Musa Anter davası, 30 yıl sonra zaman aşımına uğradı!..

0

Diyarbakır’da 20 Eylül 1992 tarihinde öldürülen gazeteci-yazar Musa Anter’in davasından zaman aşımı çıktı. Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 37’nci duruşmada, mahkeme heyeti, Musa Anter cinayeti için 30 yıllık zaman aşımının uygulanması ve davanın düşürülmesine karar verdi.

Anter Ailesinin avukatları, dosyanın zaman aşımına uğramamasını ve davanın “insanlığa karşı suç” kapsamında ele alınmasını talep ediyordu. Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, “Babam devlet içinde örgütlenmiş çete tarafından katledildi. Devlet içerisinde tetikçiler var ve bunlar korunuyor.” dedi.

Cumhuriyet savcısı, mütalaasında Musa Anter ve Ayten Öztürk’ün öldürülmesi ve Orhan Miroğlu’nun yaralanmasına ilişkin kamu davasının zaman aşımı süresi dolduğundan düşmesine karar verilmesini talep etti. Savcı, sanıkları arasında ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da olduğu Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve daha sonra dava dosyasıyla birleştirilen ‘JİTEM davası’nın dosyadan ayrılmasını istedi.

Mahkeme, savcılık mütalaası doğrultusunda karar vererek davanın zaman aşımı gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi. Önceki celselerde dava dosyasıyla birleşen, suç tarihi 1996 olan 16 sanıklı ‘JİTEM davası’nın ayrılmasına hükmetti.

HDP Eş Başkanı Mithat Sancar ise duruşmanın ardından şunları söyledi: “Her şey çıplak şekilde ortada olmasına rağmen davanın 30 yılda bitirilememiş olması hukuki tercihlerle açıklanamaz. Tam tersine politik tercihleri gösterir. Bu davanın bu şekilde düşürülmesi hakikat ve adalet mücadelesine engeldir. İktidar adalet isteyenlerin sesini kısmak için her adımı atıyor. Cumartesi Anneleri’nin saldırıya maruz kalması aynı zihniyetin ürünüdür. Hakikat mücadelesinin bitmeyeceğini adalet arayışının devam edeceğini duyuruyoruz. Bu dosya burada kapatılmış olabilir ama bu şartlar değişecektir. Bu suç imparatorluğunu cezasızlıkla büyüten her kademedeki görevliler bu rejim değiştiğinde adalet mücadelesinin sonuçlarıyla mutlaka yüzleşmek zorunda kalacak.”

Anter’in ölümü, Miroğlu’nun yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıya ilişkin dava Diyarbakır’da açılmış, güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilmişti.

İddianamede, eylemi Mahmut Yıldırım’ın planladığı ve yönettiği, Hamit Yıldırım’ın eylemi gerçekleştirdiği, dönemin Jandarma İstihbarat Grup Komutan Vekili Savaş Gevrekçi’nin ise emri altında bulunan Abdülkadir Aygan’ı faillere yardım için görevlendirdiği öne sürülmüştü.

Sanıkların, ‘taammüden adam öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra ‘halkı isyana teşvik ve birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye (vurmaya) teşvik etmek’ ve ‘adam yaralamak’ suçlarından da cezalandırılmaları istenmişti.

Dava görüldüğü sırada sanıklardan Mahmut Yıldırım ve Abdülkadir Aygan’ın da arasında bulunduğu Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 16 sanıklı JİTEM davası ile Elazığ 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ve Ayten Öztürk’ün 1992’de kaybolduktan iki ay sonra ölü bulunmasına ilişkin dava da Anter ve Miroğlu ile ilgili davayla birleştirilmişti.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz