Gerçek hayat & Sosyal medya

0

Gerçek hayat ve sosyal medya arasında geçen yaşantılar denge gerektiren bir hal aldı. Denge kurmak için de yeni yollar aramaya başladık. Peki, gerçek hayat ve sosyal medya arasında nasıl bir denge kurabiliriz, hangi yolları deneyebiliriz?

Uzmanlar sosyal medya konusunda bireyleri uyarıyor çünkü sosyal medya kullanımı bağımlılık yaratabiliyor. Bu durumdaki bireyler ciddi kişilik bozukluğu, stres, kaygı gibi psikolojik sıkıntılar yaşayabiliyor. Bu anlamda teknoloji iyi sonuçlar yarattığı gibi kötü sonuçları da beraberinde getiriyor.

Öyleyse bağımlı olmadan internetin ve sosyal medyanın faydalarından nasıl yararlanabiliriz?

Öncelikle gerçeklikten uzaklaşmadan ve kopmadan ilerlemek gerekiyor çünkü sanal dünya insanların gerçeklik algısıyla oynayabiliyor. Sosyal medyada yarattığımız dünyalar ”-mış gibi” etkisi yaratak öyleymiş gibi, zenginmiş gibi, güzelmiş gibi algılar ile insanları büyülüyor. Tüm bu -mış gibi olma çabası da insanların dengesini bozuyor ve insanları yalnızlaştırıyor. Kendini olduğundan farklı gösteren ve olmak istediği kişi gibi kimlik inşa edenler gerçek hayatta kimseyle etkileşime girip bu algıyı bozmak istemiyor. O yüzden sosyal platformları olmadığımız bir kimliğe bürünmek için değil haber almak için kullanmak gerekiyor.

Eğer bu kimliğe bürünmeye ve olmadığımız bir kişi gibi davranmaya çalışırsak bu psikolojimiz için ağır sonuçlar yaratabiliyor. Sahip olmadığımız şeylere sahip olmayı bekliyoruz ve bu durum hayal kırıklığı yaratıyor. Üstelik zamanla bu kimliğe biz de inanmaya başlıyoruz. Bunu yapmamızın temelinde de insani güdüler yatıyor çünkü takdir edilmeye, kabul görmeye ve beğenilmeye ihtiyaç duyuyoruz. Sosyal medya bu ihtiyaçları gidermede bir araç olarak kullanılıyor. Örneğin fotoğaf paylaşıyoruz ve beğeni alıyoruz… Bu da zamanla bir bağımlılığa dönüşüyor.

Ortalama günde 3-4 saatimizi sosyal medyada geçiriyorsak bu bir soruna işaret ediyor.

Sosyal medya bağımlılığı

Sosyal medya geniş bir kavram yani içerisinde birçok şey barındırıyor. Örneğin Facebook, Twitter, İnstagram, Linkedin, Youtube, Podcast, Telegram, Whatsaap gibi…

Bu platformların her biri çok önemli çünkü bilgi almaya, eğlenmeye, haber edinmeye ve birçok konuda fayda sağlamaya yarıyor ama her şeyin fazlası nasıl zararlıysa bu durum sosyal medya için de geçerliliğini koruyor. Sosyal medyayı da fazla kullanmak zamanla bağımlılık yaratıyor. Hepimiz gün içinde az ya da çok sosyal medya ile etkileşime giriyor ve bu yüzden de bağımlı olup olmadığımızı anlayamıyoruz.

Peki, sosyal medya bağımlılığının belirtileri nelerdir?

Sürekli çevrimiçi olmak isteyen ve sosyal medya araçlarını yoğun bir şekilde kullananlar bağımlı olabiliyor. Örneğin arkadaş çevresindeyken dahi sosyal ağlarla ilgilenenlerin çok dikkatli olması ve yüz yüze iletişim kurmaktan uzaklaşıp uzaklaşmadığını iyi düşünmesi gerekiyor. Eğer ikili ilişkiler zedeleniyorsa ve internet yokken huzursuzlanma varsa da bağımlılığa işaret edebiliyor. Bu noktadan itibaren her anın sosyal medyada paylaşılıp paylaşılmadığı önemli bir hal alıyor. En önemlisi de sosyal medyadaki insanlarla kendi hayat şeklimizi ne ölçüde kıyaslıyoruz, diye kafa yormak mühim bir durum oluyor.

Bu belirtilerden biri ya da birkaçı varsa sosyal medya bağımlısı olabiliriz. Bu tedavisi mümkün bir durumdur. Bireysel önlemler alınmalı eğer yetersiz kalırsa bir uzmana başvurulmalıdır.

Kaynakça:

https://www.buseterim.com.tr/tr/iyi-hisset/saglik/sosyal-medya-ve-gercek-hayat-arasinda-denge-kurmanin-yollari

https://www.siberay.com/sosyal-medya-bagimliligi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz