Ekonomi bu halde peki ya siyaset

0
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Doların kaça yükseldiğini kontrol ettiniz mi?

Yazımı kaleme aldığım bu saatlerde dolar 9,85 seviyesine geldi. Yok, seviyesine geldi demeyeyim, daha anlaşılır ifadeyle şöyle diyeyim: ‘Dolar 9,85 oldu’.

Dolar 9,85 olduysa Euro kaç oldu kim bilir.

Canınızı sıkmaya niyetim yok.

Moralinizi bozup, hayatınızı daha da çekilmez hale getirmenin alemi de yok.

Özellikle Ak partiye gönül vermiş olan kişileredir bu sözlerim.

Diğer vatandaşlarımız zaten olanların farkındalar. Onlar için zaten durum çok açık ve net. ‘Ekonominin durumundan artık bıktılar ve iktidarın bir an evvel gitmesini istiyorlar’.

Başkanlık sistemine geçişte ve yapılan seçimler öncesi Başkan Tayyip Erdoğan şunlara demişti:

‘Bu kardeşinize yetkiyi verin. Sonra faiz lobisiyle, şunla bunla nasıl uğraşılır, görelim…’

Yetki kendisine verildi ve ardından yaşadıklarımızı zaten hepimiz biliyoruz.

Peki bugün siyaset ne durumda?

Siyasetin hangi düzlemde olduğuyla ilgili bazı sorunlar var aslında. Çünkü ne Ak Parti ne de diğer partiler ne yapacaklarını biliyorlar.

Ortada belirsiz bir hava var.

Başkanlık sistemine geçildiği için böyle bir ortamda ne yapılır ve nasıl muhalefet yapılır?

Siyasetin durumu böyle.

İktidardaki Ak Parti de ne yapacağını bilemiyor.

Muhalefetteki partiler de hangi düzlemle birlikte çalışacaklar, nasıl muhalefet yapacaklar ve iktidarı nasıl sıkıştıracaklar?

Zaten bilmiş olsalar durum daha farklı olurdu.

Başkan Erdoğan cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş’la ilgili şu ifadeleri kullandı: ‘Yasin Börü’yü öldüren Selo değil miydi? Şimdi kalktılar onu içeriden nasıl çıkarırız onun derdindeler. Yargı ne diyorsa o, çıkaramayacaksınız’.

Başkan Erdoğan cezaevinde olan bir siyasi parti genel başkanı için bu ifadeleri kullanıyorsa bizim yani vatandaşların böyle bir ortamda yapılacak siyaseti gözden geçirmemiz gerekir.

Başkan Erdoğan Demirtaş’a ‘selo’ derken onu hakir görerek hakir göstermek istiyor. Beni bu ilgilendirmiyor, kendi tercihidir ama beni ilgilendiren ‘Yargı ne diyorsa o, çıkaramayacaklar’ demesi.

Başkan Erdoğan cezaevinden çıkamayacağını nereden biliyor peki?

Hani bu ülkede hukukun üstünlüğü vardı ve hakimler özgür iradeleriyle kararlar veriyorlardı!

Ekonomideki karmaşayı gelin biraz daha netleştirelim.

Evet, dolar 9,85.

Ardından gelen verilere bir göz atalım:

Ülkemizde asgari ücret net olarak 2.825 TL.

Açlık sınırı ne kadar peki?
Açlık sınırı: 3.050 TL

Yoksulluk sınırı ise 9.930 TL.

Bu verilerden çıkan sonuç asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu. Bu verilerin hakim olduğu bir toplumda ‘aklı başında’ düşünebilen insanları bulmak çok zor. Çünkü vatandaşlar açlıkla mücadele ediyorlar.

Açlıkla mücadele eden bir toplum siyaseti yönlendirecek güçte olamaz da zaten.

Tepede karmaşıklık varken toplum düzleminde de karmaşıklık var ve bunun sebebi de ekonomi ve açlık mücadelesi.

Tepedeki karmaşıklığın sebebi Başkanlık sistemi.

Eskiden olsa Cumhurbaşkanı bu ekonomik durumun düzeltilmesi için iktidara uyarıda bulunurdu. Ama bugün böyle bir durum söz konusu bile olamaz.

Çünkü Başkan’ın kendisi de Ak partinin genel başkanı. Kendisi Ak partinin genel başkanı ve bundan dolayı da ekonominin kötü olduğunu onaylayacağını beklemek safdillik olur.

Siyasetteki belirsizlik devam edecek gibi gözüküyor.

Bir de ülkenin dış politikadaki durumu var, bir de onu ele alacak olursak daha da vahim bir tablo ortaya çıkacak.

Çünkü ihracat yapılan ülkelerle (10 ülke) yaşanan ‘büyükelçi krizi’ ise ülkeye katkı yapmasından ziyade ekonomiyi ve parayı korkutmaktan başka bir şey değil.

Çünkü para ya da ekonomi güvenli ortamları sever.

Güvenli ortam yoksa ekonomi de doğal olarak kötüdür.

Artık bazı Ak partili arkadaşlarımız da sanıyorum bu durumu daha iyi anlamaya başlarlar.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikDiyorlar ki…
Sonraki İçerikSoros nasıl ‘nefret objesi’ haline geldi? “Soros’un şubesi” olmak ne demek?
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz