Erdoğan, ‘ihraç’ kartını kullanır mı?

0

Ankara Kulislerinde sürekli dillendirilen bir görüş var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kimi icraatlarından AK Parti’nin bazı milletvekilleri rahatsız, hatta bu rahatsızlıklarını kapalı grup toplantılarında dile de getiriyorlar.

Fakat kamuoyu rahatsız olan bu milletvekillerini hiçbir zaman öğrenememiştir. 

Çünkü “Kol kırılır yen içinde kalır” felsefesi hâkimdir.

Rahatsız olunsa dahi bu kendi içlerinde dile getirilmeli ve asla dışarıya yansıtılmamalıdır. Sorunlar aile içinde çözülmelidir. Medya yoluyla veya kamuoyu önünde asla AK Parti ve icraatları eleştirilmemelidir. 

AK Parti’de düne kadar hep bir bütünlük vardı, aykırı bir ses çıkmazdı. CHP’de ise tam tersi, nerede ne konuşulmuşsa anında dışarıya yansır ve basın yoluyla herkes öğrenirdi.

AK Parti kurucusu ve Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, medya üzerinden partisine yönelik yaptığı eleştiriler sebebiyle 2016 yılında ihraç edilmiş ilk önemli isimdi. 

31 Mart yerel seçimleri sonrası başlayan ve tekrarlanan İstanbul seçimleriyle ivme kazanan AK Parti’ye yönelik eleştiriler kamuoyunda artık duyulur oldu. Bunun öncülüğünü ise eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu yaptı. Davutoğlu, bulunduğu her ortamda Erdoğan başta olmak üzere AK Parti’nin icraatlarını sert sözlerle eleştiriyor. 

Açılan bu yola yeni katılanlar da var. İşte onlardan biri de AK Parti’de 4 dönem milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı yapan Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu eski başkanı Ayhan Sefer Üstün. MHP ile yapılan ittifakı eleştiren Üstün, AK Parti’de kendilerinin değil Doğu Perinçek’in söylediklerinin dinlendiğini savunuyor.   

AK Parti’de genel başkan yardımcılığı ve Manisa milletvekilliği yapmış Selçuk Özdağ’ı da eleştirenler arasına katmak gerekiyor.

Hâlihazırda parti içinde aktif siyaset yapan bir isim daha var; AK Parti İstanbul Milletvekili ve MKYK Üyesi Mustafa Yeneroğlu, “AK Parti’nin kuruluş bildirgesinde en fazla üzerinde durulan kelimeler özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi. Müreffeh ve güçlü Türkiye ancak özgür ve eleştirel ortamda geliştirilebilir. AK Parti’nin özgürlükçü, reformcu ve yenilikçi ilkeleri günümüzün de olmazsa olmazıdır” diyor.

Birden fazla yeni parti kurma çalışmalarının devam ettiği biliniyor. Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve son olarak bu kervana katılan CHP’den ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün destek vereceği belirtilen Ali Babacan AK Parti’den istifa etmişti. Ancak Davutoğlu, parti içinde muhalefetliğine devam ediyor. 

Diğer isimler de. 

En son Financial Times’a konuşan Davutoğlu, “Başkanlık sistemi Türkiye’nin temel yapılarına zarar verdi” dedi ve ekledi: “AK Parti bir zamanlar adalet, özgürlük, düşünce ve ifade özgürlüğüne değer verirdi. Ancak son üç yılda gözlemlediğim kadarıyla hayatımız boyunca saygı duyduğumuz bu temel değerler göz ardı ediliyor.”

Peki, Erdoğan, parti içinden gelen bu eleştirilere ne kadar daha sabreder?

AK Parti’de eleştirmeye başlayan bu isimler için ihraç mekanizmasını çalıştırır mı?

Şimdiye kadar isim vermeden eleştiren Erdoğan, bundan sonra açık isim vererek muhatap almaya başlar mı?

Bazı isimler için ihraç mekanizmasını çalıştırarak partiden kopmaya yakın isimleri elinde tutabilir mi?

Davutoğlu ihraç edilmeden istifa edip parti kurar mı, yoksa ihraç edilmeyi mi bekler?

“Birileri parti kuruyormuş, şunu yapıyormuş, hiç bunları kafanıza takmayın. Bu tür ihanetlerin içinde olanlar bu işin bedelini de ağır öder” diyen Erdoğan’ın bedelden kastettiği partiden ihraç olabilir mi?

Buna benzer sorular çoğaltılabilir. Cevapları, elbet zaman içinde ortaya çıkacaktır.

Rahmetli Demirel’in “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir” sözü geçerliliğini hala koruyor. Erdoğan’ın ihraç kartını kullanması halinde partiden kopuş olur mu veya hangi ölçüde olur; bunu ancak uygulandığında görebiliriz. Şimdiden kestirmek güç görünüyor.

Erdoğan’ın önünde duran birinci öncelik ise kabine revizyonu. Ya Kurban Bayramı öncesi veya sonrasında gerçekleşebilir. 

Dar mı olacak yoksa geniş ölçekli mi olacak?

Merkez Bankasının başkanını değiştiren Erdoğan, Maliye ve Hazine bakanını da değiştirir mi? Muhalefet bu değişikliği ısrarla istiyor.

Erdoğan’ın satranç tahtası üzerinde yapacağı her hamle, yeni parti kurmak için yola çıkanlara farklı hamleler yapmasının yolunu da açacaktır.

Eleştirilerin, parti içi muhalefetin zarar verdiğini gördüğü veya düşündüğü anda ise Erdoğan’ın ihraç kartını kullanmaktan çekinmeyeceğini düşünüyorum.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz