Diyarbakır’da Kadın Futbolu

0
Latest posts by Ali Fikri Işık (see all)

Amedspor tesislerine ulaştığımda, maç henüz başlamamış, iki takım oyuncuları, maç öncesi ısınma hareketleri yapıyordu. Kadın futbolcuların ısınma hareketleri ve ısınırken takındıkları eda, erkek topçulardan farksızdı. Toplu, topsuz yaptıkları hareketler, işin ehli profesyonel futbolcuları andırıyordu. Doğru içimde bir umut yeşerdi ve bugün güzel bir maç izleyip, kendimi futbol oyunu adına mutlu edeceğimi düşünmüştüm. Üstelik iki takımda yabancı oyuncu vardı ve bunların çoğunluğu siyahiydi. Keyfim iyiden iyiye dans etmeye başladı. Bir futbol dilencisi olarak, güzel bir oyundan başka ne dileyebilirdim ki? Diyarbakır’daydım ve dünyanın başka köşelerinde edinilmiş, futbol tecrübesine tanıklık edecektim. Muhteşem.

Hakemin başlangıç düdüğüyle oyun başlayınca, gözlerime inanamadım. Maç öncesi, ısınırken gözlediğim o karizmatik hareketler ve kadınlar gitmiş, yerine ucuz ekmek kuyruğunda birbirini itip kalkan mahalle sakini kadınlar gelmiş. Normal konuşlarda her teknik adamın bir oyuna sahip olduğunu varsayarım ve oyuncularda ister erkek olsun ister kadın, bu oyunun işçiliğini yapar diye düşünürüm. Benim futbol algım böyle bir şeydir. Maç başladıktan sonra, maç öncesinde antrenmanlarda ezbere alınmış oyunu izlemek, gerek diye biliyorum.

Ama ne Amedspor teknik direktörü ne de Konak Belediyesi teknik direktörü anlaşılan böyle düşünmemiş. İkisi de akan bir oyunda kenardan talimat yağdırarak, bir oyun inşa etmeye çalışıyordu. Önce bu absürt durumu yadırgadım, sonra ortaya çıkan gerilimler, başka türden bir keyif vermeye başladı. Özellikle kaleciler ile Teknik adamlar arasında oluşan gerilim, cidden görülmeye değerdi. Misal Amedspor teknik direktörü, kendi kalecisine sürekli uzun vur diye bağırıyordu. Belli adam ev ödevini çalışmamış ve rakipten de ödü kopuyor. Kaleci ısrarla önündeki oyuncularla oynamaya çalışıyor ki, doğrusu da budur ama teknik adam çılgınca ‘’vur, ileriye vur’’ diye yırtınıyordu. Sanki kaleci topu uzun vursa, bu uzun vuruş, Amedspor oyuncularına avantaj sağlayacakmış gibi. Oysa arada sırada kalecinin uzun vurduğu bütün toplar Konak belediyesi defansında eridi. Uzun vuruşların hiçbir garantisi yoktur; tam tersine rakibe ikram edilen bal börek kokarlar.

Amedspor kadın takımının oynayacak bir oyunu yoktu; her halde teknik direktör çok meşguldü ve oyuncularına oynanacak bir oyun tasarlamamıştı. Konak belediye spor ise, futbola benzer bir şey yapmaya çalışıyordu ama onlarda bir ok oyun detayını yapılandırmadıkları için, gayretleri tuhaf koşuşturmalar ile sonuçlanıyordu.

Amedspor takımı bir oyunu olmadığı için elindeki tek seçeneği sahaya sürüyordu. Savaşmak. Tipik Amazonlar gibi sadece savaşçı karakterlerini öne çıkarabildiler ancak.

Maç 1-1 bitti. Aslında maç ve oyunun adaleti de bunu doğruluyordu. Henüz sezon başı olduğu için oyuncuları tek tek değerlendirmek doğru olmaz. Ben de bunu yapmayacağım. Konak Belediye spor gelişebilir bir takım gibi gözüktü. Ama Amedspor kadınları, oyundan yoksun olduğu için, çok vasattı. Gürcü transferi sanki doğru bir oyun içinde iyi şeyler yapacakmış gibi bir görüntü veriyor. Ama onun da topla ilişkisi çok arızalı ve bence, çok yanlış yerden oynatılıyor. Ve bana kalırsa takımdaki tek oyun kurucu o olabilir. 21 numaranın fiziği iyi ama kambur kambur oynuyor bu da onu inanılmaz yavaşlatıyor. Doğrusu görüntüsü ile çıkardığı iş arasında bir orantı göremedim. Siyahi oyuncular 20 ve 22 numara iyi bir teknik adamla ve doğru bir oyunla iş görebilirler. 19 numaralı siyahı bana çok dengesiz göründü.

Kaptanın arzusunu beğendim. Penaltıyı da doğru kullandı. Ama çok kilolu. Bir ker o kilolardan kurtulmalı ve her iki ayağını da geliştirmeli. 4 numaralı stoper sanki 1960 yılından kalma çok statik bir oyuncu kimliğinde. Cesur ama ayak bileklerini çok geliştirmeli. Sadece top kesmek yetmez. O topları oyuna düzgün biçimde sokmak da şart.

Maç böyle başladı ve böyle bitti. Seyirci aynı tuhaf seyirci. Tipik Türk futbol taraftarı gibi oyunla ilgilenmiyor kendi şovlarını önemsiyorlar. Maç durmuş, yerde kıvranan bir oyuncu var ama taraftar ‘’ Haydi, Amedspor haydi şimdi tam zamanı’’ diyerek tezahürat yapıyor. İnsafınız kurusun, maç durmuş la; bu nasıl tam zamanı oluyor. Tezahürat oyunla bütünleşince sonuç alıcıdır. En güçlü tezahürat, takım rakip yarı sahasını geçtikten sonra yapılandır. Oyunun içinde olmayan tezahürat beş para etmez.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz