Kılıçdaroğlu: 15 milletvekilimizi görevlendirdik, demokrasiye yapılan ihaneti boşa çıkardık

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘CHP Yurtdışı Birlikleri 2018 Genel Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. “Bir yol ayrımındayız.” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Hepimize düşen görevi yaptığımız zaman, vatandaşlık görevimizi yapmışız diye rahat gidip evimizde oturacağız. Çünkü bu görevi hepimiz yaparsak 25 Haziran sabahı aydınlık ve güzel bir Türkiye’ye hep beraber uyanacağız. Bundan benim en ufak bir endişem yok. Nedeni de şu: düne kadar diyorlardı ki; ‘biz oyun kurucuyuz, biz her türlü politikayı belirliyoruz’. Şimdi ürettikleri politikanın altında kaldılar. Aslında süreci yöneten, sağlıklı yöneten, demokrasiye doğru yöneten biziz ve öyle olacağız.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yıkamadıkları bir kale vardır. O kalenin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bütün güçleriyle üzerimize geliyorlar. Düne kadar ‘vesayet, vesayet, vesayet’ diyorlardı, ‘demokrasinin üzerinde vesayet’ diyorlardı. Şimdi demokrasiye tahammül edemiyorlar. Hiçbir vatandaşım unutmasın. 20 Temmuz darbesinden sonra Türkiye farklı bir sürecin içine evirilmiştir. Türkiye ağır sorunlarla karşı karşıyadır. 5 temel sorunumuz var. Bunlardan birisi demokrasi. Güçler ayrılığı yoktur Türkiye’de. Bütün yetkiler bir kişiye bağlanmıştır. Yargı bağımsız karar verememektedir. Gözünü saraya dikiyor ‘acaba nasıl karar vereyim. Sarayın hoşuna gider mi gitmez mi?’ 1940’ın Almanya’sında Goebbels’in söylediği gibi ‘Hitler nasıl karar verecekse hakim de ona uygun karar verecektir’. Geldiğimiz süreç, yaşadığımız tablo budur. Suçsuz insanların hapislere atıldığını çok iyi biliyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Bir daha söylüyorum; hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Niçin diyorum ki bir daha söylüyorum diye. Ben bunu söylediğimde kıyameti koparıyorlardı, ‘vay sen bunu neden söylersin’ diye. Ama geçen gün bir zat kalktı kendi manifestosunu açıkladı. Herkesin can ve mal güvenliği olacak diye. Ne demek bu? 16 yıldır geldiği noktada hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Şimdi diyor ki; ‘ben can ve mal güvenliğini geri getireceğim.’ Başlı başına bir felaketin içindeyiz. Çok ağır bir tabloyla karşı karşıyayız.

Bunlar iktidara geldiğinde terör hemen hemen sıfırlanmıştı. Bugün Türkiye’nin en temel sorunlarından birisidir. Toplum, sadece bir terör olayının ötesinde etnik kimlik, yaşam tarzı ve inanç üzerinden ayrıştı. Komşumuzun kimliğini soruyoruz. Komşumuzun inancını sorar hale getirdiler. Türkiye’yi buradan çıkarmamız lazım. Kimliğe, inanca ve yaşam tarzına saygı duyacağız. Kimlikler, inanç ve yaşam tarzı üzerinden siyaseti reddedeceğiz. Bunu yapanlara prim vermeyeceğiz. Size açık ve net söylüyorum; bunu yapanlar bu ülkeyi bölmek ve ayrıştırmak isteyenlerdir. Bunlara izin vermeyelim.

Demokrasiye ihanet etmek istediler. 15 milletvekilimizi görevlendirdik, demokrasiye yapılan ihaneti boşa çıkardık. Sayın Muharreme İnce ‘tarafsız olacağım’ dedi, yakasındaki CHP rozetini çıkardı, ’80 milyonu kucaklayacağım, 80 milyonun cumhurbaşkanı olacağım’ dedi, bir ezberi daha bozdu. Dün akşam kadınlarla bir toplantımız vardı. AK Parti’li bir kadın şunu söyledi: ‘Siz neden cumhurbaşkanı adayı olmadınız da Muharrem İnce’yi yaptınız?’. Şunu söyledim: Cumhurbaşkanı seçildiğiniz anda Meclis’e geleceksiniz. Cumhurbaşkanlığı yemini var onu edeceksiniz. ‘Tarafsız davranacağıma dair namusum ve şerefim üzerine ant içerim’ diyeceksiniz. Bir partinin genel başkanı tarafsız olamaz. Bir partinin genel başkanı olamadığı için namuslu adamsa namusu ve şerefi üzerine yemin edemez. Bizim cumhurbaşkanı adayımız 80 milyonu kucaklayacak. A partisi, b partisi, c partisi ayrımı yapmayacak. Bizim cumhurbaşkanı adayımız bir partinin genel başkanı olarak Anayasa Mahkemesi’ne hakim tayin etmeyecek. Bizim cumhurbaşkanı adayımız hakimleri yanına alıp ‘gelin hep beraber çay toplamaya gidelim’ demeyecek, tarafsız olacak.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz