İngilizler Çıldırmış

0
Latest posts by Levent Bilgi (see all)

Adamlar resmen kafayı yemişler. 

Sağlık bakanı Sajid, maliye bakanı Rishi daha bilmem kaç bakan pat diye istifa ediverdi.

Niye?

Başbakan Boris yalan söyledi diye.

Kardeşim manyak mısınız siz? Adam size yarı krallık vermiş, siz adam yalan söyledi diye istifa ediyorsunuz. Belki bir daha bakan da olamayacaksınız. Resmen çıldırmışsınız. O saltanat, o şöhret, para, makam, koltuk bir yalana feda edilir mi?

Hem Boris yalan söylediyse söyledi, o düşünsün size ne oluyor?

Ya bazı ülkelerde (neresi olduğunu biz bilemiyoruz) kıytırık bir müdür öyle bir yapışmış ki koltuğa, ne skandallar, yalanlar, dolanlar, israflar, para, rüşvet muhabbetleri tık ettirmiyor adamlara. 

O koltuktan nemalanan herkes de üç maymunları oynuyor.

İngilizler çıldırmış.

Neymiş efendim Boris yalan söylemiş.

Yahu yalan söylemeyi bilmeyen adamdan siyasetçi olur mu?

Bazı ülkelerde (bizim bilemediğimiz) tek ayak üstünde kırk yalan söyleyemeyen adamı siyasetçi yapmazlar.

Mesela benden siyasetçi olmaz. Yalan söylesem yüzüm kızarır. Şöyle okkalı yalanları hayatım boyunca hiç beceremedim.

Gençlik dönemi hatalar dönemiymiş. 

Gençliğimde ben de bir şeylere aday olmuştum. Bir konuşmamın arkasından bizden yaşça büyük tecrübeli bir siyasetçi abimiz dedi: 

“Senden siyasetçi olmaz.”

Canım fena halde sıkıldı, dedim niye abi:

Dedi, “Sen yalan söyleyemiyorsun. Kekeliyorsun, kızarıyorsun, beceremiyorsun .”

Dedim, “Zamanla öğrenirim. Herkes nasıl öğreniyor?” 

Dedi, “Yok. Yalan söylemek bir sanattır. Senin mayanda da o sanat yok.”

Şimdi neymiş Boris yalan söylemiş. 

Koskoca bakanlar patır patır bırakıyor bakanlığı.

İngilizler çıldırmış.

Bazı bizden uzak ülkelerde (adını ben de bilemiyorum) mafyanın biri çıkmış, şu adamla şunu yaptık, bununla şöyle bi iş tuttuk, filancı şu kadar aldı, falancı bu kadar verdi, şöyle bir şantajla hapishaneden çıktım diyor. Bunun belgelerini, ses kayıtlarını filan yayınlıyor. O ülkenin insanları bunu bir Netflix filmi gibi izleyip duruyor. Adı geçen adamlar da insanlara büyük büyük gülücükler ve öpücükler gönderiyor.

İngilizler çıldırmış.

Bir yalana tahammül edemiyor adamlar.

Keşke biraz biz de çıldırabilsek.

Önceki İçerikKöpeklerin Sınıflandırılması ve Bazı Kullanım Amaçları
Sonraki İçerikBugün Bayram mı?
(Özgeçmiş ve özgelecek) İzmir'in yokuşlu sokaklarında doğdu. Kuşadası'nın denizlerinde sonsuzluğun lezzetini tattı. İstanbul'da okudu. Ordu, Zonguldak, İstanbul, Şanlıurfa'da dersler yaptı. Hayatı, edebiyatı, Kur'an ve Risale (okumayı değil) çalışmayı önemsiyor. Bunların monotonlaştırılmalarına,sıradanlaştırılmalarına, dünyevileştirilmelerine karşı çıkıyor. Artık okuyarak değil, okuduklarımız üzerinde çalışarak, kafamızı çatlatırcasına düşünerek, tahkik ederek bir şeyler öğrenebileceğine inanıyor. Cenneti de cehennemi de önce bu dünyada görüyor. Varlığı, insaniyetini, duygularını ve düşünceyi önemsiyor. Artık nutuk, vaaz, ben en iyi bilirim zamanlarının bittiğine inanıyor. Hakikati eşit bir ilişki içinde; beraber, arayarak, bir masa etrafındaki çalışma grupları ile yakalayabileceğine, en azından hissedebileceğine inanıyor. Hayatı, dünyayı, varlığı, insaniyeti vs. anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Allah'ı, âlem-i gaybı ve ölümden sonrasını çok özlüyor ve merak ediyor.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz