İslami Sömürü Düzeni

2
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Şevki Yılmaz’ı içtenliğinden dolayı tebrik ettim

Herkes kendisine tepkili.

Kullandığı kelimeler yüzünden kendisine kızıyorlar.

Akit TV’nin Kürsü programına katılan Ak Parti eski milletvekili Şevki Yılmaz şunları söyledi: ‘Seçimlerine gelmeden AK Partisi kasanın ağzını açması lazım. Merkez Bankası’nda şu kadar dolarımız var diyorsunuz. Kime bırakacaksınız, bu hırsızlara mı?’

Rezerv halinde bulunan 700 ton altının ve Merkez Bankası’nda bulunması gereken rezerv dolarların yapılacak seçimlerde kullanılması gerektiğini belirterek çok tepki aldı.

‘Kime bırakacaksınız, bu hırsızlara mı?’ demese iyiydi ama demiş.

Şevki Yılmaz’ı 2004 yılının eylül ayında Türkiye’ye dönmeden tanımış ve sohbet etmiştim. Yedi yıl aradan sonda Türkiye’ye döneceği için çok mutluydu. Özellikle vurguladığı da ekonomiydi.

‘Ekonomi en önemli meselemiz, ekonomiyi düzelttiğimizde diğer sorunlar da çözülecek’ diyordu.

Aradan geçen 17 senede ekonomi düzeldi, Ak parti kadroları için ekonomi o kadar düzeldi ki hayat standartları tamamen değişti. Yetmedi esrar, eroin ve kokain işine de girdiler. Atalarımız boşuna dememiş ‘insan, mezara girip toprak göğüs kafesini doldurmadan doymaz’.

Doymadılar, doymayacaklar da.

Artık doyumsuzluğun adı hukuksuzluk ve keyfilik.

Doyumsuzluk maddi boyutu aştı ve manevi boyuta geldi. Dini değerleri değiştirip kendilerine uygun hale getirerek ‘Yeryüzü krallığı’ oluşturma gayretindeler. Tıpkı Mısırlı firavunlar gibi.

Belki hatırlayanlarınız vardır.

Milli Görüş medeniyetleri ikiye ayırırdı: Hak ve batıl.

Batıl medeniyetin kaynağı da Mısır’dı. Sebebi de insanlara zulmederek, onları kendi emelleri için kullanmaları ve böylece maddi güce ulaşmaları ve maddi gücü elde ettikten sonra da ‘ilahlık’ iddiasıyla yeryüzü krallığı kurmaları. Bu yeryüzü krallığı, maddi güçle birlikte ‘yeni bir din’ le desteklenerek oluşturulan ‘zulüm medeniyeti’ idi.

Aynı Milli Görüşçüler, suçladıkları ve kötü gördükleri bu yeryüzü medeniyetini kurmaya çalışıyorlar.

Şevki Yılmaz’ı tebrik etmemin sebebi de bu aslında.

Ne güzel söylemiş: Açık, net ve anlaşılır.

Halkın, vatandaşın parasını Ak partinin seçim çalışması için kullanın. Kesenin ağzını açın. Vatandaşın olan parayı sonuna kadar kullanın.

Kime bırakacaksınız?

Bu hızsızlara mı?


Çok doğru.

Hırsızlık devlet eliyle yapılınca hırsızlık olmuyor.

Devlet çalarsa hırsız olmaz. Bu da tıpkı Muaviye dönemi gibi.

İyi bari Şevki Yılmaz açık açık söyledi.

Bahçeli’nin doğum günü vesilesiyle bir araya gelenler bunları açık açık söyleyemiyorlar. Bu görevi Şevki Yılmaz’a tevdi etmişler ve onlar da zorluk çeken vatandaşların gözlerinin içine soka soka neşe içinde gülüşüyorlar.

Sinsi politika taktiklerini uyguluyorlar.

Resmen sinir savaşı.

Onlar için sorun yok. Zaten bu durum vatandaşlar için sinir savaşı.

Maddi zorluk çeken, faturalarını ödeyemeyen, çocuklarının isteklerini yerine getiremeyenler vatandaşlar.

‘Vatan-Millet-Sakarya’ yalanı; ‘din-nas-ayet-hadis’ kandırmacaları birleşince ortaya çıkan manzara bu yeryüzü krallığı.

‘Kuran ve Sünnet çizgisindeyiz’ diyerek toplanan paraları yiyenler de Milli Görüşçü değil miydi?

Altı sene sonra Almanya Devleti mahkum etti ama geçen altı senede din-iman diye diye camilere gelenlerin paralarını çalmaya devam ettiler.

Camide çalınan para da hırsızlık olmuyor tabii ya.

Yaşasın Yeryüzü Krallığı…

Yaşasın Vatan-Millet-Sakarya.

Yaşasın Din-Ayet-Hadis…

Yaşasın İslami Sömürü Düzeni…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikKazakistan’daki yangın yayılacak mı?
Sonraki İçerik‘Otoriterlik’ mi, sistem sorunu mu? Üzerinde düşünülmeyi hak eden soru bu…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. Sayın yazar yorumları okuyor mu bilmiyorum yazının içeriğine bir tenkitim yok fakat bir müslüman olarak yazının başlığını kınıyorum.Daha farklı bir başlık konabilirdi hattim değil ama islamileştirilmiş sömürü düzeni denebilirdi v.b.Lütfen biraz daha dikkat edermisiniz.Hrıtiyanlar hristiyani sömürü düzeni veya (zaman zaman övgünüze mazhar olan)yahudiler sömürü düzeni yazarmı?sömürü düzeninin her türlüsünü lanetlemiş bir dinin ismini bu şekilde kullanmanızı tekrar kınıyorum hemde nefretle kınıyorum

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz