Cumhurbaşkanı Erdoğan: Pers yayılmacılığını doğru bulmuyorum..

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Portekiz RTP kanalına konuştu. Amerika Başkanı Donald Trump’a yaptığı uyarılara rağmen ABD’nin Rakka operasyonunu PYD/PKK ile gerçekleştirmekte ısrar ettiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Anlıyorum ki, bunlarla el ele, kol kola olduklarına göre demek ki kabul etmiyorlar ve şu anda terörist örgütle işbirliği halinde Rakka’ya giriyor. Biz kendisine diyoruz ki, gelin bunu beraber yapalım. Bir terör örgütüyle bunu niye yapıyorsunuz? Amerika gibi güçlü bir devlete bir terör örgütüyle beraber hareket etmek yakışır mı? Bunu kendilerine söyledik ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ama baktık ki ısrarlılar, bize düşen de hayırlı olsun dedik, o kadar. Ama şunu da söyledik: Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa biz kimseyle bunu danışmayız, konuşmayız, gereğini de yaparız.

Avrupa Birliği’ne fiili olarak 1959 yılında başvuruldu, 1963’te resmi başvuru yapıldı ve 1963’ten bu yana yaklaşık 54 yıl geçmesine karşın hala AB kapısında bekletiliyoruz. Bu kadar uzun süre Avrupa Birliği kapasında bekletilen bir başka ülke yoktur. Ve o günden bugüne de sadece 14 faslın içerisinde bir faslın aç-kapası yapılmıştır, diğer fasıllarda açma var, kapama yoktur, ki bu uygulamalarda da aslında olmayan bir şeydi, bunu sadece Türkiye’ye karşı ne yazık ki Avrupa Birliği uyguladı.

Şu anda biz Suriye’de Rusya-İran-Türkiye olarak Astana’da beraber çalıştık. Amerika’ya da çağrı yaptık ‘gelin beraber çalışalım’ diye. Amerika büyükelçisi de bu çalışmaya katıldı. Bizler üst düzeyde bu çalışmaları yaptık ve Astana süreci devam ediyor. Bu tabi Cenevre’ye bir alternatif süreç değil. Ama Suriye sorununu çözmeye yönelik bir adımdır. Bu konuya ilgili olarak Rusya-İran-Türkiye 3’lü mekanizması çalışmalarını sürdürüyor. Biz de diyoruz ki, Amerika da burada yerini alsın. Suudi Arabistan da burada yerini alsın. Beraber bu çalışmaları sürdürelim.

Bütün mesele, bunları masada oturarak, görüşerek süratle en ideal biçimde diyelim ki bir Suriye, bir Irak sorununu nasıl çözeriz? Çünkü bölgede şimdi siz İran’sız bir Irak meselesini çözemezsiniz. Bu görüşmelerde İran’ın da bulunması gerekiyor. Suriye’ye gelince, orada da yine İran’ı bu işin dışında tutmak bu işin çözümüne fayda getirmez. Nitekim rejim İran’la çalışıyor mu? Çalışıyor. İran’ın mezhebi noktadaki yayılmacılığında Suriye bir alan mıdır? Bir alandır. Irak bir alan mıdır? Alandır. Ama ben bu yayılmacılığı mezhebi yayılmacılıktan öte bir Pers yayılmacılığı olarak görüyorum. Ve bu Pers yayılmacılığını da tabii doğru bulmadığımı özellikle ifade etmem gerekir.

Katar bizim, yani benim 15 yıllık başbakanlık ve cumhurbaşkanlığım döneminde yakından, çok iyi tanıdığım bir ülke. Ve şu anda Katar’a yapılan uygulamanın doğru olmadığını görüyorum. Katar’a yapılan bir başka ülkeye olduğu zaman biz orada da o ülkelerin yanında hep yer aldık. Yani bir taraftan gıda ambargosuydu, bir taraftan ne bileyim başka türlü ambargolardı vesaire.. Bunların hiçbirini kabul etmedik. Bir defa şu ana kadar ben çok değişik ülkelerle de buna yönelik telefon görüşmeleri yaptım, 15’i falan buldu ve onlara bu konuyu tabii ki anlatıyorum. Ve burada aslında çok ciddi bir kumpas görüyorum ve bu şık değil. Katar, halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir.

Şu anda ona karşı böyle bir hareketi, yaptırımı uygulayanlar da Müslüman. Müslüman Müslümanla, hele hele böyle bir Ramazan ayında böyle bir yaptırıma gitmemesi gerekir, bunu bizim diyalog yoluyla çözmemiz gerekirdi. Şu anda da biz istiyoruz ki bayrama kadar diyalog yoluyla bu çözülsün, gayretlerimiz bunun için. Bu konuda Suudi Arabistan Kralı Hadim-ül Haremeyn Şerifeyn burada bu adımı atabilir. Ve en büyüğü olması hasebiyle de Körfezin, hele hele Körfez İşbirliği Konseyinin bu konuda atacağı bir adımla bu iş çözülür. Ve şu mübarek Ramazan ayında Suudi Arabistan’a bana göre yakışan da budur. Temenni ederim ki bayrama kadar bu iş çözülsün ve Suudi Arabistan burada büyüklüğünü ortaya koysun.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz