Ne Bekliyordunuz?

1

Göz açıp kapayıncaya kadar bir solukta seçimler gelip geçti. Seçimin galipleri, mağlupları belli oldu. Tahminlerde yanılma payları yüksek çıktı. En büyük yanılma payı şüphesiz MHP’de gerçekleşti. Açıkçası MHP’nin 1 Kasım seçimlerindeki oy oranını koruyacağını kimse tahmin edemezdi.

Beklendiği üzere AK Parti, tek başına Meclis’teki çoğunluğunu kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisine yüzde 10 fark atarken; aynı başarıyı CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce de partisine karşı sağladı.

Baraj konusunda kritik eşikte bulunan HDP, yüzde 10 barajını rahatlıkla aştı ve Meclisin üçüncü büyük partisi oldu. Yeni kurulan İYİ Parti de büyük bir performans göstererek yüzde 10 barajını aşmayı başardı. CHP’nin oy oranı düşmesine karşın milletvekili sayısı arttı.

Bana göre seçimin en şaşırtıcı sonuçlarından biri de Saadet Partisi’nde oldu. En az yüzde 3 oy beklenirken; yüzde 1,5 dahi alamadı.

Bu seçimin en dikkat çekici yönü ise cumhurbaşkanı adaylarının aldıkları oy oranları ile aday oldukları partilerin aldığı oy oranları arasındaki farklılıklar. Cumhurbaşkanı adayları ya partilerinden yüksek oy aldılar ya da daha düşük oy.

Elbette bu sonuçlar, muhalefet partileri açısından bir hayal kırıklığı oluşturdu. Ancak eldeki malzemeyle bundan farklı nasıl bir sonuç alınabilirdi; onu da çok kestiremiyorum. Özellikle Muharrem İnce’nin topladığı kalabalıkları görüp farklı bir sonuç çıkacağını umut etmiş olabilirsiniz. Meydanlar her zaman sandığa yansımayabilir.

MHP, seçim sonuçlarından en memnun olan partilerin başında geliyor. Bahçeli, “Türk milleti MHP’yi TBMM’nin hem kilit partisi yapmış hem de denge ve denetleme görevini vermiştir” açıklamasını yaptı.

Partiler arasında oy geçişleri de kanaatimce yüksek oldu. AK Parti’den MHP’ye; MHP’den İYİ Parti’ye; CHP’den HDP’ye ve İYİ Parti’ye oy geçişlerinin olduğu görülüyor. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici AK Parti kontenjanından; Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da İYİ Parti kontenjanından Meclise milletvekili olarak girmeyi başardı.

OHAL ve AF..

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Bakanlar Kurulu’nu Erdoğan kuracak ve Meclis’ten güvenoyu almasına da gerek yok. Yeni yönetimin önünde en öncelikli konu şüphesiz OHAL bulunuyor.

Muhalefet partilerinin “İktidara gelirsek OHAL’i hemen kaldıracağız” beyanları sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan da seçim sonrası OHAL’in kaldırılacağını söylemişti. Ancak Erdoğan, balkon konuşmasında OHAL konusuna değinmedi.

Kendini kilit parti konumuna taşıyan MHP’nin lideri Bahçeli ise OHAL’in kaldırılmasına karşı olduğunu açıklamıştı. Bakalım, Temmuz ayında süresi dolacak OHAL, yeniden uzatılacak mı?

Seçim kampanyası sırasında yer yer sıkıntıların zuhur ettiği Cumhur İttifakı’nda anlaşmazlığın çıkacağı konuların başında elbette OHAL’in yanında ‘AF’ konusu da geliyor. Çünkü Bahçeli, af konusunda ısrar ediyor; hatta seçim beyannamesine koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da af konusunun gündemlerinde olmadığını vurguluyor. Hatta seçim sonrası Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, ilk açıklamasında affın gündemlerinde olmadığını tekrarladı. Bakalım Erdoğan, Bahçeli’nin af ısrarı konusunda nasıl bir çözüm yolu üretecek.

2019 Mart ayında yapılacak seçimlere kadar Cumhur İttifakı’nın bir başka ifadeyle koalisyonun her konuda anlaşıp anlaşmayacağını ya da kriz çıkıp çıkmayacağını zaman gösterecek. Yönetimsel anlamda Meclise çok fazla ihtiyaç duyulmayan yeni sistemde MHP’nin oynayacağı rol büyük önem taşıyor.

Eğer işler içinden çıkılmaz bir hal alırsa; yerel seçimlerle birlikte milletvekili seçimleri de yapılırsa; buna şaşırmamak gerekir. Zaten bu konuyu seçim öncesi iktidar temsilcileri de yer yer dile getirdiler.

Seçim sonuçlarının vermek istediği mesajı aldığını belirten Erdoğan, ‘Güçlü Meclis’e ulaşmak için çalışacaktır.

Sonuç itibariyle 7 Haziran sonuçları gibi olmasa da 24 Haziran seçim sonuçlarına da ona benzer bir kombinasyon diyebiliriz. Bakalım bu durum, bizi 1 Kasım gibi bir seçime götürecek mi?

1 Yorum

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz