Güvercin Uçuverdi, Kanadın Açıverdi

0
Prof. Dr. Orhan Yılmaz

Güvercin hızlı ve uzun zaman uçabilen; kugurdama ya da dem çekme denilen özel sesleri çıkaran, kısa vücutlu, sık tüylü bir tür kuştur. Günümüzde dünyada en fazla ırka sahip hayvan türü güvercindir ve yaklaşık 800’den fazla güvercin ırkı bulunmaktadır.

Türkiye’de güvercin meraklılarının sayısı oldukça fazladır. Güvercinlerin barındırıldıkları yerler genellikle evlerin çatı katlarında olduğu için fark edilmez. Bir mahallede bile ummadığınız sayıda güvercin besleyen olabilir. Güvercin merakı adeta bir hastalık gibidir. Türkiye’de FB Eski Başkanı Aziz Şen ve Dünya Boks Eski Şampiyonu Mike Tysongüvercin besleyen ünlülere örnek verilebilir.  

Sık sık kumru ve güvercin tanımı birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Halk arasında “gugukçuk” olarak bilinen kumru, güvercinden daha küçük, zarif ve ince kuyrukludur. Güvercin ise daha iri, tombul, kuyrukları küt ve bol telekli bir kuştur. Kutup bölgeleri, bazı okyanus adaları, Sahra Çölü’nün iç kesimleri ve ılıman iklim kuşağının en soğuk bölgeleri hariç, güvercin dünyanın her yerinde bulunmaktadır.

Bazı sözlük ve ansiklopedilerde güvercin isminin kökeninin, Moğolca “kügercin” kelimesinden geldiği belirtilmektedir.  Eski Uygur metinlerinde “kögürçgün, kögürçken, kögürçün” biçimlerinde Divanı Lugatit Türk‘te ise “kökürçkün” olarak geçmekte, “kökürgkünleş” “güvercini ödül koyarak yarışa girmek” biçiminde bir de türevi bulunmaktadır. Anadolu ağızlarında bölgelere göre değişerek “goğercin, göğercin, güvercin” olarak adlandırılır.

Tabiatta ağaçlarda ve kayalık yerlerde bulunurlar. Meyveler, taneli veya çekirdekli tohumlarla beslenirler. Yılda 3-5 kez kuluçkaya yatar ve genellikle iki yumurta bırakırlar. Kuluçka süresi ortalama 17-18 gün olup, genellikle gündüzleri erkek, geceleri dişi kuş kuluçkada bekler, yavruları birlikte büyütürler. 

Yavrular yumurtadan gözleri kapalı, tüysüz ve çıplak çıkmaktadır. Bu dönemde oldukça çirkin görünümlüdürler. Yavru 3-4 haftalık olunca, kendi yiyeceğini kendi sağlamaya başlar. En uzun 30 yıl yaşamaktadırlar. Gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar ile güvercinlerin bilince sahip oldukları, az düşünebildikleri ve bazı çıkımlarda bulunabildikleri ortaya konmuştur.

Güvercinlerin diğer kuşlardan ayrılan 2 önemli özelliği vardır. 

İlk olarak güvercinler burun deliklerini suya batırarak, suyu emerek içerler. Güvercinler burun deliklerini de suya daldırırlar ve yemek borusundaki kasların yardımı ile vakum oluşturarak aynı memelilerde olduğu gibi suyu emerek içerler. Bu özellikleri nedeni ile güvercinlerin içecekleri su kaynaklarının ya da su kaplarının gaga ve burun deliklerini daldırabilecekleri derinlikte olmaları gerekir

İkinci olarak yavrularını “kuş sütü” ile besleme davranışları yer almaktadır. Bu nedenle kültürümüzde yer alan “Sofrada bir kuş sütü eksik idi” tabiri ile bahsedilen kuş sütü, bu süttür. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra yaklaşık bir hafta süre ile bu salgı ile beslenirler. Daha sonra ana ve babalarının kursaklarında öğüttükleri yarı sindirilmiş besinle beslenmeye geçerler. Kursak çeperinden salgılanan bu besleyici maddenin bileşimi memelilerdeki süte oldukça yakındır. 

Güvercin türü konusunda akademik çalışmalar yaparken gerçekleşen çok güzel bir anımı anlatmak istiyorum. Çok hayırlı bir çalışmaya katkım oldu.

2015 yılında emekliliğini Muğla, Dalaman’da yaşayan bir iş insanı aradı. Çocukluğundan beri güvercin yetiştirmek istediğini, ancak iş yaşamında buna fırsat bulamadığını, kendisine bir miktar güvercin temin etmemi rica etti.

Ben iş adamına “Türkiye’deki bütün güvercin ırklarını sizin villanızın bahçesinde inşa edeceğimiz bir kümes kompleksinde toplamak ister misiniz? Bir ülkenin bütün güvercin ırklarının bir arada olduğu başka herhangi bir ülke dünyada yok. Bu ilk olur, bunun onuru da size ait olur” dedim. Kabul etti.

Güvercinlerin yaşayacağı bölmelerin planlarını çizdim, inşaatını takip ettim. Sonra Türkiye’nin birçok bölgesine giderek, 78 farklı ırktan güvercin buldum, getirdim. Bir kısmını bağış bir kısmını da para ile temin ettim. Gerçekleştirilen bu proje dünyada alanında bir ilktir.

Güvercinler çeşitli şekillerde sınıflandırılırlar. Uzun gagalı-kısa gagalı, paçalı-paçasız, tepelikli-tepeliksiz gibi sınıflandırmalar yapılmakla birlikte en çok tercih edilen yetiştirilme amacına göre yapılan sınıflandırmadır. Güvercinler yetiştirilme amacına göre;

Süs güvercinleri: Dış görünüşlerinin ilginçliği ve güzelliği nedeni ile yetiştirilen güvercinlerdir. Baş üstünde takke, göğüste gül, bacaklarda paça gibi ilave özellikler, daha gösterişli kuyruk, göğüs gibi vücut parçaları, farklı ve ilginç göz ve telek rengi gibi özellikler nedeni ile tercih edilen güvercinlerdir. Süs için yetiştirilen güvercinlere Alabadem, Burmalı, Çiçi, Demkeş, Fırfırlı, Göğsüak, Hünkari, İçağlı, İskenderun, İstanbullu, Karakan, Ketme, Kızılbaş, Selçuk, Taklambaç, Tavuskuyruk, Yaşmaklı ırkları örnek verilebilir.

Dalıcı güvercinler: Bu güvercinler belirli bir yüksekliğe çıktıktan sonra, kendisine pırıltı (parıltı) gösterildiği zaman, hemen dalan güvercinlerdir. Yerde güvercin sahibinin, elinde tuttuğu beyaz renkli güvercini, gökyüzünde uçan güvercine göstermesine pırıltı ya da parıltı adı verilir. Dalıcı güvercinlere Adana, Azman, Bango, Baska, Dolapçı, Domino, Dönek, Kelebek, Mısırî, Ödemiş ve Yoz ırkları sayılabilir.

Filo uçucuları: Bu ırkın bireylerinde dalma, takla atma, dolap, çember dövme ya da dönme gibi özellikler bulunmaz. Bu güvercinler gökyüzünde toplu halde uçarak, hünerlerini sergilerler. Bunlar Ağ, Amberi, Bağdat, Baştankara, Bayramlı, Buludî, Burmalı, Çakçırlı, Çiçi, Dervişaliler, Fırfırlı, Halebî, İskenderun, İspir, İspir Bağdadi, İstanbullu, Karaperçemli, Karakuyruk, Keşpir, Kınıfırlı, Mazoni, Meverdi, Müsevvet, Nakışlı, Safra, Sırtıkızıl ve Yaşmaklı ırklarıdır.

Taklacı güvercinler: Adından da anlaşılacağı gibi, uçarken öne ya da arkaya takla atan güvercinlere verilen addır. Taklacı güvercin ırklarına, Çakçırlı, Çorum, Göğsüak, İçağlı, Ketme, Kızılbaş, Malatya, Taklambaç ve Van Yüksek Uçucusu örnek verilebilir.

Çember dövücüler: Bunlar havada bir çember şeklinde dönerken, aynı zamanda takla atan güvercinlerdir. Anadolu Çember Dövücüsü bu gruba örnek verilebilecek bir ırktır.

Makaracı güvercinler: Bu gruba giren güvercinler, havada kendi çevrelerinde dönerek süzülürler. Bu hareketleri bir makaraya sarılan ipe benzediği için, güvercinlerin bu hareketine makara, bu tip güvercinlere de makaracı denmiştir. Makara yaparken süzülmenin ölçüsü bir elektrik direği uzunluğudur. Standart bir makaracı güvercinin en az bir elektrik direği boyu süzülmesi gerekir. İyi yetiştiricilerin hedefi 3-4 direk boyu makara yapan kuşlar yetiştirmektir. Makaracı ırklara Alabadem, Bursa, Çakal, Mülakat, Oryantal ve Trakya Makaracısı sayılabilir.

Dönücü güvercinler: Bu güvercinler havada çeşitli dönüş manevraları yaparlar. Bu gruba Dolapçı, Dönek, Kelebek ve Ödemiş ırkları örnek verilebilir.

Ötücü güvercinler: Havada yaptıkları çeşitli hareketler ya da dış güzelliklerinden daha çok, çeşitli şekillerde icra ettikleri ötüş özellikleri ile ön plana çıkan güvercinlerdir. Ankut, Bayburt ve Kumru ırkları bu gruba giren güvercinlerdir.

Yarış (Posta) güvercinleri: Posta güvercini adıyla bilinen güvercinlerdir. Bu güvercinler, yetiştirildikleri yerden belirli bir uzaklığa bırakıldıktan sonra, belirli bir sürede eski yerlerini bulan güvercinlerdir. Bu mesafenin uzunluğu birkaç kilometreden, bazı uzun maraton yarışlarında, birkaç bin kilometreye kadar çıkabilmektedir. Bu güvercinlerde belirli bir renk ya da şekil standardı yoktur. Bu kuşlar tamamen uzun mesafe uçma ve eski yerini bulma özelliklerine göre yetiştirilirler. 

Yüksek uçucular: Kartal, şahin ve atmaca gibi yırtıcı kuşlar yüksekte uçtuklarından, güvercinler genellikle yüksek mesafeleri sevmezler. Yükseklere çıkarak uçmayı tercih eden güvercinlere yüksek uçucu adı verilir. Bu gruba Van Yüksek Uçucusu, Sırp Yüksek Uçucusu, Budapeşte Yüksek Uçucusu, Tippler sayılabilir.

Besi güvercinleri: Sadece besleme amacıyla yetiştirilen ve diğer uçma ve form gibi özelliklerine dikkat edilmeyen güvercinlerdir. King, Mondaines, Carneau gibi yabancı kaynaklı ırklar bu gruba örnek verilebilir.

Yazımızı “Güvercin uçuverdi (Misket)” Türküsü ile bitirelim.

Güvercin uçuverdi

Kanadın açıverdi

El oğlu değil mi

Sevdi de kaçıverdi

A benim hacı yarim

Başımın tacı yarim

Eller bana acımaz

Sen bari acı yarim

Güvercinim uyur mu

Çağırsam uyanır mı

Sen orada ben burada

Buna can dayanır mı

Densiz susuz olur mu

Dibi kumsuz olur mu

Ben mühtüye danıştım

Yiğit yarsız olur mu

Önceki İçerikMisafirhane
Sonraki İçerikFelsefe Yazıları: “Ben bir hiçim” 
1962 doğumlu. Tokat’ın Zile İlçesi’nden bir köylü çocuğudur. 1984 yılında Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü’nü bitirdi. 1997 yılında Birleşik Krallık, University of Aberdeen’de yüksek lisans, 2007 yılında Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü (zootekni bölümü)’nde doktora çalışmasını tamamladı. Mesleği ziraat dışında, Çerkezler ve Aleviler gibi diğer bazı sosyal alanlarda da amatörce akademik çalışmalar yapmaktadır. Kitap okumak ve motosiklet kullanmak özel ilgi alanlarıdır. “Hayvanları sevmeyen, insanları da sevmez” zihniyetli, hararetli bir hayvan sever ve hayvan hakları savunucusudur.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz