Hüzün 9 Kasım’da başlıyor 10 Kasım’da artıyor

1
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Türk Dil Kurumu’nun açıklamasına göre hüzün, içsel duygulanım ve gönül üzgünlüğü anlamına geliyor.

Üzülmek, üzüntü içinde olmak da aynı anlamda ama hüzün sanki biraz daha uzun süreli gibi. Üzülürsünüz sonra bir an olur geçer ve yerini önce normallik sonra da içsel rahatlık alır ama hüzün öyle mi?

Hüzün sanki zamana yayılmış bir üzüntü hali. İçinden çıkarsınız ama biraz zaman alır. İçimi kaplayan hüzün de böyle.

9 Kasım gecesi başlıyor.

Sinagog saldırısı, 9 Kasım 1938 Almanya

9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gece yaşanan acı olayları anımsatıyor. Irkçı faşist Nasyonal Sosyalist Naziler Yahudilere ait evlere, işyerlerine ve hatta Sinagoglara saldırmışlardı.

O gece Yahudilere ait evler yakıldı, masum insanlar öldürüldü. İbadethane olmasına rağmen sinagoglara saldırıldı, yakıldı ve yıkıldı.

Bu yüzden bu tarihe Novemberpogrom adı verildi yani ‘Kasım kıyımı’. Bazıları bunu şiddet olarak tercüme etmeye çalışıyorlar ama bana göre bu, kelimenin tam anlamıyla bir kıyım.

Bu kıyımda 500 masum insan hunharca öldürüldü.

2000’e yakın sinagoga saldırı yapıldı, yakıldı, yıkıldı.

Yahudilere ait evler ve dükkanlar yağmalandı.

1933 yılında başlayan bu Yahudi düşmanlığı bir bakıma 9 Kasım 1938 gecesi planlı bir kıyıma dönüşmüştü.

En acısı da bu tarihten sonra 30.000 Yahudi çalışma kamplarına götürülmek üzere tutuklandı. Masum insanlar toplama kamplarında ölüme mecbur edildi.

1938 tarihinden üç yıl sonra da Yahudi soykırımı başladı. Tarihler 1941’i gösterdiğinde Yahudiler için acı bir dönem başlamıştı. 1945’e kadar 6 milyon Yahudi bu soykırımın kurbanı olacaktı.

9 Kasım bu yüzden bende derin hüzne sebep olur.

6 milyon insanın vahşice öldürülmesi faşist Naziler tarafından gerçekleştirilmişti.

10 Kasım’ı söylememe gerek yok.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatı.

Son söylediği kelime ‘Aleykumselam’ olan Gazi Mustafa Kemal’i anlayamayan yığın için değil hüznüm.

Gazi Mustafa Kemal’i anlamayan ve anlamadığı, bilmediği birine kin besleyen YOBAZLAR için değil benim hüznüm.

Hüznümün sebebi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamamış, onun yaptıklarını, yapmak istediklerini düşünmemiş olanların kendi bağnazlıkları, faşistlikleri ve statükocu düşüncelerini Atatürk’ü kullanarak dikte etmeye çalışmaları. Acısı da bunda kimi zaman başarılı olmaları.

Mustafa Kemal Atatürk sizin o zihninizdeki gibi tek taraflı bir kişi değildi.

Ne faşistti ne de statükocu.

Ne batı hayranıydı ne de din düşmanı.

Mustafa Kemal Atatürk şartlara göre davranan ve toplumsal iyilik adına kararlar veren biriydi.

Güncel tefsiri önemseyecek kadar İslam’a güvenen ve inanan ama dinci olmayan; o zamanki şartlarda toplumun bütünlüğü için bir hedef belirleyerek toplayıcı, kucaklayacak kavramları ortaya seren ama faşist olmayan biriydi.

Hüznüm onun isminin fütursuzca ve ahlaksızca kullanılmasına.

Sadece bu…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikKendi ahlakını düzeltemeyenler ahlak öğretiyor
Sonraki İçerikEmeklilere, memurlara, işçilere yeni müjdeler var; var da bunun sebebi ne ola?
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 Yorum

  1. Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkan ve neden kalktiniz o bir yahudi Yaresullullah diyen sahabeye o da bir insan cevabı veren kutlu peygamberi 10 Kasım gibi sığ bir zamana sığdırmıyor , kasımları değil asırları aşan bir yad ile anıyoruz.
    Okul cağlarımizda iki dakika boyunca saçma sapan siren sesiyle kıpırdamadan ,elif gibi , mum gibi dikilip , dar kalıpların içerisinde ataturku anmak çok nahoş bir görüntüydu.iyiki tuvalet esnasında (otururken) denk gelmiyor siren sesi. Ayağa kalktığı düşünsene , içinde patlar.Bu dayatma bu zorla anma ne zaman bitecek.
    Güzel komutan, askeri deha atam Atatürk’ü sirenle değil, fatihalarla anıyorum. Şehitlerimiz ve atama Rabbim gani gani rahmet eylesin.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz