Katiller halen aramızda, tıpkı Mehmet Ağar ve Tansu Çiller gibi..

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 1994 yılında öldürülen eşi Savaş Buldan ve iş insanları Hacı Karay ile Adnan Yıldırım’ın mezarları başında yapılan anma etkinliğine katıldı.

“3 Haziran 1994, Türkiye’nin kanlı tarihlerinden sadece bir tanesi.” diyen Pervin Buldan, şöyle konuştu: “Sorgusuz, sualsiz katledilen binlerce insandan sadece bir tanesi Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay. Sorgusuz sualsiz diyorum çünkü bu ülkede işlenen faili belli cinayetlerin tamamının kaçırılarak işkence edilerek katledildiklerini biliyoruz. Ve bu cinayetleri işleyenlerin devlet odaklı, devlet içerisinde çete gruplarından ve devletten emir alarak, devletin bilgisi ve onayı dahilinde bu cinayetleri işlediğini çok iyi biliyoruz. Ancak katledilen bütün bu insanların ortak noktaları hepsinin Kürt olması. Bu ülkede eğer Kürtsen ya bir gün öldüreceksin ya bir gün sürgüne gideceksin ya da işkenceden geçirilip katledileceksin.

Tıpkı bu dönemde de olduğu gibi 1990’larla 2022 arasında hiçbir farkın olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Ya sokak ortasında ya işyerinde ya evinde ya da bulunduğu başka bir mekanda insanlar kafasına, bedenlerine kurşunlar sıkılarak katledildi. Bu katiller ne yazık ki yargılanmadı, sorgulanmadı, cezalandırılmadı. Bu katiller halen aramızda, ellerini kollarını sallayarak dolaşmaya devam ediyorlar. Tıpkı o dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Başbakan’ı Tansu Çiller gibi. O dönemin emir verenleri gibi. OHAL valileri, içişleri bakanları gibi. Hepsi aramızda hiçbir şekilde ne ifadeye çağırılmadıkları, ne de cezaya çarptırılmadıkları gibi bu ülkeyi yönetenler onları her daim kahraman ilan etmekten de geri durmadı.

Bu üç güzel insan bizlere onurlu bir miras bıraktı. Bu üç güzel insan bizlere onurlu yaşamayı, direnmeyi, mücadele etmeyi bıraktı. İşte biz üç güzel insana ama aynı zamanda bu ülkede katledilen binlerce insana, yoldaşımıza, arkadaşımıza, büyüklerimize onların mirasına sahip çıkma sözünü verdik, vermeye devam ediyoruz. Devlette süreklilik esas olduğu için o dönem işlenen bütün faili belli cinayetleri bugün kim yönetiyorsa çözmek zorundadır. Ancak bırakın çözmeyi, araştırmayı, katilleri yargılamayı ve cezalandırmayı her gün bu devleti bu ülkeyi yönetenlerin de AKP hükümetinin de bu cinayetlerin devam etmesi için büyük bir çaba içerisinde olduğunu biliyoruz.

Bugün bile gözümüzü gözaltılarla açtık. Kürtlere, muhaliflere, demokratlara, insan hakları savunucularına her gün yapılan operasyonların tek bir nedeni var. Bu ülkeyi yönetenler Kürt düşmanıdır, barış düşmanıdır. Bu ülkeyi yönetenlerin demokrasiden, adaletten, barıştan yana hiçbir adım atmayacağının göstergesidir. Ama biz Savaş’a, Adnan’a ve Hacı’ya ama aynı zamanda binlerce insana söz veriyoruz. Bu ülkeye adaleti de barışı da demokrasiyi de mücadele ederek getireceğiz. Bugün bizim için acılı bir gün. Sadece bu üç insanın yaşamını yitirdiği değil aynı gün dünyaya gelen bir çocuğun da hikayesi. Babasını görmeyen, dokunamayan, babasının kokusunu çekemeyen bir insanın da bugün doğum günü. O yüzden diyoruz ki bu ülkeyi yönetenlerin, geçmişte yönetenlerin de bu devletin de bize bir özür borcu var. Aynı gün doğan Zelal Buldan’a, bu ülkeyi yönetenlerin bir özür borcu var. Helin Yıldırım’a Enes Kara’ya özür borcu var. Binlerce yetim kalan çocuğa özür borcu var.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz