Felsefe Yazıları: ‘İnsanın Farkında Olmadığı Şey Onun İçin Yoktur’ 

0
Latest posts by İbrahim Yersiz (see all)

Maharaj; “Bilim isimler ve şekillerle, nitelik ve niceliklerle, kalıplar ve yasalarla uğraşır; o kendi yerinde pekâlâdır.  

Fakat hayat yaşanmak içindir; analiz için zaman yoktur.  

Karşılık anında verilmelidir- işte kendiliğinden olanın, zamandan bağımsız olanın önemi bundan kaynaklanır.  

Biz bilinmeyenin içinde yaşar ve deviniriz.”  

Ve “Bilinen, geçmişte kalandır” der. 

Bu belirlemeler genel anlamda doğrudur, ancak bu doğru olsa bile, bu bizim geçmişin bilgisiyle yaşadığımız gerçeğini yadsıyacak kadar değildir. 

Geçmişin bilgisi ise, tecrübedir ve biz böylesi bir tecrübeye sahip olduğumuz için şimdiyi, yani anı bu kadar gözü pek ve cesur yaşayabiliyoruz.  

Öte yanda, anı yaşarken derin analizler yapamasak bile, geçmişin tecrübe mirasına sahip sahibiz.  

Bu sahiplik ise bir farkındalığa sahip olduğumuza işarettir ki, bu da bizi yalnızca yaşanmamış olana değil, olası gelecekte yaşayacaklarımıza karşı da bizi bir seçme şartına sahip kılmaktadır. 

Bunun adı tecrübedir. 

Zamanın tanımı ise işin doğrusu tüm bilimsel denemelere rağmen yeteri kadar açık değildir; daha doğrusu şimdilik bildiğimiz şey zamanın baştan sona insanların şeylerden çıkarsadıklarına dair bir kısım tanımlama olduğudur.  

İnsanların zamana dair tüm referansları şimdilik olaylardan ne çıkarsadıklarına göredir.  

Dolayısıyla insanların zamana dair tüm tanımlamaları şimdilik baştan sona şeylerden çıkarsınmış birer soyutlamadan başka bir şey değildir. 

İşin doğrusu zamanın ötesi veya berisi insanın akıl yürütme şekillerinden başka bir şey değildir. 

Zamanın olmadığı ise bir soyutlama değil, vakıadır, ancak bu şimdilik konumuzun dışında bir konudur. 

Biz gerçekte bilinmeyenin içinde yaşarıyoruz; ancak bu tecrübeye esas, seçme şartına bağlı öngörülen bir bilinmeyendir, zira bu bilinmeyenin içinde tecrübeye esas bir çeşit kanıtlama vardır. 

“Bilinen geçmişte kalandır” önermesi ise tecrübe edilmiş olana dair bir işarettir ki, bu da bir anlamda bilindiği var sayılandır.  

Tabi tecrübenin bir bilgi olduğu doğru olsa da bu yalnızca tecrübe edilmiş olanın tecrübe edildiğine dair bir bilgidir, yani bu tecrübe edilenin bilindiğine dair bir bilgi değildir.   

Kendiliğinden olan, kuşkusuz şeylerin devingenliğidir, bizlerde bu devingenliğin birer parçasıyız, içinde veya dışında değil, onun bir parçası, bütünleyeniyiz. 

Ancak zamanın dışında sözü soyut bir telakkidir, çünkü insan şeyleri baştan sona şeylere göre almaktadır, yani insanların tüm telakileri baştan sonra belirli şeylere dairdir, zamanda bu kıyaslardan istisna değildir; yani insanlar tanımlamalarını elbette olaylardan çıkarır, ama zamanda bu tanımlamaların bir parçasından başka bir şey değildir.  

Dolayısıyla insanın dışında, insandan öte bir zaman telakkisi insana herhangi bir şey ifade edebilir olmaktan uzaktır. 

Yani insan zamana dair tanımlamalara girse de o tanımlamalar kendisinin dışında, kendisinden bağımsız herhangi bir kıyas veya metafor değildir; çünkü insan fark ve farkındalıkla yaşıyor, farkında olmadığı şey onun için yoktur. 

Ama bu onu fark edinceye kadardır, yani insan bir şeyi fark etmeyene kadar o şey onun için yoktur. 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz