Kadına Şiddet Hakkında Yazmıyorum!

0

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Bugünün önemine dair her yerde programlar yapılıyor. Caddelerde yürüyüş hazırlıkları da başladı ve hatta kadınlar umutlu çünkü Black Friday’e rastladığı için katılımın yüksek olacağını ifade ediyorlar. 

Kadınlar haklılar. 

Toplumun duyarsızlığına karşı ‘Farkındalık’ oluşturmaya çalışıyorlar. 

Bütün kötülüklerin anası içki değil aslında, ‘kadına şiddet’

Evet, yanlış duymadınız ‘Kadına Şiddet, bütün kötülüklerin anası’

Kadına şiddeti konuşmak açıkça söylemem gerekirse beni çok ama çok rahatsız ediyor. 

Neden mi? 

Çünkü bütün hayatımız nedense kötülere ve kötülüğe göre şekilleniyor. Onlar örnek oluyor, konuşuluyor ve konuşuldukça dikkat çekmek için aptallık yapanların sayısı daha da artıyor. 

‘Hayatımız neden embesillere göre şekillensin?’ diye düşünmeden edemiyorum. 

Aptallarla yaşamak zorunda kaldığımız yetmiyor gibi bir de onlar hakkında konuşmak zorunda kalıyoruz. 

Neden? 

Çünkü kötülük ve kötüler prim yapıyor. 

İyilik ve iyiler zararsız oldukları için insan beyninde sorun oluşturmuyor ve bu yüzden de kötülüğü konuşmak zorunda kalıyoruz. 

Sizler de isterseniz çevrenizde gözlemleyin. Her şeyin yolunda gittiği, kadın ve erkeğin mutlu olduğu, kimseye zararı olmayan aileler dedikodu konusu bile olmaz. 

TV programlarına da bir bakın. 

‘Halk (İzleyici) bunu seviyor’ diye ne kadar kötülük varsa hepsini dizilere dolduruyorlar ve izlettiriyorlar.

Ya da tarih kitaplarına bakın. 

Nedense hep savaşlar ve halkların çatışmaları vardır. 

Her şeyin yolunda gittiği medeniyetler için en fazla bir sayfa ayrılır ve biter. 

İşte bu yüzden hep aynı şeyler konuşulur durur. 

En temel olan fundamentlerdeki sorunlar vardır sadece. 

Ama medeniyetler fundamentlerin üzerine konulan erdemli eylemlerle ve bilim-sanatla gelişir. 

İnsanın bu özelliğinden dolayı olsa gerek olumsuzluklar prim yapar. 

Kadına Şiddet’i yazmayacağım dememe rağmen gene de yazmak zorunda kalıyoruz. 

Bizim bunları konuşmamamız için ‘Devlet’ dediğimiz yapının bütün görevlerini yerine getirmesi lazım. 

Ama devleti de insanlar oluşturduğu için insanların kalitesi ve seviyesi nasılsa devletlerin de kalitesi o şekilde oluyor. 

Hani bir cümle vardır, hepiniz bilirsiniz: ‘Eğitim Şart’

Evet, eğitim şart. 

Eğitim olmadığı için toplumda APTAL’ların sayısı artıyor. Ve bu aptallarla yaşamak zorunda kalıyoruz. 

Bu aptallar da aptallıklarını fütursuzca yapmaya devam ediyorlar. 

Gerçekten sıkıldım bu aptallardan. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

(Embesil: Okuyan ama okuduğunu anlamakta zorluk çeken. İkinci anlamı da: kafasının dikine giden, söz dinlemeyen ve aptallıklarla hayatı kendine ve başkalarına çekilmez yapan kişi) 

Önceki İçerikÜlkemizin umudu çocuklarımızı düşünen var mı?
Sonraki İçerikSeçime beklenenden az bir vakit kaldığını sanıyorum, yanılıyor olabilir miyim?
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz