İslam ve İbadetler – Zekat/Vergi

0

Sevgili Gençler, kendini genç hissedenler ve ileride genç olup merak içinde yeni bilgiler öğrenmek isteyecek bugünün çocukları…

İslam ve İbadetler konusuna başladığımızdan beridir söylediğimi, tekrar ifade edeyim.

İbadetler; bireysel ve toplumsal olarak ikiye ayrılır. Bir de, her ikisini de kapsayanlar vardır.

İslam ve İbadetler konumuzun son maddesi: Zekat.

Zekat, bireysel bir ibadettir ama devletseldir.

Önce zekat nedir ona kısaca değinelim.

Zekat: Zengin olan hür kişilerin, kazanç sağlayıcı mallarından, bir yıl sonra vermek zorunda oldukları miktardır.

Zekatın dayanağı:

Ayetlerdir: ‚ Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin‘. (Bakara, 43); ‚ Namazı kılın; zekâtı verin‘ (Nur,56); ‚ Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a gönül hoşluğuyla ödünç verin‘ (Müzzemmil, 20)

Bugün itibariyle ele alınması gereken konular Nisap miktarı, Asli ihtiyaçlar ve zekat kime/kimlere verilir.

Nisap, asli ihtiyaçlardan sonra artan 80 gr’a tekabül eden altın, mal ve paradır. Buna asgari zenginlik sınırı da diyebiliriz.

Sorun ise; tarım toplumunun zengin dediği kişi, bugün yaşanan sanayi ötesi toplumun zengini midir?

Tarım toplumu hayat şartları ile sanayi ötesi toplumun şartları bu kadar farklılık gösterirken, biz zekat verme noktasında nasıl bir yol izleyeceğiz?

Bankalara kredi kartı ve konut kredisi borcu olan milyonlarca insan zekat vermek zorunda mıdır?

Bu ve benzeri soruların yanıtlarını tek bir kişi veremez. Çünkü bunların ayrıntılı hesaplanmaları gerekmektedir.

Asgari zenginlik konusu da tek başına ele alınacak bir konu değildir.

Neden mi?

Asgari zenginlik, asli ihtiyaçlarla beraber ele alınmak zorundadır da, o yüzden.

Asgari zenginliği belirleyebilmek için, asli ihtiyaçların neler olduğunu belirlememiz gerekir.

Tarım toplumu İslam’ını yaşarken asli ihtiyaçlar belliydi. İnsanların evleri kendilerine aitti. Yaşamlarını idame ettirecek mala sahip olunması gerekiyordu. Bunların üzerinde olan ve yıllanan (yani üzerinden bir yıl geçen) mallardan zekat gerekiyordu.

Bugün öyle mi peki? Hayır, değil.

Sıralayalım: Evi olmayanlar için ev kirası ya da konut kredisi, her evde ihtiyaçlar için bulunması gereken bir araç ve o aracın yıllık giderleri (vergi, sigorta, tamir), çocukları olanlar için okul giderleri, evde yaşayan bireylerin laptop, tablet ve cep telefonu masrafları ve onların aylık faturaları, yıllık izin ve tatiller için giderler, sosyal yapının bize dayattığı farklı farklı giyinme alışkanlığından dolayı yapılan giderler vb.

Bu giderlerden sonra artan yıllık mal ya da paranın üzerinden bir yıl geçmesi gerekiyor ve o maldan verilecek olan zekat.

Kabaca hesaplarsak; Bir ailenin, evi de kendisinin olması şartıyla ayda 5000 TL geliri ile asgari ihtiyaçlar sağlanabilir.

İşte bu miktardan artan ve yıllanan mal ve paranın zekatı verilmelidir.

Neden yıllanması gerekir:

Çarşamba günkü yazımda ele almıştım. İslam’da ekonomik direktifler yoktur diyenler olsa da, birçok ayet vardır ki, ekonomiyle çok yakından ilgilidir.

‚Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele‘. (Tevbe, 34)

‚Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline. O ki, toplamış ve onu sayıp durmuştur. (O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder‘. (Fecr, 1-3)

İnsanın en sevdiği şey malı biriktirmektir.

İslam ise, malın ve paranın biriktirilmesini değil, işleyen ekonomide kullanılmasını tavsiye eder. Yığılan mal ve para, ekonomiye zarar verir ve krizleri oluşturur. Bundan dolayı zekat ile yıllanan malların ekonomiye aktarılması sağlanmış olur.

Bir yıldan sonra üzerine daha da ilave olacağı için, o malın bir yıl sonraki meblağı hesaplanır ve zekatı gerekir.

Zekatın kime ve kimlere verileceği konusu da çok önemlidir.

İslam’ın gelmeye başladığı zaman ve daha sonrası, bizim anladığımız manada devlet sistemi yoktu. Medine zaten şehir devleti hükmündeydi. Daha sonra fetihlerle devletleşme süreci başlamış oldu.

Medine şehir devletini ve sonrasında devletleşme sürecini ele aldığımızda şunu görürüz:

Zekat, bağlı olunan devlete verilen bir vergidir.

Hz. Ebubekir’in, zekat vermeyenlerle savaşması ve onları zekat vermeye mecbur etmesi, bunun bir delilidir.

Devlet, birçok noktada vatandaşlarına hizmet sunar. Bu hizmetlerin karşılığında da vergi alır.

Bağlı olunan devletin sınırlarında yaşarken, devlete verilen vergi ile hem o hizmetlerin karşılığını hem de zenginliğe göre artan malın toplumsal payını vermiş oluruz.

Vergi kaçıranlar da, zaten ayette geçtiği gibi, mallarını-paralarını biriktirenler ve biriktirmekten haz alanlardır.

Zekatın vergi olduğuna itiraz edenler mutlaka çıkacaktır. Bu itirazların sebebi, zekatın rant (kazanç) olarak görülmesidir.

Dini cemaatler ve gruplar zekat toplayarak, rant elde ettikleri için itiraz etmektedirler. Ama bu itirazlar ilmi olmadığı gibi, İslam hukuk mantığından da yoksundur.

Kazançları gidecek olduğu için itiraz edecek olsalar da; Zekat vergidir ve vergiler de zekattır.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

Önceki İçerikABD Dışişleri Bakanı Tillerson: Çavuşoğlu’na Suriye’de güvenli bölge oluşturulmasını önermedim
Sonraki İçerik4 milyon nüfuslu Cape Town’da kuraklık.. Su kullanım hakkı kişi başına 50 litre
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz