İlişkilerimiz üzerine değerlendirme..

0

İlişkilerimizde genelde kendimize tek bir kimlik atfediyoruz. Sevgili isek sadece sevgili, eş isek sadece eş… Peki ya dostluk? İkili ilişkilerde dostluk kurulmadan, bu temel atılmadan ilişkiler yeterince sağlıklıdır diyebilir miyiz?

Her evlilikte ufak tefek çatışmaların olması olağandır. Olağanüstü olan ise bu çatışmaları büyütmek, anlam duygusunu daraltmak, bir amaç edinmemek olacaktır. Her insan farklıdır. Farklı ailelerden, farklı çevreden gelmiş, kendine has kişilik ve değer yargıları geliştirmiştir. Bu herkes için böyledir ve karşımızdaki insanın özelliklerini değiştirmeye çalışmak başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Bu farklılıklar köklü bir geçmişe sahiptir. Bunları değiştirmek üzerine yapılan kavga ve anlaşmazlıklar sonuçsuz kalmakla birlikte ilişkilere de büyük zararlar verecektir.

Bu noktada anlayış, çözüm odaklılık, birbirini dinleme, önyargısızlık gibi önemli özellikleri devreye sokmak ilişkinin geleceği için yerinde ve faydalı olacaktır.

Hayat zordur, yaşamak zordur ve biz bir insandan son derece kolay olmasını, kolay kararlar verebilmesini, kolayca ikna edilmesini ya da değişmesini bekleyemeyiz.

Çözüm

İlişkilerde ilgi en büyük iyileştiricidir. Herkes karşısındaki insandan az ya da çok bir ilgi bekler ve ilgi beklemeyen insan yoktur. Sadece bunu belli etmeyen insan vardır.

İlgi ise tek başına yetersizdir. İlgi ile beraber çaba göstermek de gerekir. İlgi bile tek başına çaba isteyen bir şeydir.

Önyargı geliştirmeden dinlemek ve anlamaya çalışmak gerekir. Önyargılar bizi yanlış teorilere götürür.

Eğer ilişkimizde bir sorun varsa ilk bilmemiz gereken şey bunun temelinde duygusal bir ihtiyacın yatıyor olduğudur. Örneğin sürekli mutsuz olması belki de bizden ilgi beklediğine işarettir.

İlişkilerimizde güç çatışması

İlişkilerimizin bazı evrelerinde yaşanması olası olan durumlardan biri de güç çatışmasıdır. Farklı cinsiyet, duygusal durum ve kimlik içerisinde olmak da durumu etkileyen faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda karşımızdaki kişiyi suçlayacak ”bana karışamazsın, benim dediğim olur, son sözü bu evde ben söylerim, dediğimi yapmazsan” gibi güç sergilemeye yönelik tavır ve davranışlar devreye girecektir. Bazen iyi niyet, düşünce içeren söylemler dahi olsa karşı taraf açısından tam olarak anlaşılamayacak ve beraberinde kırgınlık, kızgınlık, öfke gibi duyguları yaratacaktır. Özellikle evliliklerde bu durum ”sen çok değiştin, sen önceden böyle değildin” gibi söylemlerle de tetiklenecektir. Artık ilişkiler biz olmaktan çıkacak, ben ve sen çatışmasına dönüşecektir.

Çözüm

Doğru insanı bulmak değil doğru insan olmak gereklidir.

Sorumluluk sahibi ve disiplin sahibi olunmalıdır.

Değişim ve gelişime açık bir şekilde ilişkiler sürdürülmelidir.

Değişmekten korkmamak gerekir.

Güven duygusu kaybedilmeden önce önlem alınmalıdır.

Anlayış en önemli özellik olarak bu noktada karşımıza çıkar.

İlişkilerde memnun etmeye ve rahatlatmaya dönük olunmalıdır.

İlişkilere üçüncü kişiler dahil edilmemelidir.

Stres azaltmaya ve çözüm odaklı olmaya çalışılmalıdır.

Birlikte yapılacak etkinlikler üzerine kafa yorulmalı ve kaliteli zaman geçirmeye çalışılmalıdır.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz