“Manipülasyon – Dezenformasyon ve Propaganda” İstihbaratına

4

 Karşı Önlemler

Son yazımda işlediğim Zaho saldırısının teknik detaylarından ( https://ocakmedya.com/zaho-saldirisinin-teknik-ve-stratejik-analizi/ ) sonra daha önce işlemiş olduğum bu konuyu tekrar açma gereği / ihtiyacı gördüm. “Manipülasyon – Dezenformasyon ve Propaganda” İstihbaratı…

Hala gündem olan “Zaho Saldırısında” hepimiz gördük ki, yoğun olarak; karşı “Manipülasyon – Dezenformasyon ve Propaganda” İstihbarat çalışmalarına / operasyonlarına maruz kaldık. Ve bölge haber kaynaklarını takip edenler bilecektir ki; bu gayret daha da hız kesmeden devam ediyor. 

Bu noktada maruz kaldığımız, İstihbarat Operasyonları; sanıldığı ya da hayal güçlerinizde olan aksiyon temelli bir operasyon değil. Haber merkezleri, haber ajansları, internet gazeteleri, yaygın, etkili ve popüler sosyal medya kullanıcıları ve kurumsal paylaşımlar ile yapılan bir saldırı türü…

Oldukça da etkiliydi. Ki bu yapılan operasyonların neticesinde olayın yaşandığı hemen o gün ilgili bölgede bulunan birçok temsilciliğimiz zarar gördü, bayrağımıza hakaret edildi hatta basına yansımayan birçok sözlü ya da fiili tacize uğradık. Geçtiğimiz günlerde de Musul Konsolosluğumuza yapılan saldırı ile düşman unsurlarının yaptığı başarılı “Manipülasyon ve Propaganda”istihbaratı ile “kazanç” bir şekilde düşman tarafından yazıldı. 

Şurası kesin ve tartışmasız ki; Düşman iyi hazırlanmıştı. Önceki yazımızda ileri sürdüğümüz ve bir TSK saldırısı olmadığını / olamayacağını iddia ettiğimiz Zaho’da “kör bir saldırı” sonrası birçok sivil – masum hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştı. Sanki bu saldırının olacağı çok önceden biliniyormuşçasına ciddi ve hummalı bir hazırlık göze çarpmıştı eldeki verilere bakıldığında. Saldırı sonrası plan kurulmuş, her şey o plana göre uygun gidiyordu.

Hemen akabinde düşman istihbarat uzmanları, “Amatör ve Yarı Profesyonel” çalışmalara başladılar. Ve bu saldırının Türkiye Cumhuriyeti, Türk Silahlı Kuvvetleri ve / veya Türk Güçleri tarafından yapıldığını hızla haber siteleri – ajanslar ve sosyal medyayı kullanarak yaydılar. Önce “Manipülasyon” yoluyla, hemen ardından “Dezenformasyon” oluşturup, en sonunda da etkili bir “Propaganda” ile büyük bir bölgede yaşayan çok ciddi bir nüfusu “Türkiye Aleyhine” kışkırtarak, eylemler düzenlettirerek hatta “çirkinleştirerek” mikro amaçlarına ulaştılar.

Peki, bu tip “İstihbarat Operasyonları” ile nasıl mücadele edilebilir, karşı koyabilir hatta önleyebiliriz?

Öncelikle temel olarak kısaca kavramları açalım; 

Manipülasyon; Haber Servisleri, İnternet Gazeteleri ya da Sosyal Medyayı kullanarak, belli bir kitleyi “yanlış – gerçek dışı ve üzerinde oynama yapılmış” bilgiler ve paylaşımlarla, aynı o kitleyi “bir fikre – bir harekete veyahut bir eyleme” doğru sürüklemektir. 

Dezenformasyon; Yine aynı aygıtları kullanarak, gerçek dışı, yalan – sahte ve atölye çalışmaları ile imal edilmiş haber değeri olan / olmayan, her türlü yayın ve paylaşım oluşturarak, kitleleri bu yayın ve paylaşımlarla etkileyip, manipülasyonlara itekleyip, çeşitli fikir ve düşünlerle bezeyip düşman unsurlarına karşı “Kaos” yaratılmasıdır.

Propaganda; Kendi yarattığınız dezenformasyona bağlı olarak birçok manipülatif hareketle oluşturduğunuz kaosu canlı – taze ve bir hedefe doğru hareketlenmesi için, belli bir ideolojik fikirle bir araya getirip, düşman unsurlarına karşı yekpare tutma amacıdır.

Bu üç metodu ayrı ayrı ya da hepsini birden kullanarak, hedef ve düşman unsurlarına karşı “Sosyal İstihbarat Doneleri” ile çok etkili kazanımlar elde edebilirsiniz. 

Peki, size karşı yapılan böyle bir saldırı karşısında neler yapabilirsiniz?

Öncelikle saldırının “Akut” ya da “Kronik” olma durumuna göre farklı farklı reçeteler oluşturmalısınız. Akut yani aniden, sürpriz bir şekilde oluşan saldırılarda yapacaklarınız farklı, Kronik yani uzun süredir devam eden, belli periyotlara yayılmış ve bir düzen içinde ilerleyen saldırılara karşı planınız farklı olmalıdır. 

Zaho Saldırısı sonrası girilmiş operasyon “Akut” bir saldırı iken Yunanistan’ın yıllardır ülkemiz adına kendi vatandaşları üzerinde oluşturduğu “Dezenformasyon, Manipülasyon ve Propaganda” temelli saldırıları “Kronik”tir.

Kronik Operasyonlara karşı alınacak önlemler ve karşı koyma politikaları operasyonun kendisinde olduğu gibi yıllara sarih olan çalışmalardır. Halkı bilinçlendirmek, Medya Okur – Yazarlığı konusunda eğitimler vermek, Bilişim Sektöründe öncü firmalarla çalışmak hatta devletin ilgili icra kurumlarının politikalarını belirlemek ve bu konuyla ilgili yasalar, ceza kanunları oluşturmak uzun vadede kullanışlı ve yararlı olabilir.

Ancak Akut Operasyonlarda bu yöntem sizi asla başarıya ulaştırmaz. Üzerinize bırakılan yükün altında kalırsınız. 

“Önleme – Karşı Koyma ve Karşı Saldırı” için yapılması gerekenler daha farklıdır.

İlk yapılması gereken istihbaratın her dalında olduğu gibi öncelikle saldırının veya oluşmuş / oluşabilecek muhtemel saldırının hedeflerini belirlemeniz gerekir. Saldırıyı kimin yaptığından daha çok “Sebep – Neden” sorularına cevap verebilirseniz muhtemel şüpheliler kendilerini belli edeceklerdir. 

Bunun için çok iyi bir “Analiz” ekibinizin olması şarttır. Analiz ekibinizin değeri ise “Medya Okur Yazarlığı, Sosyoloji ve Uluslararası İlişkiler” konularında uzmanlıklarıyla ölçülür. Diğer yandan bireysel yetenekleri dışında “ekip çalışmasına uygunluğu” da çok önemlidir. Devamlı takipte, Siber dünyada etkin – yetenekli, dikkat dağıtan cambazdan çok sirki görebilen, teknoloji dalında uzmanlaşmış ve iletişim yetenekleri de yüksek olmalıdır. Ortaya çıkmış bir haberin, paylaşımın “Nereden, Hangi IP’den, ne zaman, orijinal ya da sahte” olup olmadığını teknik donanımları ile anlayabilecek ve / veya tespit edebilecek düzeyde olmalıdır. Siz bir Espiyonaj / Kontrespiyonaj uzmanınızdan böyle bir analiz yapmasını isteyemezsiniz. Bu yüzden “Dezenformasyon” ile akut mücadele de ilk elinizde olması gereken “Sağlam bir Analiz ve Tech” ekibidir.

Bu ekipten gelen “Tespit Raporu” sonunda sizi, ivedilikle başka bir zorluk bekler. Ortaya çıkmış olan “Dezenformasyon” ile “Karşı Mücadele”. Bunun içinde yine elinizde bu konuda uzman bir ekip olmalıdır. Bu konuda ehil ya da liyakat sahibi olmayan insanlarla ne yazık ki havanda su döverseniz. Oluşmuş “sahte ve gerçeklerden uzak” bu kirliliğe karşı “Nasıl mücadele verebilirsiniz?” İşte bu soruya cevap verecek bir ekipten bahsediyorum. Resmi ya da bürokratik olarak bu haberi “Yalanlamak”çok amatörce bir politikadır. Zaten kimse sizden “Evet, doğru, biz yaptık” demenizi beklemiyor ama “Hangi delillerle – ispatlar ve belgelerle” bunu yalanlayacaksınız. Ve bu ne kadar kısa sürede olacak? Üstelik bunu yaparken “Devlet Sırrını ve Politikasını korumalı ona da zarar vermemelisiniz” İşte bunları yapabilmek için bu konuda uzman bir ekip olmalı diyorum. Seçilmiş ya da atanmış memurlarla bunu yaparsanız sadece komik duruma düşmez aynı zamanda da etkili, inandırıcı ve tatminkâr olamazsınız. 

Son aşama “Karşı Saldırı” safhası. Dezenformasyonu tespit etmişsiniz, uzman ekibiniz kamuoyuna bu bilgilerin sahte olduğunu ispatlamış sonra? “Yapacağımızı yaptık” diyerek kenara çekilmek olmaz. İstihbarat biliminin tabiatına aykırıdır bu. “Karşı Saldırı” düzenlemeniz gerekir. Bilgileri çıkartan, hazırlayan, servis eden, paylaşan internet siteleri – sosyal medya hesaplarına karşı “Kanun ve Nizamlarla Belirlenmiş” şekilde bir adli süreç başlatabilirsiniz. Günümüzde insanlar ceplerinde taşıdıkları “mayın tarlası” sayesinde en son nerede adım attığını, hangi mayına bastığını kendisi bile bilmezken siz elinizde ki teknik güçle bunu kolaylıkla ortaya çıkartabilirsiniz. Ancak bir yol daha var; İnternet sitelerini – sayfaları – hesapları bir şekilde kullanılamaz hale getirebilirsiniz ve bunu yaptığınızdan dolayı kimse sizi suçlayamaz. Tabii kalkıp; “Ben yaptım! Ben! Hepsi benim eserim!”de diyemezsiniz. Tarihin tozları bir şekilde onları da alıp götürmüş olmalı. Bunun içinde bir ekibiniz olmalı mı? Muhakkak…

Şuana kadar üç farklı ekipten ve bunların zaruri olmasından bahsettim ancak iyi bir tatbik eğitimle aynı personel, aynı ekip, bu üç işi rahatlıkla yapabilir. Tek ihtiyacınız olan “Kadro ve Teşkilat Şemanıza”, “Dezenformasyon Şube Müdürlüğü” kutucuğunu eklemek. Profesyonelleşmek. Bu işi sadece bu konuda uzun ve nektar bir eğitim almış, yetenekli personelinize bırakmak. 

Amcanızın oğlu, aynı liseden mezun olduğunuz sınıf arkadaşınız ya da hatırı kırılamayacak Müşerref teyzenin işsiz kalmış kızına değil gerçekten bu konularda sizinle çalışmaya başlamadan çok öncesinden beri ilgili, hevesli ve yetenekli, liyakat sahibi insanlardan oluşacak bir ekip. 

Ve bir sonraki “Dezenformasyon – Manipülasyon ve Propaganda Temelli Saldırıda” siz kahvenizi yudumlarken kulaklığınızdan gelen haberlere tebessüm ederek işinizi yapmaya devam edebilirsiniz. 

4 YORUMLAR

  1. peki bu saydığınız önlemler yada programlar yeterli mi serkan bey.başka neler yapılabilir?sadece bir ekip çözer mi?yazınız bu yönüyle biraz kısır kalmış

    • Sayın Mertcan,

      Tabiki yeterli değil ve olmayacaktır. Ancak konunun diğer çözümlemelerini başka bir yazıda işleyeceğim.

      Teşekkür ederim.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz