Kılıçdaroğlu: Gencecik, fidan gibi evlatlarımız idam sehpalarında hayatlarını verdiler; başbakanlar, bakanlar idam edildi

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında açılan davalar ve bu davalara bakan hakimlerin görev yerlerinin değiştirilmesi ile ilgili açıklama yaptı.

Sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti: “Erdoğan benimle ilgili dava açma algıları yapadursun, tüm davaları kaybediyordu. Çareyi davalara bakan hakimleri göndermekte buldular. Erdoğan ve atadığı Adalet Bakanı; bugün ayarını bozduğunuz kantar, yarın sizi tartar. Yapmayın bunları. Ayrıca, hukuku savunduğu için görev yeri değişen hakimler, bunu bir şeref madalyası olarak taşıyacaktır. Emin olsunlar, tüm hukuksuzlukları kaldıracak, mağduriyetleri gidereceğiz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Gencecik, fidan gibi evlatlarımız idam sehpalarında hayatlarını verdiler. Başbakanlar, bakanlar idam edildi. Biz demokrasi, düşünce özgürlüğünü istiyoruz.” dedi.

İstanbul’da CHP Gençlik Kolları İl Başkanları ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin büyük sorunlar yaşadığını, herkesin görevinin tek tek bu sorunlarla mücadele etmek olduğunu belirtti. “Sorunlarla mücadele etmek hem kendimize hem de bizden sonra gelen kuşaklara daha iyi bir Türkiye’yi teslim etmek demektir.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu görev hepimiz için vazgeçilmez bir görevdir. Çünkü her birimizin tek tek veya topluca özellikle CHP Gençlik Kolları’nın böyle tarihsel bir görevi var. Bu görevi yerine getireceğiz. Büyük sıkıntıların olduğunu biliyorum. Hayallerinizin iktidar tarafından çalındığını da biliyorum. Size hayal kurmayı bile fazla görüyorlar, bunun da farkındayım.

Ama bizim bir hedefimiz var. Çağdaş uygarlığı yakalamak; daha mutlu, güzel bir Türkiye’de yaşamak; üniversiteden mezun olduğumuzda diplomalarımızı alırken törenler yapmak. Beraber olmak, ailelerimiz ile birlikte olmak. Neydi hedef? Attığımız bir tweet dolasıyla acaba başıma bir şey gelir mi diye endişe duymamak, düşüncelerimizi özgürce dile getirmek. Bu hedefi gerçekleştirmek için yola çıktık.

Devraldığınız bir miras var. Mustafa Kemal ve arkadaşlarından devraldığınız bir miras var. O mirasın bize gösterdiği hedef çağdaş uygarlığı yakalamak ve onu aşmaktı. Çağdaş uygarlığı yakalamak ve onu aşmanın yolu; daha enerjik, daha kararlı, azimli, geleceğe güven ile bakan, her alanda iyi yetişmiş, düşüncelerini özgürce dile getiren bir toplumu inşa etmektir. Bu toplumu inşa etme görevi, öncelikle sizlerdedir. Bu tarihsel misyonu yerine getireceksiniz, getirecek beraber.

Önünüzde sınavlar vardı, sınavlara girildi. Öğrenciler tercihlerini yaptılar. Kendilerinin acaba hangi meslekte daha başarılı olabilirim diye düşündüler. Üniversite tercihlerini yaptılar. Sınavları kazandılar. Bunlar, üniversiteye başlayacaklar. Ama yurt sorunu var. Anadolu’dan gelen bir gencimiz, evladımız; İstanbul’da yurt bulamadığı takdirde ayda 9, 10 bin TL kira verecek şekilde bir ev tutabilir mi? Böyle bir tablo hiç düşündünüz mü? İktidarın gençlere reva gördüğü böyle bir tabloyu hiç düşündünüz mü? Anne baba seviniyor; oğlum, kızım üniversiteyi kazandı diye ama bir süre sonra ne olacak acaba, nerede kalacak diye.

Gençlere sözüm var, en geç 1 yıl içinde yurt sorununu bitireceğiz. 20 yıldır bitiremediler, göreceksiniz 1 yıl içinde; birer, üçer kişilik sıcak, soğuk suyu, geniş bant internet erişimi olan odalarda kalacaksınız. Hiç kimsenin gözü arkada kalmayacak. Acaba oğlumuz, kızımız nerede diye bir endişe duymayacak. Bunu beraber yapacağız. Bu hedefi beraber büyüteceğiz.

Üniversiteden mezun oldunuz, sınavlara gireceksiniz. Kafanızda kocaman bir soru, ‘ya torpil olursa’, ‘ya sınav soruları çalınırsa’, ‘ya hakkımız elimizden alınırsa’, ‘ya sözlü sınavda elenirsem’. Bu düzene de son vereceğiz. Gittiğiniz her yerde bunları anlatmak zorundasınız. Gençlerle karşılaştığınız her yerde anlatmak zorundasınız, iktidara geliyoruz, ÖSYM Türkiye’nin en güvenli merkezi olacak, bu merkezin başında liyakatli kişiler olacak, buradaki sınavlara asla şaibe bulaşmayacak, buradan sınavı başarı ile verenler tercihleri doğrultusunda mülakat olmaksınız, zorunlu haller hariç, kamuya yerleştirilecek. Torpili bitireceğiz.

Üniversite sınavını evlatlarımız kazandılar, okullarına başladılar. Burs, değil mi? Her ailenin gelir düzeyi yüksek değil. Bursa ihtiyacı olan evlatlarımız olacak. Onlara burs verilmesi lazım. Ama o bursun, 20 yıl önceki rakamı hatırlatarak, şu kadar liracık veriliyordu, şimdi biz bu kadar veriyoruz gibi bir aldatmacaya inanmamanızı istiyorum. 20 yıl önce verdiğiniz o para ile neler alınıyordu, şimdi verdiğiniz paralarla neler alınıyor. Öğrenciye verilecek kredinin de rakamının yükseltilmesi lazım.

İki şey istiyoruz. Bir; öğrenci bursunu yükselteceksiniz. İki; krediyi yükselteceksiniz. Üç; artışları eylül ayından itibaren yapacaksınız, okullar eylülde açılıyor. Eski rakamları öğrenciye ödemeyeceksiniz. Bunu da gittiğiniz her yerde talebimiz olarak, bu talep Bay Kemal’in talebi değil, doğrudan doğruya gençliğin talebidir, diyeceksiniz. Gençler böyle istiyorlar diyeceksiniz. Sizler gençler olarak bunun arkasında duracaksınız.

Biz CHP’liler olarak doğa ile uyum içinde olan kentler istiyoruz. Yeşilliği bol olan kentler istiyoruz. Çocukların, gençlerin yaşlıların kentte rahat gezebilecekleri, doğa ile uyumlu bir ortamda yaşayabilecekleri mekanlar istiyoruz. Bunu da gittiğiniz her yerde rahatlıkla dile getirebilirsiniz. Talepler aslında çok yüksek talepler değil.

Bilgi ile donanan genç, topluma bilgi aktarabilir. Bilgi ile donanmanız çok önemli. Donandığınız bilgilerin doğruluğu da çok önemli. Arkadaşlarımız size bu bilgileri verirken notlar alacaksınız. Broşür varsa alacaksınız. O bilgileri hafızanızın bir yerinde tutacaksınız. Karşılaştığınız bütün gençlere sorunların nasıl çözülmesi gerektiğini akılcı politikaların neler olduğunu bir şekli ile anlatacaksınız. Sizden beklediğimiz bu.

Ama daha büyük bir beklentimiz var. Dünya şu anda demokrasiden yana olanlarla otoriter rejimden yana olanlar olarak ikiye ayrılmış vaziyette. Biz demokrasiden yana olan grubu oluşturuyoruz. Bu ülkeye demokrasiyi kendi özgür iradesi ile getiren parti, CHP’dir. Yani demokrasiyi var eden parti CHP’dir. Kendi tarihimiz açısından çok iyi bilmeniz lazım. Şimdi otoriter bir yapı ile karşı karşıyayız.

Bir yüzyılı devirdik, ikinci yüzyıla başlıyoruz 2023’te. Geçen yüzyılın büyük acıları yaşandı. Gencecik, fidan gibi evlatlarımız idam sehpalarında hayatlarını verdiler. Başbakanlar, bakanlar idam edildi. Biz demokrasi, düşünce özgürlüğünü istiyoruz. Biz herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir ortam istiyoruz. Biz acılar değil, sevinçler, güzel günler istiyoruz. Biz bunu talep ediyorsak, her bir gencin önümüzdeki seçimlerde sandığa gittiğinde bu taleplerden yana oy kullanması gerektiğini anlatmanız gerekiyor. Bunu iyi anlatabilirsek, güvenle anlatabilirsek; yeni, çağdaş, uygar, demokrat bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Yeniden inşa edeceğiz, bütün kurumları ile beraber. Çürüyen bir yapı var. Devletin içinde oligarklar oluşmuş vaziyette. Uyuşturucu baronları ile kol kola gezen siyasetçiler var. Yolsuzluğun meşrulaştığı yasaların parlamentodan çıktığı bir tablo var. Bütün bunları tersyüz edeceğiz.

O nedenle sizlere, sadece gençler demiyorum. Yol arkadaşlarım diyorum. Yol arkadaşlığı yapacağız. Sizler benim yol arkadaşımsınız. Benim görevim, sizin hayallerinizi gerçekleştirmektir. Hayali hayal olmaktan çıkarıp daha güzel günlere sizi ulaştırmaktır. Şair diyor ya ‘İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.’ Sizin hayallerinizi çaldılar. Çalınan hayalleri iade edeceğiz. Bunun mücadelesini yapacağız.

Peki nasıl? Sandık gelecek. Her gencin sandığa gitmesini sağlayacaksınız. Sorumluluk duyan, kendisinin, ailesinin, akrabalarının, ülkesinin sorumluluğunu duyan her gencin sandığa gitmesini sağlayacaksınız. Otoriter rejimden değil, demokrasiden yana oy kullanmasını isteyeceksiniz. Demokrasinin erdemini anlatacaksınız. Baskının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatacaksınız. Yaklaşık 7 buçuk milyon genç, ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. Türkiye’nin kaderini siz belirleyeceksiniz, geleceğini siz çizeceksiniz. Tarihin size yüklediği ağır bir sorumluluk var.

Herkesin düşüncesini özgürce dile getirdiği bir Türkiye düşünün. Farklı düşündü diye görevlerine son verilen, fakat iktidarımızda hemen görevlerinin başına atanacak olan Barış Akademisyenlerini düşünün. Bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmayabilirler. Ama her farklılığa tahammül etmemiz, her görüşe saygı duymamız gerekiyor. Bu CHP Gençliği’nin olmazsa olmazı olmak zorundadır.

Mustafa Kemal’in bize bıraktığı miras: Çağdaş uygarlık, düşünce özgürlüğü. Kendi gücüyle, kendi olanakları ile büyüyen bir Türkiye. Her fabrikanın bir kale olduğunu ifade eden bir Türkiye. Yani üreten bir Türkiye. Yani güçlü Türkiye. Bilimsel anlamda, üniversitelerinde bilgi üreten bir Türkiye. Her alanda gelişen bir Türkiye. Bunu yapacak olan da sizlersiniz. Bu mücadeleyi beraber vereceğiz. O nedenle, yol arkadaşları olarak beraber yürüyeceğiz. Beraber mücadele edeceğiz. Özgürce beni de eleştirebilirsiniz. Özgürlüğü istiyorsak, tek boyutlu olmamalı. Eleştirinin olmadığı, farklı düşüncenin olmadığı yerde; büyüme olmaz, gelişme olmaz. Sizlerle beraber bu mücadeleyi yapacağız.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz