YORUMLAR

  1. Çoklu evlenme İslam’da mevcuttur, ayetle de sabittir. Dörde kadar erkek ,adil olmak şartı ile evlenebilir.Evli olmadığı biriyle ise asla beraber olamaz. Bir kadın ise iki veya fazla kişiyle aynı anda evli olamaz. (Boşanmak suretiyle istediği erkekle evlenerek beraber olur.)Ben eşimle üç defa rahat bı sekilde beraber oluyorum. Dördüncüsünu eşim istemiyor. Bı düşünsenize dört erkekle evli olan bı kadını .Şimdi dört erkekten üç kez beraberlikle 12 ilişki eder. Anlayacağınız kadın sabah pert. Gelelim erkeğe(iktidarı kuvvetli olan) dört kadını rahat bı sekilde idare eder. Olmayan zaten evlenmez.

  2. Bu nasıl yazı, bu nasıl yorum anlamakta güçlük çekiyorum. Offene Beziehung – açık ilişkiyi savunuyorsunuz. Bu tür bir
    lişkinin eşref i mahlukat olan insana yakıştığını düşünmüyorum. Sınırsız özgürlük yoktur. Neden diyet yapıp kendinizi frenliyorsunuz? Neden trafikte herkes istediği şekilde araç kullanamıyor? Neden trafiği düzenlemek için yüzlerce kural var? Neden kanalizasyon boruları yerin altına döşeniyor? Neden bir çok ülkede “aile” bakanlığı var? Neden kadınlar çocuk doğururken erkekler doğuramıyor? Neden evrende artı- eksi, erkek-dişi, soğuk-sıcak, itme-çekme gibi zıtlıklar var? Neden insan istemediği halde yaşlanıyor? Neden dünya durmadan dolup boşanıyor? Neden küçük bir dil ve burunla binlerce tadı ve kokuyu bir birinden ayırt ederken başka bir et parçası ile aynı işlemi yapamıyoruz? Neden bütün canlıların temel taşı cansız elementlerdir. Hayat ruhun bir sıfatıdır. Cinsellikten öte konular da var. Biraz da beynin ve ruhun fonksşyonlarını konuşalım.

    • Yorumun neresinde açık ilişkiyi savunmuşum ,iftira atma, üstüne basa basa İslam’da evlilik dışı ilişki olamaz diye yazdım. Müfteri adam. Kadının birden fazla evlilik yaparsa kadının pert olacağını da en basit örnekle anlattım.
      Peygamberimiz bir gecede bütün hanımlarıyla beraber olabilirken vede bu hadis kaynaklarında mevcutken benim üç beraberlik yaşadığımı yazmam mı suç oldu. Onu konuşma , bunu konuşma, o zaman peygamber niye cinsellikten konuşmaktan geri durmamış. Ümmetin yanlış yapmamasi için bu konulara olabildiğince açıklık getirmiş. Kitapta okumuyorsun, sonra burda cahilce yazılar yazıyorsunuz.
      Yazar açık ilişkiyi vede kadının birden fazla kişiyle aynı anda evlenebilecegini savunuyor. Savunuyor isen neden yapamıyorsun. Ya-pa-maz-sin….yapta görelim. Dört erkekten vaz geçtim, iki erkekle bir ömür yaşa da yazar doğru söylüyor diyelim. Yapamayacağın şeyi neyini savunuyorsun . Bunu yapabilecek sizde ne irade var nede cesaret nede …

      • Vahap bey size söylemiyor, sizin yorumunuza cevap yazmamış. O yazarın makalesine yorum yapmış. Güzel de yapmış.

        Hz.Peygamber’in bir gecede bütün hanımlarıyla beraber olduğu hangi hadis kitabında yazıyor acaba. galiba siz fena karıştırdınız:))

        Yazarın bu sitede yazıyor olmasının sebebi fikirlerinin makbul düşünceler olmasından değil, ideal olan makbul düşünce bu coğrafyada var zaten. Ama aşırı düşünceler aykırı fikirler ideal düşünceleri bastırdığı için değeri bilinmez olmuş unutulmaya terkedilmiş. Zıt fikirler aşırı düşünceler dillendirilirse makbul düşüncenin değeri ortaya çıkar diye yazıyor yazar. Yani Vahap bey gibi düşünenlerin sesleri duyulsun diye yazıyor yazar. Yazarın yazdıkları da bu açıdan değer ihtiva ediyor. Yoksa zaten bilinen ve yaşanan düşünceleri yazıyor yazar.

      • Benim yorumum sizin yazınıza yönelik değildi, yanlış bir algılama oldu, veya ben yanlış yere tıkladım. Açık ilişkiyi savunan sayın yazar. İtirazım da onaydı.

  3. Sorun galiba cinsel konuların dıṣına da taṣıyor. Ne kadarı inanҫla ne kadarı da yöresel geleneklerle ilgili ayırmak kolay değil.

    Ege kıyılarında bir köy yakınlarından geҫerken ҫok sayıda kadının evlerindeki hayvanlarına sırtlarında ot taṣıdıklarını gördüm. Hava ҫok sıcaktı. Sırtında ot taṣıyan bir tane erkek görmedim.

    Aradan ҫok zaman geҫtiği iҫin kimden duyduğumu pek hatırlamadığım bir baṣka olay karadeniz kıyılarından.

    Almanya’dan tatil geҫirmek iҫin köylerine gelen bir ҫift, ormandan odun toplamaya giderler. O bölgede ormandan odun getirme görevi kadına ait. Erkek eṣine yardım etmek ister ama bu yardımı komṣulardan kimsenin görmemesi lazım. Ҫevrede köyden kimse yoksa odunu erkek taṣır. Uzaktan bir köylü görününce de odunları eṣine verir.

    Türkiye’de hala yüksek olan mahalle baskısı Almanya’da oldukҫa azalmıs durumda diyebiliriz sanırım.

    Türkiye’nin bazı bölgelerinde dikkatimi ҫeken bir konu daha var. Erkekler bir ҫiftle konuṣurken sadece kocayla konuṣuyor kadından tarafa hiҫ bakmıyor. Bunu herhalde yabancı oldukları insanlarla yapıyorlar. Bir anlamı olsa gerek. Konu herhalde erkeğin itibarı ile ilgili. Eṣim böyle bir durumda kalınca oldukҫa sinirlenmiṣti.

  4. Önceki yazınızı Sinan Hocamın siparişi üzerine yazmışsınız, ben de bir yazı siparişi versem nasıl yazarsınız acaba.

    Siz cinsel konularda yazıyorsunuz gerçi, ama benim siparişim biraz daha genel bir konu. Duygular ne zaman doğar nasıl gelişir nasıl olgunlaşır?

    Duygular iyi ve kötü duygular şeklinde sınıflandırılabilir mi. Eğer böyle sınıflandırılabilirse her hangi bir duygu doğmadan önce iyi ya da kötü olduğu bilinebilir mi. Yoksa doğduktan sonra duyguların büyüme esnasında iyiye ya da kötüye mi dönüşür? Bir duygunun iyi-kötü şeklinde en doğru şekilde sınıflandırma zamanı ne zamandır?

    Duyguların sonu varmı, duygular ne zamana kadar gelişerek büyür?

    Benim siparişim de bu soruların cevapları olsun. Merakla bekliyorum.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz