Gönüller’in Fethi

0
Mehmet Gündoğdu
Latest posts by Mehmet Gündoğdu (see all)

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

قال الله تعالى:

 اِذَا جَاءَ نَصْرُ اللّهِ وَالْفَتْحُ  وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فى دينِ اللّهِ اَفْوَاجًا  فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَوَاسْتَغْفِرْهُ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

 وَقاَلَ  رَسُولُ الله صَلَّى الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :

 لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ وَلَنِعْمَ الأَمِيرُ اَمِيرُهَاوَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ

Muhterem Müslümanlar

Şanlı tarihimiz, imanımızdan kaynaklanan, millî birlik ruhuyla kazanılmış eşsiz zaferlerle doludur. Bu zaferler, geçmişimizi süsleyen ve geleceğimizi aydınlatan çok önemli dönüm noktalarıdır. 

Tarih sahnesinde müstesna bir yere ve değere sahip olan ve 29 Mayıs 1453’ te gerçekleşen İstanbul’un fethi de, bu dönüm noktalarından birisidir. 

İslâm âleminde, Hz. Peygamberin işaretiyle farklı bir ilgi ve alâkaya muhatap olan İstanbul’u fethedebilmek amacıyla, Müslümanlar çok sayıda seferler düzenlemişlerdir.

İlki Hz. Osman zamanında gerçekleştirilen bu seferler sonucunda, Peygamber övgüsüne muhatap olmuş bu şehri fethetmek, cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’a ve onun ordusuna nasip olmuştur. 

Değerli Kardeşlerim

Bu fethin millî tarihimiz açısından ayrı bir önemi vardır. Bu mânâda İstanbul’un fethine özel bir anlam katan yukarıda okuduğum Hz. Peygamber’in şu hadis-i şerifidir; 

İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned IV, 325) 

Bu müjde, İstanbul’un fethini diğer fetihlerden ayıran bir özellik olarak öne çıkmaktadır.

İstanbul’u fethederek Rasûlullah’ın övgüsünü hak eden büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet, çıkardığı bir fermanla, özünü dinimizden alan Fetih ruhu’nu bir insanlık dersi olarak tüm dünyaya yeniden duyurmuştur. 

Mekke’nin fethinde ilk örneklerini gördüğümüz gibi, İslâm tarihi boyunca fethedilen yerlerde sergilenmiş olan örnek davranışların en güzellerinden birine İstanbul’un fethinde de şahit olmaktayız. 

Muzaffer komutan Fatih Sultan Mehmet, zaferi müteakip, kendisiyle savaşmış olan herkesi kayıtsız şartsız affetmiş, ayrıca, çıkarmış olduğu fermanla Bizans halkının hasret kaldığı can, mal, ırz ve namus güvenliğini teminat altına alarak, günümüze örnek olacak şekilde, sevgi, saygı ve hoşgörüye dayanan inanç ve ibadet hürriyetini tanımıştır. 

O, bu hareketiyle kendisini öven Yüce Peygamber (s.a.s.)’in izinden yürüdüğünü ve onun övgüsünü gerçekten hak ettiğini gösteriyordu. 

Muhterem Müslümanlar

Bilindiği gibi Rasûlullah (s.a.s.) Mekke’yi fethedince, “Bize ne ceza verecek?” diye bekleşen halka, “Bugün kınama günü değildir. Hepiniz hürsünüz ve serbestsiniz!” buyurmuş ve şehrin valiliğini, daha kısa süre önce müşrikken, Müslüman olan Attâb ibn Esid’e vermişti. (M. Hamidullah, Islâm Peygamberi, I, 292293) 

Fatih Sultan Mehmet han da Hz. Peygamber gibi davranarak, onun gösterdiği fetih anlayışını takip ettiğini gösteriyordu. Malazgirt meydan muharebesini kazanmış olan Sultan Alpaslan da aynı şekilde davranmış, mağlup etmiş olduğu düşman kumandanını misafir gibi karşılamış, onu serbest bırakarak ülkesine kadar emniyet içerisinde gitmesini sağlamıştı. 

Görüldüğü gibi İslâm kültüründeki fetih anlayışı, fethedilen yerlere huzur ve hürriyet bahşediyor, halkını gerçek kurtuluşa ulaştırıyordu. Aslında coğrafi fethin yanında gönüller fethediliyordu.

İstanbul’un Fethi’ni müteakip de hiçbir ayrım yapılmadan bu şehirde yaşayan herkese yardım eli uzatılmış, yoksullar gözetilip sosyal adalet yerleştirilmiş ve örnek yönetim anlayışıyla Bizans halkının öteden beri yaşamakta olduğu zulme son verilmiştir. Bu erdemli davranışla İstanbul’un fethine gönüllerin fethi de eklenmiştir. 

İstanbul’u geri almak için harekete geçen Bizans kuvvetlerine, öncelikle kilise önderleri ve şehrin yerli halkının karşı koymuş olması, bu fethin, Müslümanlara sadece Bizans topraklarını değil, Bizans insanının gönüllerini de açtığını net bir şekilde göstermiştir. 

Gerçek ve kalıcı fethin, gönülleri fethetmek olduğu bilinciyle hareket ederek, gelecek nesillerimizi kendi öz değerlerimizle donatıp, bu ruh ve anlayışa sahip olmalarını sağlamalıyız. 

Hutbemin başında okuduğum Nasr suresinin ilk bölümünde ;

Allah’ın yardımı gelip fetih gerçekleştiğinde”;  ayetinde zikredilen fetihin,  coğrafi  fetihten ziyade, gönülleri fethetmek olduğu şeklinde tefsiri yapılır. O zaman surenin devamı; 

“Ve insanların akın akın Allah’ın dinine girdiğini görürsün. Rabbine hamdederek şanının yüceliğini dile getir ve O’ndan af dile; şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir”. Buyurulur

Değerli Müminler

Allah Rasûlün’ün müjdesi olarak gerçekleşmiş olan İstanbul’un Fethi’nin yıldönümünü her yıl 29 Mayıs’ta büyük bir coşku ve heyecanla yaşıyoruz. 

Ancak sadece bu fetih yıldönümlerini kutlamak yetmez; bize düşen bir görevimiz daha vardır. “Fetih Ruhu”nu genç nesillere taşımak ve uğrunda yaşamaya değer kıymetlerin neler olduğunu onlara gösterebilmektir. 

Kaynağını İslâm’ın yüce değerlerinden alan fetih ruhu, bugün artık daha çok, bilgi ve inançla çalışıp üreterek, ülkemize ve insanlığa yararlı olmak; 

Demokratik bir anlayış ile insanları dili, dini, derisinin renginden dolayı ayırım yapmadan, ötekileştirmeden  birlikte yaşama şeklinde  algılanmalıdır. 

Bu vesileyle, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden fetih erlerini şehit ve gazilerimizle, ülkemiz için her türlü fedakârlığa katlanan ecdadımıza Allah’tan rahmet diliyor ve hutbemi Arif Nihat Asya’nın bir şiirini gençlerimize ithaf ederek tamamlıyorum.

Sen de geçebilirsin yârdan, anadan, serden…

Senin de destanını okuyalım ezberden…

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin dilde sen… Gönüldesin baştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini! 

Göster: kabaran sular nasıl yıkar bendini! 

Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini! 

Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın; 

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Kaynak: Diyanet Dergisi, Mayıs 2018, Seyit Ali TOPAL,” İstanbul’un Fethi,  Fetih Ruhu”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz