‘Hangi modustayız?’ diyor musunuz?

0

Sanıyorum Türkçesi stil ya da tarz olabilir. 

Hangi durumdayız da diyebilirim. 
Evet, hangi durumdayız diye sizler de düşünüyor musunuz? Ara sıra da olsa aklınıza geliyor mu, benim aklıma geliyor özellikle de kahve içip insanları ve akan hayatı ve hızlı döngü şeklinde olan koşturmacayı izlerken. 

Duayen gazeteci Fehmi Koru’yu ziyaret edip kendisiyle fikir teatisinde bulunduğumda Meclis Başkanı’nın aradığını ve adaylık konusundaki görüşlerini ifade ettiğini söylemişti, yazısında kendisi bunu okuyucularıyla paylaştığı için ben de rahatça ele alabilirim. 
Meclis Başkanı’nın Adalet Bakanı’nın ifadelerinin altını doldurma gayretine çok şaşırdım. Anayasa ortadayken verilen bir demecin altını doldurma gayreti ‘nasıl bir yönetim ve nasıl bir ülke’ sorusunu akıllara getiriyor. Ama sanırım bundan pek rahatsız olan yok. Olunsa, sanırım durum böyle olmazdı. 

Kimle konuşsam ekonomiden dert yanıyor…

Kimle konuşsam adam kayırmanın had safhada olduğunu söylüyor…

Acaba bu yeni bir durum mu demeden de edemiyorum. Neden mi? Çünkü şehirlerin trafiğine bakıyorum ve aslında halk nazarında da hukuka riayet edilmediğini görüyorum. Halk nezdinde trafik kurallarına uyulmuyorsa aynı halkın ‘adam kayırma’var diye şikayetlenmesi de garip.. 

Gelen zamlar, ekonomideki istikrarsız durum, siyasetin sanki sessiz politika yürütür gibi davranması, devlet terbiyesi dediğimiz gerçeklikten bir hayli uzaklaşılması ve korku ikliminin hala daha devam etmesi. Bütün bunlar aslında toplumun ne durumda olduğunu gözler önüne seriyor. 

İspanya’nın başkenti Madrid NATO toplantısına ev sahipliği yapacak. Başkan Erdoğan da bu toplantıya katılacak. Toplantıda İsveç ve Finlandiya konusu ele alınacak. Türkiye’nin bu konudaki görüşleri konuşulacak ve bakalım toplantı sonrası hangi açıklamalarda bulunulacak. Türkiye istediklerini alabilecek mi? 

Türkiye’nin haklı olduğunu düşünenler olabilir. Vardır da ama Türkiye’nin bakış açısı ve davranışları NATO üyesi diğer ülkeler tarafından samimi bulunmuyorsa orada bir sorun var demektir. 

Ama vatandaşın derdi NATO zirvesi değil, vatandaşın derdi ekonomi, geçim sıkıntısı ve ülkenin nimetlerinden aşırı şekilde faydalanan Araplar…

Gidişattan rahatsız olmayanlar nasıl bir zihni durağanlık içinde olduklarının farkında değiller. Zihinlerini kiraya verdikleri için bu durağanlığı yaşıyor. Bu durağanlık onları daha muhafazakar yapıyor ve ayrıca yaşlanmalarını da hızlandırıyor. 

Zihinsel yaşlanma ve durağanlaşma gözlere yansıdığı için de hemen tanıyabiliyorum. Çünkü onlar için sorular da belli cevaplar da. 

Hayattan, dünyadan ve gençlerin beklentilerinden uzak bir şekilde anlamsız anlamsız bakıyorlar. 

Düşmanlar, dostlar, konuşmalar, beklentiler ve hayat gayesi hepsi aynı ve durağan. 

Neden mi gençler ülkeyi terk ediyor? Bu yüzden. 

Neden mi Avrupa standartlarına uyum sağlamadan koptuk? İşte bu yüzden. 

Salıverilmiş modustayız. 

İşler nasıl ilerliyor? Salıverilmiş halde. 

Ama işin kötü tarafı da zamanın geçmesi. 

Zaman akıyor ve bu akış içerisinde hayat ellerimizin içinde değil. Çünkü toplumsal salıverme bireysel salıvermeyi tetikliyor. 

Hangi modustayız diye sormamın sebebi de bu… 

Acaba farkında mıyız? 


Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikBir Medeniyetimiz Neden Yok?
Sonraki İçerikİktidar cephesinin muhalefete bir şey yapması gerekmiyor, o işi muhalif medya ve örgütler üstlenmiş görünüyor…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz