Karacadağ Lav Yolu 

6
Latest posts by Vecdet Dikan (see all)

          Karacadağ’ın biriken öfkesi, önce yerin altından uğultular yükseltti. Ardından yeraltındaki yuvalarında uğultuları duyan karıncalar yuvalarını terk etti.

          Dağı yurt edinmiş yabani hayvanlar yuvalarını sarsan uğultuları hissedince aynı anda gelmekte olan felaketten hızla uzaklaştı. Kartallar muazzam kanatlarını açıp volkanın ağzında neler olduğunu görmek için yükseldi. Bir devin açık ağzında kaynayan kızıl ateşi görünce tehlikeden uzaklara hızla kanat çırpmaya başladılar. Kargalar çığlık çığlığa yaklaşan tehlikeyi haber vermeye çalıştılar. Börtü böceğin uçan kuşların dört bir yana kaçışlarına bir anlam verememişti insanlar.  

         Dağın karnındaki   sancılar büyük bir sarsıntıyla devam ediyor acıdan kıvranıyordu koca dağ. Yerin altından gelen iniltiler gittikçe çığlığa dönüşüyordu. Yeri şiddetle sarsan kulakları sağır eden patlamayla birlikte Karacadağ’ın püskürttüğü lavlar bir ateş seli gibi platoya akıp yayıldığında her yer kızıla kesti. Tek bir canlı kalmamıştı geride. 

           Lavlar tıpkı bir nehrin kolları gibi ikiye ayrıldı. Toprak azgın bir nehir gibi akan bu cehennem ateşini rahmine çekip dinginleştirdiğinde lavlar artık taşlaşmıştı. Soğuyan bu lavlar sertti, ağırdı. Bu özelliklerinden dolayı ona “Erkek bazalt” denildi. Karacadağ Lav yolunda akan lavlar suyla karşılaşınca durdu. Bir barajın bariyeri gibi su onu içine hapsetti. Ateşini bir sünger gibi emdiğinde öfkeyle akan her şeyi yok eden bu ateş nehri durdu, sakinleşti, soğudu. Su kılcal damarlarında ilerleyip görünmez yollar oluşturdu. Lavlar kana kana bütün hücrelerinde hissetti içtiği suyu. Süngerimsi bir forma büründü, katılaştı.

     O diğer kardeşinden farklıydı. Daha kolay şekil alıp bulunduğu yere uyum sağlayan bir formdaydı. Bu yolculukta yeni bir kimliğe evrilmişti. Artık o dişi bir bazalttı. Tıpkı Dicle ve Fırat Nehirleri gibi biri erkek diğeri dişi.  Fırat sert ve hırçın akan yapısıyla erkek, Dicle ise narin ve nazlı akışıyla  dişi .

          Eski çağlardan beri yanardağların verdiği zarara rağmen insanların ısrarla neden bu ateş yağdıran dağların eteklerinde yaşadıklarını hep merak ederdim. Yanardağlar lavlar püskürttüğünde kaçacak delik arayan çaresiz insanlar neden tekrar dönüp bu dağların eteklerine tutunurdu? Dağın altından fışkıran lavlarla yeryüzüne çıkan minerallerin toprağı zenginleştirip daha verimli hale getirdiğini öğrenecektim zamanla.  Karacadağ’dan fışkıran lavlar ovanın bereketi olacaktı. Bu toprakların en eski tarım alanı oluşunun nedenlerinden biri de buydu. Bu taşlarla onları kışın karından, soğuğundan koruyacak barınaklar yapacaklardı. Yüzeydeki taşları toplayıp tarıma uygun hale getireceklerdi toprağı. Kentin etrafını saran surların yapımında kullanılacaktı bu taşlar. İşgalci orduların her zaman hedefi olacaktı bu kadim kent.

         Bir “Kalkan balığı” formunda yapılan bu surlar halkı düşmanlarından koruyan dünyanın en yüksek surlarıydı. Kalkan denizlerde yaşayan bir balıktı. Dicle Nehri’nin hemen yanına   kurulan kentin surları neden “Kalkan balığı”formunda yapılmıştı? Burçlarının üstüne işlenen kitabeler birer belge olacaktı kentin belleğinde. Diyarbakır mimarisine damgasını vuracaktı bazalt taşlar. Çok sert, yoğun ve dirençli olan bu taş insanlarının karakterine de nüfus etmişti. 

          İnsan yaşadığı doğanın ürünüydü. Koşullar insanları değiştirip dönüştürebiliyordu. Kişilikleri de direngen ve mücadeleci olacaktı bu coğrafyadakilerin. Doğanın acımasız koşullarında yaşayabilen insanlar doğaya hükmedeceklerdi zamanla. Uygarlıklar yaratacaklardı bu topraklarda. Karacadağ platosunun bazaltlarının üstünde bir kent kuracaklardı. Bir kent ki Orta Doğu’nun ticaret yollarının ana merkezlerinden biri olacaktı. Bilimin ve kültürün de…

              Kervansaraylar, hanlar, ve hamamlar bu taşlarla yapılacaktı. Şehr-i Âzâm olarak bu coğrafyada hak ettiği yeri alacaktı. Dicle Nehri’nin üstüne on gözlü bir köprü yapılacaktı bu taşlarla. Sinagoglar, kiliseler, camiler… İklime uygun mimaride, birer sanat şaheseri olan evlerde erkek bazalt taşı kullanılacaktı. Dişi bazalt taşlarla avlular yapılacaktı bu evlere.  Sıcak havalarda yıkanan avlularda suyu kana kana içmeye devam edecekti dişi bazalt. 

             Su hangi yolu takip edeceğini öğrenmişti artık. Hücrelerinin içine hapsettiği suyla doğal klima etkisi yaratacaktı bu avlularda. Geçmişte zarar verdiği insanlara hizmet edip yaşamlarını kolaylaştıracaktı. Lavlarıyla nefes aldırmadığı insanların soyuna nefes olup belki de bu şekilde özür dilemenin yolunu bulmuştu. İnsanlar ise savaşarak yok ettiği doğadan, halklardan af dilemekten hâlâ çok uzaktı.

                                                                                                                       3 MAYIS 2022

Önceki İçerikKârûn
Sonraki İçerikTürkiye’de son 10 günde neler oldu?
Diyarbakır - Lice doğumlu İlkokulu Kayseri'de okuduktan sonra, ortaokul ve liseyi Diyarbakır'da bitirdi. Yakındoğu Hukuk Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra Diyarbakir'a döndü. Hukukçu ve kolleksiyonerdir. Yaklaşık on iki yıl Kıbrıs'ta yaşadı. Kıbrıs'ın tarihini ve mimarisini inceledi. Bu amaçla Kıbrıs'ın müze ve ören yerlerini gezdi. Doğasını çok sevdiği Kıbrıs'ın çok kültürlü yapısından etkilendi. Yüzme ve bisiklet tutkunu olan Vecdet Dikan, fırsat buldukça doğa yürüyüşleri de yapar. Bir kitap ve edebiyat tutkunu olan Vecdet Dikan, Yaşamının tümünü edebi çalışmalarına ayırarak deneme, anı ve öykü türlerinde yazılar yazar.

6 YORUMLAR

  1. Çok beğendim.İklim ve doğal döngünün insanı biçimlendirdiği, buna uygun kültür katmanları oluştuğu, doğaya egemen olmanın doğanın sonunu getirdiği gerçeği anlatıldığı gibi insan oğlunun bunu anlamaktan uzak olduğu ile günümüze ışık tutulmuş.

  2. Burnumun direği sızladı memleket özlemiyle Vecdet Hanım .

    Karacadağ’dan Diyarbekir Kalesine oradan on gözlü köprüye , deli Fırat ve nazenin Dicle’ye kuş bakışı bu geziye sebep olan kaleminiz için çok teşekkür ederim .

    Sevgilerimle .

    • Hissederek yazdım. Ayni duyguları sizinde hissetmeniz çok duyarlı bir insan olduğunuzu gösteriyor. Beni duygulanırdınız. Teşekkür ederim.
      Sevgiler

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz