Kendime, Nefsime (2)

0
Latest posts by Psk. Dr. Ziya Doğan (see all)

Ey sevgili ben, sakın hata yapmaktan korkma!

Eğer hatasız olsaydım insan değil melek olurdum.  Evet, insanım ve insanları sevmek; zor, müşkülatlı ve eziyetli iş… İnsanlık; gözle görülmeyen, elle tutulmayan, yandaş veya düşman olmayan, hayal kırıklığına uğratmayan, nankörlük veya haset etmeyen, yanlışlarımızı ve hatalarımızı gösterirken –kırıp dökmeden, art niyet gütmeden, etrafa yayın yapmayan- bizi terbiye eden, iyilik ve faziletlerimizi vicdanımızda ödüllendirip başka türlü ödüle ihtiyaç duymaz hale ulaşmamızı sağlayarak ruhumuzu besleyip büyüten…

Bir şeyi ne kadar çok istiyorsak, duygular o kadar aktiftir; o kadar çarpıtırız! Herkes önce kendine baksın ve sütteki ak kaşık gibi ortalarda dolanmayı bıraksın. Hatalar biz insanlar için, kabul… Hata yapmaktan korkmayacağım, deyip hatalar bataklığına düşmeyeceğiz. Mühim olan hatalardan ders almaktır. 

Ey sevgili ben, dilediğin zaman ağla ki ağlayabiliyorsa. Bir insan her zaman çok güçlü olmak zorunda değildir. Bazı zamanlar senden yaşça büyük çocuklar elinden oyuncağını almış gibi insan kendini çaresiz hissedebilir. Böyle hissetmen için sebep çok önemli olabileceği gibi alelade bir şey de olabilir.

Ruh hâlin ve psikolojik durumun burada belirleyici etkenken, yaşadığın veya başına gelen herhangi bir şey, bu iki şeyin durumuna göre çok ya da az olarak seni etkileyecektir. Dünyanın en güçlü insanı olmadığım gibi, en güçlü insanı olmak gibi bir sorumluluğum da yok. İnsanlar zaman zaman ağlayabilirler.

Hem ağlamak, insani bir ihtiyaçtır ve eğer ihtiyaç olmasaydı Yüce Allah hiç yaratır mıydı? Ağlamak zayıflık değildir; ihtiyaçtır ve insan, zaman zaman ağlayabilir.

Ey sevgili ben, özgürlük dediğimiz şey, aslında vazgeçebilme becerisidir. Ne kadar çok şeyden vazgeçebiliyorsan o kadar özgürsün.

‘‘Vazgeç’’, dediysem sen onu, ‘‘pes et’’ diye algılama. Mücadele etmeden zorluklara diz çökmek, her zaman için en kolay yoldur. Mücadeleden ve gayret etmekten asla vazgeçme.

Yenilmek, asla kaybetmek değildir. Kaybetmek, teslim olmaktır, pes edip mücadele etmekten vazgeçmektir.

Unutmayın,

Kimi yalan dünyasında yaşar, yalanlarıyla!

Kimi hayal dünyasında yaşar, hayalleriyle!

Ancak çok az kimse hakikat dünyasında yaşar, tek hakikat ile!

Yaşayan kim, mevta hangisi?

Asıl burası muamma!

Sevgili ben, kimseye aldırma ve sen, sadece sen yani kendin ol!

Kendine güvenini kaybedip umutsuzluğa düştüğün anlarda ve insanlar paçalarından tutup seni aşağıya çekmeye çabaladıkları zamanlarda küçük kurbağa masalını hatırla.

Kurbağalar bir gün yarışma düzenlemiş. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış.

Gerçekte, seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!”

Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar.

İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!”

Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; “Bu işi nasıl başardın?” varmışlar ki kuleye çıkan kurbağa diye. O anda farkına sağırmış!

Bu masal da burada dursun; dursun ki ihtiyaç hâlinde, zaman zaman dönüp okunsun! Hem yazdığım iyi oldu, kendime inanmam gerektiği kafama daha iyi girer belki!

‘‘ ‘Ben hata ettim, özür dilerim’ ” diyebilen insanlar varsa hayatınızda onları kaybetmeyin. Soyları tükenmek üzere…’’

(devam edecek)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz