DİSK asgari ücret teklifini açıkladı.. En az, net 13 bin 200 lira olmalı

0

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Araştırma Merkezi’nin hazırladığı raporu paylaştı.

2018 ve sonrası giderek ağırlaşan ekonomik koşulların üzerine bir de Covid-19 salgınının etkilerinin eklendiğini belirten Çerkezoğlu, 2022’deki yüksek enflasyonla beraber işçi, emekçi, emekli, dar gelirli milyonlar için geçinmenin neredeyse bir mucizeye dönüştüğüne dikkat çekti.

“Bugün yüksek enflasyon karşısında işçilerin, kamu çalışanlarının ve emeklilerin gelirleri hızla erimeye devam ediyor.” diyen Çerkezoğlu, şöyle devam etti: “TÜİK’in resmi verilerinde dahi enflasyon yüzde 84, gıda enflasyonu ise yüzde 103. Emeklilerde ve düşük gelirlilerde gıda enflasyonu ise yüzde 130-150 bandında. Yüksek enflasyon, bölüşüm ve gelir dağılımını da olumsuz etkiliyor. Son yıllarda emeğin, yani iş gücünün yurt içi hasıla içindeki payı gerilerken sermayenin payı giderek artıyor. Yoksuldan alıp zengine, ücretliden alıp sermayeye veren bu düzen, ücretlerin baskı altına alınmasına dayanıyor.

Ücretleri düşük tutarak emeği ucuzlatmaya dayalı bu politikaların sonucu olarak açlık sınırının bile altındaki asgari ücret, ortalama ücret hâline geldi. Asgari ücretle çalışanların oranı Türkiye’de giderek yükseliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranı ortalama yüzde 4 iken bu oran ülkemizde yüzde 50’yi çoktan aştı.

Bu durum, bilinçli politikaların sonucu. Ülkemizde her şeyin, ama her şeyin sendikalaşmayı engellemek üzerine kurulu olması ve toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece düşük olması, milyonları asgari ücrete veya civarında bir ücrete mahkum ediyor.

Diğer taraftan asgari ücrete bile erişemeyen milyonlar var. Sendikalaşma baskı altına alındıkça, toplu pazarlık kapsamı daraldıkça, grevler yasaklandıkça asgari ücretle çalışanların oranı yükseliyor. Asgari ücretteki artışın diğer ücretlere yansıtılmaması nedeniyle asgari ücret ortalama ücret hâline geliyor. Ülkemiz ‘asgari ücretliler toplumu’ hâline gelirken asgari ücret, pahalılık ve zamlar karşısında her gün daha fazla eriyor.

Resmi enflasyon üzerinden hakikat çarpıtılmak istense de çarşıda, pazarda, markette, faturalarda yaşadığımız gerçek ortadadır. Asgari ücret belirlenirken sadece enflasyon değil geçim koşulları ve ülke ekonomisinin büyümesi de esas alınmak zorundadır. Meydanlarda sık sık ifade ettiğimiz gibi; biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz.

Türkiye büyüdü ise hakkımızı istiyoruz. Sadece enflasyona hapsedilmiş bir asgari ücret tartışması, asgari ücretin ve dolayısıyla emeğin milli gelirden aldığı payın sürekli düşmesine, dolayısıyla bölüşüm ilişkilerinin bozulmasına yol açmaktadır. Enflasyona hapsedilmiş bir asgari ücret tartışması, gelir adaletsizliğini büyütmektedir. Bu nedenle asgari ücret belirlenirken kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla artışının da esas ölçü olması gerekmektedir.

Diğer yandan adaletsiz vergi sistemi, yani hem vergi oranlarının yüksek olması hem de vergi dilimlerinin düşük belirlenmesi, elimize geçen ücretin yıl içerisinde azalmasına yol açıyor. 2002 ve 2003 yıllarında ilk vergi dilimi tarifesi asgari ücretin 15-16 katıyken 2022 yılında ilk vergi dilimi, asgari ücretin 5 katına geriledi. Böylece ücretliler her yıl daha erken üst vergi dilimine giriyor, ücretler üzerindeki vergi yükü giderek artıyor. Asgari ücret ile ilgili bir başka mesele de yaşanan hayat pahalılığı karşısında verilen her kuruş artışın hızla anlamını kaybetmesidir. Bu yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda dört kez güncellenmesi gereklidir.

Yaşadığımız yüksek enflasyon koşullarında enflasyon tek haneli oranlara düşünceye kadar asgari ücret yılda 4 kez belirlenmelidir. Asgari ücret, uluslararası kurallara uygun saptanmalı, işçinin ailesi de hesaba katılmalıdır.

Asgari ücret miktarı saptanırken asgari ücretin ortalama ücret olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Gerek yüksek enflasyon gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında asgari ücret, en az, net 13 bin 200 lira olmalıdır.

Dört kişilik bir ailenin asgari geçim şartlarını belirleyen yoksulluk sınırı 26 bin liranın üzerindedir. Bir evde iki kişi çalıştığında yoksulluk sınırının aşılması gereklidir. Bu nedenle asgari ücret, en az, net 13 bin 200 lira olmalıdır. Bu miktar, 2023 yılı içinde tekrar değerlendirilmelidir. Bunun altındaki miktarlar adaletten uzak olacak ve bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üretenlerin yoksulluğa mahkum edilmesi anlamına gelecektir.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz