HDP Eş Genel Başkanı Temelli: İktidarın ayakta kalmasının yegane yolu savaş çığırtkanlığı

0

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Van’da konuştu. “Bu ülkenin yargıçları Cumhurbaşkanının önünde cübbelerini iliklemeye kalktılar.” diyen Temelli, şunları söyledi:

“O denli vesayet altındalar ki ilik arıyorlar cübbelerinde. Ama bundan da kötüsünü gördük. Yakalarına AKP rozetini taktılar, AKP ilçe teşkilatı gibi hüküm verdiler. Tüm yargıçlara sesleniyorum: Cesaretli olun, iktidarın değil halkın hizmetinde olun. Adalet konusunda sizin atacağınız ufacık bir adım bile çok büyük katkı sağlayacaktır. Ama siz bu adımı atmazsanız bu suça ortak olursunuz, bunun vebali büyüktür. Gelin bu adaletsizliğe son verin. Bağımsız ve tarafsız yargının gereklerini yerine getirin. Yaptığınız şey bu ülkeye kötülüktür.

Tüm kamu görevlilerine sesleniyorum, sizler Erdoğan’ın işe aldığı personel değilsiniz, AKP teşkilatının üyeleri değilsiniz. Sizler bu halka hizmet edecek kamu görevlilerisiniz. Bu halk sokağa da çıkar başkanını da arkadaşlarını da alkış. Bu halka ‘alkışlama’ diye talimat veremezsiniz. Demokratik bir ülkede en doğal hakları bu şekilde yasaklarsanız suç işlersiniz. ‘Bu ülkede demokrasi mi var’ diyeceksiniz. Evet yok ama biz bu ülkeye demokrasi getireceğiz. O zaman da bu suça ortak olan herkesten hesabını soracağız. Adaletli bir yargı mekanizmasında bu suça ortak olan herkes hesap verecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu iktidarın sonu yakın, faşizmin sonu yakın.

Daha dün gece 3 buçuk milyar dolarlık bir anlaşma daha imzalandı; Amerika’dan Patriot füzesi aldılar. Daha önce Rusya’dan S400 şimdi Patriot. Sana kim hava saldırısı düzenliyor da Patriot alıyorsun, S400 alıyorsun? Türkiye’ye yönelik bir tehdit mi var? Hayır yok. Ama iktidarın ayakta kalmasının yegane yolu bu savaş çığırtkanlığı. Eğer bir yerde savaşa silaha bu kadar kaynak gidiyorsa halkın payına da yoksulluk, işsizlik kalır.

Erdoğan çıkmış ‘çözüm mözüm yok, kimse bizden bir şey beklemesin’ diyor. Dün söyledim, bugün de tekrar ediyorum. Senden bir şey beklediğimiz yok, gölge etme başka ihsan istemez. Bir an önce iktidardan gidersen inanıyorum ki bunu yapacağız, çünkü bir arada yaşamak istiyoruz, barış ve demokrasi istiyoruz. Sadece kendimiz için değil herkes için istiyoruz. Suriye halkları, Irak halkları için Avrupa’daki yoldaşlarımız için de istiyoruz.

Bu ülkeye demokrasi ve huzur gelirse, Ortadoğu’ya da barış gelir. Bugün kalkmış yine Rojava’ya saldırı planlarını anlatıyor. Şimdi Rojava’yı diline doladı. 24 Haziran seçimlerinden önce Kandil Kandil diye insanları birbirine düşman ederken, Afrin’de her türlü talanın yapılmasına göz yumarken, ÖSO denilen çete ile Afrin’i bu acının ve zulmün içine sürüklerken şimdi aynı şeyi Rojava için, Fırat’ın Doğusu için konuşmaya başladılar. Yıllardır söyledik, Fırat’ın Doğusu Batısı’nda, Afrin’de, Suriye’nin Kuzeyi ve Irak’ta yaşayan halklar bizim akrabalarımız, bizim kardeşlerimiz.

Şimdi kurtulma zamanıdır, birlikte olma zamanıdır. Bir kez daha dile getirmek istiyorum. HDP’yi, bu halkı yok sayarak görmezden gelerek bu zulümden kurtulamazsınız. İktidar ancak ve ancak HDP’yi düşmanlaştırarak ayakta duruyor. Bir şeye karar vermeniz lazım. Tüm muhalefete, demokrasi güçlerine sesleniyorum, ya bu iktidarın düşüncesine artık bir şeye karar vermelisiniz. Ya bu iktidarın düşüncesine tutsak olacaksınız ve HDP’yi görmezden geleceksiniz ya da HDP ile birlikte olacaksınız ve bu iktidarı iktidardan indireceksiniz. Başka da bir yol yok. Bize rağmen bizsiz bir gelecek tahayyülüne kendinizi kaptırmayın. Biz her şeye rağmen varız ve var olmaya da devam edeceğiz.

Korktuğu için zulmüne her geçen gün arttırıyor. Korkunun ecele faydası yok, çok kısa sürede bu kayyumlarınız ile çekip gideceksiniz. Korkuyorlar, halk sokağa çıkarsa ne olurmuş. Halk sokakta zaten, her gün sokaktayız, her gün alandayız. Korkmadığımızı defalarca gösterdik, binlerce arkadaşımızı cezaevine aldınız. 6 binden fazla arkadaşım ve yoldaşım şuan cezaevindeler. Neden? Demokratik siyaset içinde demokrasi ve barış mücadelesi verdikleri için. Sanıyorlar ki bu zulmü arttırdıkça biz susacağız, vazgeçeceğiz, diz çökeceğiz. Asla. Bugüne kadar baş eğdik mi, bugüne kadar diz çöktük mü? Bugünden sonra vazgeçmeyeceğiz, bugünden sonra sokaklarda olmaya devam edeceğiz. Hakkımızı arayacağız, hak mücadelesi vereceğiz, çünkü demokrasi ancak hak mücadelesi ile mümkündür. Demokrasi ancak hak mücadelesi verenlerin yan yana durması ile mümkündür. Bugün Türkiye’de bu korku iktidarı gemi azıya almıştır ki gazetecileri, siyasetçileri hakikati dile getiren herkesi tehdit etmektedir.

Televizyonda bir spiker bir yorum yaptı diye lince uğruyor. Korkmayın cesur olun, hakikati seslendirmeye devam edin. Bugün hakikati seslendirenler, yarın onurlu bir şekilde bu toplumun içinde olacaktır. Bugün korkanlar, bugün sessiz kalanlar, bugün bu iktidarın teknesine binenler, unutmasın yarın kimsenin yüzüne bakamayacaklar, hatta çocuklarının yüzüne bile bakamayacaklardır. Eğer geleceği kuruyorsanız, geleceği var ediyorsunuzdur, bu ancak ve ancak sizin bu onurlu duruşunuzla mümkün olacak. O yüzden hepinizi kutluyorum, hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Bu iktidar, Erdoğan iktidarı bu ülkede otoriter bir rejimi kalıcı hale getirmek için her yola baş vuruyor. Hukuk tanımazlık, adaletsizlik o denli had safhaya vardı ki AİHM kararını bile tanımıyoruz dediler. Bu karar önemli bir karardı, ki belki de Türkiye’de son umuttu. Hukuk devletinden kopmama anlamında, hukukun üstünlüğünü kabul etme anlamında son umuttu. Bu kararı tanımayarak Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine engel olarak son ipi de koparıp attı. Bu durum, ülkenin nasıl bir felakete sürükleneceğinin göstergesidir. AİHM’in kararı özellikle 18’inci maddede dile getirilen siyasetin engellenmesi, bir hak arayışının engellenmesidir. Biz de diyoruz ki biz de seni tanımıyoruz, eğer sen hukuku ve halkı tanımıyorsan biz de seni tanımıyoruz. Bunu da en güzel 31 Mart günü sandığa giderek oylarımızla irademizle tanımadığımızı çok net bir şekilde göstereceğiz.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz