Gökten üç elma düştü

2

Soru basit:

NATO üyeliği için Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan muhtıra bir başarı mıdır?

Yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir Pirus Zaferi midir? 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre “Türkiye açısından diplomatik bir zaferdir.” 

Muhalefete göre ise diplomatik bir rezalet.

‘Özgür Basın’a göre Türkiye masaya yumruğunu balyoz gibi vurmuştur.

Başkan Erdoğan, yine dünya lideri olduğunu göstermiştir.

Sözüm ona ‘muhalif basın‘a göre de iktidar yine sözünde duramamıştır.

Peki bizler kime inanacağız?

Muhtıranın maddelerine girecek değilim çünkü konunun uzmanı yazarımız Serkan Yıldız, tane tane anlatmış yazısında.

İsveç ve Finlandiya daha şimdiden iade konusunda ‘kanunlar ne diyorsa ona uyacaklarını’ beyan etmeye başladılar.

Onlara göre özgür olan hukuk bize göre bağımlı.

Onların ‘terörist’ dediğine biz ‘terörist’ demiyoruz.

Bizim ‘terörist’ dediklerimize onlar ‘terörist’ demiyor.

İşte size 100 puanlık bir soru:

Bu durumda orta yol nasıl bulunur?

Muhtıra metni tam bir muamma.

Uygulanmaması halinde Türkiye’nin bu iki ülkeye yönelik nasıl bir yaptırımı olabilir ki.

Neticede İsveç ve Finlandiya NATO üyeliğini garantilediler.

İç piyasaya sadece şu söylenir:

İsveç ve Finlandiya verdiği sözleri tutmuyor, altına imzasını attığı muhtıra metninin maddelerini uygulamıyor.

Ey İsveç!.. 

Ey Finlandiya!..

Sonuç sıfır.

İstatistik bir vaka gibi.

Kimi 6 görür kimi 9.

Baktığınız nokta önemlidir.

Bizim iktidar ile muhalefetin bakış açıları gibi.

İç siyasete 9 rakamını satan iktidar, aynı rakamı dışarıya 6 diye pazarlıyor.

İstenildiği kadar havanda su dövülsün.

Kısır bir döngü.

Film buraya kadarmış!..

Yine bir hikâyenin sonunda gökten üç elma düştü. 

Biri Türkiye’ye, biri Finlandiya’ya, biri de İsveç’e.

Tek fark, bize düşen elmanın tadı biraz ekşi gibi.

Oda işin lezzet anlayışından olsa gerek.

Önceki İçerikAnkara’da sağanak.. 1 kişi hayatını kaybetti
Sonraki İçerikAKP Ne İç Politikayı Götürebiliyor Ne De Dış Politikayı 
1978 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv ve Sinema Bölümü mezunu; Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu; Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu. 2001 yılında gazetecilik hayatına başladı. Erzurum'daki yerel gazetelerin çeşitli birimlerinde 3 yıl çalıştıktan sonra Diyarbakır ve Ankara'da Parlamento Muhabirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda 11 yıl gazetecilik yaptı. 2017 yılından itibaren ise Ocakmedya'da yazmaya başladı. Halen Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.

2 YORUMLAR

  1. ülkenin başı tabanca gibi.denir ki tabanca kılıfından çıkınca patlaması gerekir.
    bizimkinin tabancası devamlı çıkıyor ama patlamadan tekrar kılıfa giriyor.
    acaba neden diye merak ediliyor.
    kontrol ediliyor ki tabanca kuru sıkı.patlasa en azından ses çıkar muhatabı biraz tedirgin olur.
    kuru sıkı tabancayı patlatmayı bile beceremiyoruz.
    Biri yetmez ikincisi olsun
    İki yetmez üçüncüsü olsun
    Üçü yetmez dördüncüsü olsun
    Dört yetmez beşincisi gelsin
    en az 73 olsun diye ülkelerden terörist dediğimiz insanları istiyoruz.
    ama 35 fidanımızı şehit eden ülkesinde pkk ya büro açan putine ne de ülkemize katillerini gönderip muhalifini öldürüp bedenini bile yok eden katil salmana gıkımız çıkmadığı gibi kırmızı halıda karşılayıp uçağın merdivenlerine kadar uğurlayıp el sallıyoruz.

  2. Yabanci basinda cikan haberler hicte øyle yazmiyor zafer flan Yok nato iki uye kazandi bayden cikisinca isin rengi degisti øyle turkiye gibi yargiya emir yagdiramazlar iste Bizim bilmedigimiz yani burasi zaten hem isvec dis isleri bakani hemde fin basbakan yargiyi isaret etti bu gün Erdogan yine surec var geri døneriz desede o is bitti birde bu devlette diplomasi ingilizcesi bilen yokmu ?serkan yildizin tercumesi ni okumamislarmi da hala zafer cigliklari attiyorlar

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz