Enflasyon 31 yılın en yüksek seviyesinde..

0

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ekimde aylık yüzde 0,9 artarak beklentileri aşarken, yıllık bazda yüzde 6,2 ile 31 yılın en yüksek artışını gösterdi

ABD Çalışma Bakanlığı, ekim ayına ilişkin TÜFE verisini açıkladı. Amerikalı tüketicilerin yaşam maliyeti, ekimde bir önceki aya kıyasla yüzde 0,9 arttı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen TÜFE verisinin, bu dönemde yüzde 0,6 artması öngörülüyordu. TÜFE, eylülde ise aylık bazda yüzde 0,4 artmıştı.

Ülkede TÜFE, ekimde yıllık bazda da yüzde 6,2 artarak beklentilerin üzerinde bir seyir izledi. Kasım 1990’dan bu yana kaydedilen en büyük yükselişi gösteren yıllık enflasyonun, yüzde 5,8 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. TÜFE, ekimde yıllık bazda yüzde 5,4 artmıştı.

Enerji, barınma, gıda, ikinci el araç ve yeni araç endekslerindeki artışlar ekimde tüketici fiyatlarındaki aylık yükselişte etkili oldu. Bu dönemde en yüksek artışı gösteren enerji endeksi, aylık yüzde 4,8 artarken, yıllık yüzde 30’luk yükseliş kaydetti. İkinci el araç fiyatları da aynı dönemde aylık yüzde 2,5 ve yıllık 26,4 arttı.

Gıda endeksi ekimde aylık yüzde 0,9 ve yıllık yüzde 5,3 yükselirken, barınma endeksi aylık 0,5 ve yıllık yüzde 3,5 arttı.

Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE ise ekimde aylık yüzde 0,6 artarak beklentilerini geride bıraktı. Çekirdek TÜFE’ye ilişkin piyasa beklentisi aylık yüzde 0,4 artması yönündeydi. Çekirdek enflasyon, yıllık bazda da yüzde 4,6 artarak beklentileri aştı. Ağustos 1991’den bu yana en yüksek artışı gösteren verinin yüzde 4,3 artması bekleniyordu.

Çekirdek TÜFE eylülde, aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 4 artmıştı. Analistler, ekim ayı enflasyon verisinin küresel tedarik zincirinde sıkıntıların yaşandığı bir ortamda enflasyonun gelecek yıla kadar yüksek seviyelerde seyredebileceğine dair yeni işaretler verdiğini belirtti.

ABD Başkanı Joe Biden, ABD’de açıklanan ekonomik verilere ilişkin değerlendirmede bulundu. İlk olarak düşüşünü sürdüren işsizlik maaşı başvurularına değinen Biden, ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısının 6 haftadır düşüş kaydettiğini ve göreve geldiğinden bu yana işsizlik maaşı başvurularının yüzde 70 azaldığını kaydetti.

Biden, ABD’de 31 yılın en yüksek seviyesine çıkan enflasyon oranına ilişkin ise “Enflasyon Amerikalıların cebine zarar veriyor ve bu eğilimi tersine çevirmek benim için en önemli öncelik.” değerlendirmesinde bulundu.

Fiyat artışlarında en büyük payın enerji fiyatlarında olduğuna işaret eden Biden, Ulusal Ekonomi Konseyi’ni bu maliyetlerin daha da düşürülmesi üzerinde çalışmak için yönlendirdiğini, Federal Ticaret Komisyonu’ndan ise enerji sektöründeki herhangi bir piyasa manipülasyonuna veya fahiş fiyat uygulamasına karşı harekete geçmesini istediğini bildirdi.

Biden, “Enflasyonun izlenmesi ve mücadele edilmesi için gerekli adımların atılması konusunda ABD Merkez Bankasının bağımsızlığına olan bağlılığımı yeniden vurgulamak istiyorum.” ifadesini kullandı. ABD’nin toparlanma sürecinde ilerleme kaydettiğini vurgulayan Biden, ancak yapacak daha çok işin olduğunu aktardı.

ABD 2022 mali yılına 165 milyar dolarlık bütçe açığıyla başladı

ABD 2022 mali yılına 165 milyar dolarlık bütçe açığıyla başladı

ABD federal hükûmetinin bütçe açığı, 2022 mali yılının ilk ayı olan ekimde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 42 azalarak 165 milyar dolar oldu.

ABD Hazine Bakanlığı, ekim ayına ilişkin bütçe dengesi raporunu yayımladı. 1 Ekim 2021’de başlayan ve 30 Eylül 2022’de sona erecek 2022 mali yılının ilk ayında federal hükûmetin bütçe açığı 165 milyar dolar olarak hesaplandı.

Federal hükûmet, geçen yılın aynı ayında ise 284 milyar dolarlık bütçe açığı vermişti. Böylece, bütçe açığı ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yaklaşık yüzde 42 azalış gösterdi. Bu dönemde bütçe dengesine ilişkin piyasa beklentisi, bütçenin ekimde 179 milyar dolarlık açık vermesi yönündeydi.

Hükûmetin gelirleri ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 19,4 artarak 283,9 milyar dolara çıkarken harcamaları yüzde 13,9 azalışla 448,9 milyar dolara geriledi.

ABD’nin bütçe açığı, 2021 mali yılında ise toplam 2,8 trilyon dolar olarak hesaplanmıştı ve federal hükûmet yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle ikinci en büyük bütçe açığını vermişti.

Moody’s’ten Türkiye’ye ‘mali çıpa’ övgüsü

Kredi derecelendirme kuruluşunun “Gelişen Piyasalar Görümümü” başlıklı raporunda, Türkiye’nin gelecek yıl yüzde 4,8 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, “Türkiye’nin mali çıpası ve ekonomik aktiviteyi destekleyen güçlü kredi büyümesi, kamu maliyesinin dayanıklılığını sürdürmesini sağlayacaktır.” ifadesine yer verildi. Demografik görünümün gelişen piyasalardaki bankaların performanslarına olası etkisinin de değerlendirildiği raporda, “Yaşlanan iş gücü, Doğu Avrupa ve Rusya’da bankaların karlılığını düşürecektir. Orta Asya ve Türkiye’deki bankalar ise genç ve artan nüfustan gelen kredi talebinden daha fazla yararlanacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Gelişen piyasalarda enflasyonist baskıların en çok Latin Amerika ülkelerinde ve Türkiye’de belirgin olduğu belirtilen raporda, enflasyonun Endonezya ve Çin’de sabitlendiği belirtildi.

Enflasyonun Rusya’da artarken, Hindistan’da ise düşmeye başladığı kaydedilen raporda, gelişen piyasaların büyük çoğunluğunda ekonomik aktivitenin 2022’de yeniden salgın öncesindeki seviyesine dönmesinin beklendiği bildirildi.

Moody’s raporunda, gelişen piyasalarda 2022’de ekonomik büyümenin bu yıla kıyasla daha düşük kalmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Gelişen piyasalarda gelecek dönemde sıkı finansal koşulların devam etmesinin beklendiğine işaret edilen raporda, bu piyasalardaki zayıf görünümdeki şirketlerin kredi gerilimi ile karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.

Raporda değerlendirmelerine yer verilen Moody’s Başkan Yardımcısı Ariane Ortiz-Bollin, “Gelecek sene (gelişen piyasalarda) kredi koşullarının dengelenmesi bekleniyor. Ancak yüksek kaldıraçlar ve kötüleşen finansal koşullar, daha zayıf gelişmekte olan piyasalar için kredi risklerini artıracaktır.” ifadelerine yer verildi.

Ortiz-Bollin, “Çoğu ekonomide enflasyon yavaşlayacak ancak artan gıda ve yakıt maliyetlerinden kaynaklanan riskler yüksek seviyede.” değerlendirmesinde bulundu.

Moody’s geçen hafta yayımladığı “Küresel Makro Görünüm 2022-23” başlıklı raporda Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminlerini yükseltmişti.

Kredi derecelendirme kuruluşu, Türkiye ekonomisi için 2021 büyüme tahminini yüzde 6’dan yüzde 9,2’ye, 2022’ye ilişkin büyüme beklentisini ise yüzde 3,6’dan yüzde 4,8’ye çıkarmıştı.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz