Hüzün ve Gurbet

1
Latest posts by Psk. Dr. Ziya Doğan (see all)

Adını bile duymak istemediğim fakat her an maruz kaldığım, iki duygu durumunun adıdır: Hüzün ve Gurbet.

Mümkün olsa şu kavramları hafızamdan silip atmak istiyorum. Ama ne yazık ki mümkün değil!

Çektiğim hasretin, özlemin ve ayrılığın meyveleridir hüzün ve gurbet. Bir hayli zamanıdır yüreğimi içten içe kanatır dururlar…

Daha nereye kadar sürecek bu hazin durum?

Bilmiyorum!

İkisi de kuru kalabalıklar arasında yapayalnız kalmanın adıdır.

İkisi de kelimelerin gözyaşına büründüğü andır.

İkisi de tüm geceyi sancılarla geçirip doğacak olan güneşi beklemektir.

Ruhum en çok kırılgan dönemini bu duygu ile yaşıyor. Susturulmayan bir bebek gibi ağladıkça ağlar…

Hüzün, giderken arkaya dönüp bakmamaktır belki… Ama…

Belki emeklerin heba olduğu ve beklentilerin boşa çıktığı andır. 

Ya da tüm olumsuzluklar tarafından karabasan gibi çepeçevre esir alınan vakittir.

Bilmiyorum.

Belki de heyecanın tükendiği, sevincin bittiği, öfkenin zirve yaptığı mevsimdir.

Belki de çaresizlik girdabında boğuşmaktır ve sonra da anlaşılamayanlar arasında boğulmaktır… 

Belki de acılar yumağının bir başka adıdır hüzün ve gurbet.

Bilmiyorum.

Çekenler ancak bilebilir bu duygunun ağır yükünü.

Bildiğim bu iki duygu; kederin, sıkıntının, travmanın, incinmenin, kırılmanın, stresin ve deprasyonun iç içe sarmalandığı dikenli bir yoldur.

Hani bazen bağırmak istersin ya, sesin kesilinceye değin… Belki de odur hüzün ve gurbet.

Bazen başını ellerinin arasına alıp uzun uzun ağlamak istersin ya…

Bazen terki diyar eylemek istersin de gidemezsin ya…

Ve bazen de kendini hüzün yağmuruna bırakıp doya doya ıslanmak istersin. Gözyaşı zelzelesine maruz kalırsın…

Hüzün öylesine bir durumdur ki adeta “kıldan ince, kılıçtan keskin” bir yoldur.

Gitsen bin dert, kalsan bin dert…

Biliyorum, şuurlu bir hüzün aslında insanı hamlıktan kurtarır, olgunlaştırır. Ve fehmettim ki, ham idim hüzün beni pişirdi. Hâlâ pişirmeye devam ediyor. Demek ki hamlığım daha bitmedi.

Ey kalbim! Dünyevi tüm arzuları, beklentileri bir kenara bırakacak olgunlukta ve mertlikte misin? 

Hayat bir terazi… Bir kefesinde hüzün, ayrılık, yokluk, acı ve gözyaşı… Diğerinde sevinç, birliktelik, varlık ve mutluluk… Hayat, zıtlıklarla kaimdir.

Hüzün olmadan kalpler kör, diller lâl ve kulaklar sağırdır. Zira canlılığını yitirmiş bir ruhtan hangi hayatî fonksiyonu icra etmesi beklenebilir?

Gurbet de öyle… İnsana sevginin, muhabbetin, diyaloğun ve varlığın kıymetini öğretir.

Hüzün gurbetin kardeştir. Diğer kardeşleri de çile ve hicrettir.

Hüzün ve gurbet varlığın temeli, kalbin güç kaynağı hatta ve hatta varlık âleminin yükselen en fıtri kanunlarındandır.

1 Yorum

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz