İş çığırından çıktı.. Bu ülkede hukukun h’si yoktur

0

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis’te cezaevi hak ihlallerini ve gündemi değerlendirdi. “Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Cumhur İttifakı’nın denetimi altında ve insan hakları ihlallerini etkin, adil bir şekilde araştırmıyor.” diyen Gergerlioğlu, şunları söyledi:

“Sadece kâğıt üzerinde birtakım evrak gidiş gelişleri oluyor. Etkin bir sonuç alınmıyor ve bu yüzden hak ihlalleri konusundaki başvurular maalesef sonuçsuz kalıyor. Biz bu sonuçsuzluğu bitirmek için elimizden gelen tüm gayretle çalışmaya devam edeceğiz.

Ramazan Ayını bitirmek üzereyiz. Aziz mübarek Ramazan Ayı bitmek üzere ve Ramazan Bayramı geliyor ve insanlar memleketlerine gidecekler. Ancak benzin ve mazot fiyatlarındaki korkunç artışlardan dolayı şehirlerarası yolculuklardaki fiyat artışları had safhadadır. Ankara-İstanbul arası otobüs bileti 350 TL olmuş durumdadır. Diğer mesafelerde de astronomik artışlar söz konusudur. Neredeyse otobüs fiyatları, uçak fiyatlarını geçmiş durumdadır.

Vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumdadır. Kimisi bayrama gitmeyeyim, diyor. İktidarın vatandaşı düşürdüğü hal budur. Bunu çok net görmek gerekiyor. İktidarın kötü ekonomi politikaları zembereği bozmuştur. İş çığırından çıktı. Düzeltilecek bir hal kalmadı. Neresinden toparlamaya çalışsanız orası elinizde kalıyor. Nereye bir destek vermeye çalışsanız o dayanak noktası elinizde kalıyor.

Ekonomik çöküntü maalesef engellenemez bir haldedir. Herkes bu durumdan şikâyetçi. İşin doğrusu bu durumları gidermek adına iktidar 500 TL’lik banknot basımı hazırlığına girişmiş durumdadır. 500 TL’lik banknot ta bassanız 1000 TL’lik te banknot bassanız bugün uyguladığınız ekonomi politikalarının neticelerini önleyemezsiniz. 500 TL’lik banknot basacaksanız, benim önerim, banknotun üzerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın resmini yapıştırmanız olacaktır. Çünkü, ekonominin kitabını yazan birisi olarak 500 TL’lik banknotta da fotoğrafı bulunması gereken en birinci kişi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu da kendisine söylemiş olalım. Sırası geldiğinde, ben ekonominin kitabını yazdım, diyor ama vatandaşlar inim inim inliyor.

Biz cezaevine hamile bir şekilde girmiş kadınların sorunlarını gündem ediyoruz. Biz bu kadınların bırakılmaları gerektiğini söylüyoruz. Türkiye’nin dört bir tarafında bu tip ihlaller ile uğraşıyoruz. Türkiye’yi dolaştığımız zaman da bu ihlallere karşı mücadele ederken mağdur olmuş insanlarla karşılaşıyoruz. Bizim müdahilliklerimiz sonucunda bu mağduriyetlerden kurtulduklarını öğreniyoruz. Urfa’da hamile iken cezaevine konulan ve büyük zorluklar çeken bir hanımefendiye rastladık ve kendisi yardımlarımızdan dolayı cezaevinden kurtulduğunu söyleyerek bize teşekkür etti. Bunlar da bizim için mutluluk verici hadiselerdir. Bir gayretin sonucu daha sonra gülen bir yüzle, somut bir fotoğraf ile görmek benim için çok büyük bir mutluluktur.

2017 yılında kaçırılan ve 108 gün boyunca bilinmeyen bir yerde tutulan, işkence edilen, daha sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bırakılan bir kişi. Zabit Kişi isimli bir şahıs. Bize başvurdu. Bütün bu süreçler içerisinde kaçırılıp işkenceye uğradığını belirterek yurtdışından getirildiği esnada yaşadığı ihlallere ilişkin başvurularda bulunmuş. Mahkemede, yurtdışından kaçırılarak getirildiğini söylemesine rağmen, yurtdışından iade edildim, şeklinde mahkeme zabıtlarına geçmiş. Bütün bu sahte işlemlere karşı hâkim ve savcı hakkında işlemlere başvurmuş ancak sonuçsuz kalmış, suç duyurularında bulunmuş, sonuçsuz kalmış, HSK’ya başvurmuş, ret cevabı almış.

Geçtiğimiz ay, 18 martta 4-5 senedir süren mücadelesi maalesef olumsuz şekilde sonuçlanmış ve HSK, hâkim ve savcıların incelenmesi konusunda kesin ret kararı vermiş. Düşünün ağır bir işkenceye uğruyorsunuz, kaçırılıyorsunuz ve tüm bunları Mahkemede anlatıp suç duyurusunda bulunuyorsunuz, gereken işlemleri yapmayan hâkim ve savcıları ardından şikayet ediyorsunuz ancak sonuçsuz kalıyor. Ne demek, bu ülkede hukukun h si yoktur, zerresi yoktur, anlamına gelmektedir. Zabit KİŞİ, şu anda Birleşmiş Milletlere başvuracak ve Birleşmiş Milletler İşkenceyi Önleme Komitesi’ne başvuracak. Biz de bu başvuruları takip ediyoruz bir insan hakları savunucusu olarak, bana tüm safahati anlatmış ağır sağlık sorunları ile boğuşan öncesinde ağır işkencelere uğrayan ve 30 kilo kaybeden bu kişi şu anda da yargının kendisini ağır ihlallere uğrattığını söyleyerek bize başvuruyor, konuyu takip edeceğiz.

Osman Karakaya isimli bir profesör doktor bize başvurdu kendisi de yine evraklarında Kosova’dan kaçırılarak Türkiye’ye getirildiğini, herhangi somut ve hukuki bir suç bulunamamasına rağmen ağır bir şekilde cezalandırıldığını söyleyerek hukukun geri gelmesi talebinde bulunuyor ve çok ağır mağduriyetler yaşamış, A’dan Z’ye Zabit Kişi’nin yaşadıklarından ayrı bir olay değil, son zamanlarda kaçırılma ve işkence olayları Türkiye’de arttı bunlar aleni fütursuz bir şekilde yapılıyor.

Yurt dışından insanlar kaçırılıp Türkiye’ye getiriliyor, terörist ilan ediliyor, somut bir delil olmamasına rağmen ağır bir şekilde cezalandırılıyor, tüm başvuruların yolu kapatılıyor, tüm hukuksuzluklara rağmen maalesef ki bu alanda hiçbir işlem yapılmıyor, mutlaka Türkiye’ye bir gün adalet gelecek, ağır yerel mahkeme kararlarından sonra ya Anayasa Mahkemesi ya da AİHM’de adaletin sağlanacağına inanıyorum. Tüm bu Zabit Kişi ve Osman Karakaya gibi ağır ihlallerle dolu başvurularda adaletin tecelli etmesi çağrısında bulunuyorum ve bunları bu şekilde gündem etmiş oluyoruz.

Osman Kavala’yı hatırlatıyoruz. Aylardır, yıllardır hatırlatıyoruz. 5 yılı buldu, halen mahpus, şu anda yerel mahkeme ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, biz her hafta onu hatırlatıyoruz. Bu kararı da kabul etmiyoruz, Osman Kavala ağır bir şekilde haksız bir kararla mahkûm edilmeye çalışılıyor, siyasi bir karar olduğu apaçık belli Sayın Cumhurbaşkanı da yaptığı açıklamalarda ki tavırları ile karara müdahil olduğunu gösterdi. Osman Kavala günah keçisi olarak seçildi ve bütün iktidar hısımı üzerine çeken bir insan olarak haksız hukuksuz bir şekilde 5 yıldır cezaevinde olmasına rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi, kendisi ve 18 yıl cezaya çarptırılmış 7 arkadaşının haklarını savunmaya devam edeceğiz.

Şerif Mesutoğlu müebbet hapse mahkûm edilmiş bir yargı mağduru. Anayasa Mahkemesi’nin bir an evvel karar vererek bu insanın karartılmış hayatını aydınlatması gerekiyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın mağduriyeti de devam ediyor. Memlekette kime dokunsanız bin ah işitiyorsunuz, her mahkeme safahatı ve sonucu maalesef büyük hukuksuzluklarla bitiyor çünkü iktidar yargıya hukuksuzluk yap benim istediğim kararları ver talimatları veriyor.

Şanlıurfa’da Şenyaşar ailesini de ziyaret ettik, 420 güne yakındır adliye önünde adalet nöbeti tutan bir anne destansı bir direniş sergiliyor biz de kendisini ziyaret ettik, elini öptük ve kendisine desteğimizi bildirdik. Tam da o gün Yıldız ailesinden 4 tutuklama kararı çıktığı haberini aldık, düşünün 4 yıl boyunca bir anne adalet diyor adalet ortaya çıkmıyor ve en sonunda kendi büyük direnişi ile adliye önündeki direnişi ile sonunda 4 tutuklama kararı çıkabiliyor, ülkedeki hukukun faili bu. 4 yıl sonra zerre miktarında gelen bir karar, ne kadar üyük hukuksuzluklarla yaşatılıyor. Burada Emine Şenyaşar anneyi tebrik etmek gerekiyor destansı bir adalet nöbeti tutuyor en baştan itibaren kendisinin yanındaydık hepte yanında olmaya devam edeceğiz.

Yusuf Bilge Tunç 2.5 yılı geçti halen kaçırılmış, nerede olduğu bilinmeyen, ne dirisi ne ölüsü bulunan bir insan, kabul edilecek bir durum değil. Ağır bir yaşam hakkı ihlali en önemli hak ihlalidir o yüzden bunu yoğun bir şekilde gündeme getiriyoruz.

Yasin Ugan ve Gökhan Türkmen’in de ‘Biz kaçırıldık, işkence edildik ve bize zorla ifadeler imza atıldı.’ ifadelerini de unutmadan söyleyelim. Bunlar da kabul edilecek haller değil ve Türkiye’de ağır hak ihlallerini biz kimse görmese de gündem etmeye devam edeceğiz.

Gülistan Doku’nun maalesef bulunamama hali devam ediyor, ailenin büyük dramı devam ediyor, hiçbir gelişme yok aile feryat ediyor, Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulması girişimi maalesef kabul edilmiyor,

Hürmüz Diril eşi Şimoni Diril’in katledilmesi sonrası hala bulunamayan bir kişi biz bu kayıp kaçırılma hadiselerini her hafta anmaya devam ettik devam ediyoruz çünkü bir insanın canı mevzu bahis. Hürmüz Diril nerede yetkililere tekrar sormuş oluyoruz.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz