Önce erkekler kısırlaştırılsın

4
Latest posts by Kerstin Mutlu (see all)

Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni yasa çıktı. 1973 senesinde ‘Roe v. Wade’ ile kürtaj hakkı başlamıştı. ABD Yüksek Mahkemesi bu kararı ortadan kaldırdı. Bundan sonra kadınlar kürtaj olma haklarını kaybedecekler. 

ABD devlet başkanı Biden da bu karara tepki verdi. Ama gene de dinciler, ahlakçılar bu karara çok sevindiler. 

Kürtaj yaptırma kadınların hakkıdır. Kadınlarla ilgili konuların erkekler tarafından konuşulması bence çok saçma. 

Kadınları anlayamadıklarını söyleyen erkekler kadınlar hakkında karar veriyorlar. Ben de erkeklerin böyle davranmalarını basitlik ve korku olarak görüyorum. 

Kadınlardan çok korkuyorlar. 

Dinci Hristiyanlar da kadınlardan korkuyorlar ve kadınları zorlamak için bu yasanın çıkmasını istediler. 

ABD’de kiliseler önemli güçleri var. Almanya’da Protestan kilisesi olduğu için Katolikler istedikleri kanunları çıkartamıyorlar. Ama Avrupa’nın başka ülkeleri ABD gibi kürtaj yasağını getirmek ister. 

Kürtaj, kadınların bedenlerinde taşımak istemedikleri çocukların alınması olduğu için kadın hakkıdır. 

Erkekler kısırlaştırılırsa kadınların kürtaj hakkı olmasın. 

Ama önce erkekler kısırlaştırılsın. 

Türkçe’de hadım etmek deniyormuş. 

Kimyasal hadım etme olarak okudum. 

Kürtaj yasağı olacaksa erkekler de hadım edilsin o zaman eşitlik olur. 

Kimyasal hadım etmeyi okurken bir cümle gördüm: ‘Kimyasal hadım uygulaması aslında insan vücuduna yapılan bir müdahaledir. Çünkü kullanılacak ilaçlar kişinin vücut zenginliğini, bütünlüğünü ve sağlığına zarar verir niteliktedirler‘.

Erkeklerin hadım edilmesi olunca insan vücuduna yapılan müdahale denmiş. 

Kadınların istemedikleri çocukları karınlarında taşımaları da insan vücuduna müdahale. O zaman doğum kontrol hapları kullanın diyenler de var. Doğum kontrol haplarını neden hep kadınlar kullanıyor ben anlamıyorum. 

Erkeklere göre ayarlanmış bir dünyada yaşamak beni çok rahatsız ediyor. Normal haplar da erkek vücutlarına göre hazırlanıyor. Erkekler üzerinde deneniyor ve onlara uygun. Kadınlar için üretilen haplar çok az. Doğum kontrol hapları konuştuğumuzda kadınlar almalı düşüncesi oluyor. Bu hapları erkekler de alabilir. 

Problemli ve sorunlu işlerde kadınlar ön plana çıkıyor. Sorunsuz olan konular ve normal hayatta da erkekler. 

Hangi din olsa da hayatı erkeklere göre dizayn ediyorlar. 

Neden olduğunu sorguluyorum. 

Dinlerde erkekler önemli. Din kitaplarında da. Ahlakçılar da kadınlardan korktukları için kadınları düşman sanıyorlar. Evlendikleri kadınlara baskı yapıyorlar. Anneleri ve kardeşlerine de. Onlar kutsal oluyor ama diğer bütün kadınlar düşman. Düşman olmaları sebebi kadınlardan cinsel olarak etkilenmeleri. Kendilerini durduramadıkları için ahlakçılık yapıyorlar. 

Mahkemeler, politikacılar halkın istediklerine göre karar veriyorlar. Halkın çoğunluğu böyle saçma düşündüğü için saçma kanunlar çıkıyor. 

4 YORUMLAR

  1. Sevgili Kerstin, zaman zaman yazılarınıza burda yorum yazıyorum. Şu an savunduğunuz düşüncelerin tamamına olmasa bile bir kısmına ilerde karşı çıkacağınızı düşünüyorum. Hiç bir dine sıcak bakmadığınızı hemen her yazınızda vurguluyorsunuz ama görüyorum ki siz tabii ve doğal alana da karşısınız. Kendinizi adeta beyninizde sabit fikir haline getirdiğiniz “eşitlik” kavramının içine hapsetmişsiniz onun dışına çıkamıyorsunuz. Sizin durumunuz bir ipek böceğinin kendini ördüğü kozanın içine kapatmasına benziyor.
    Tabii ve doğal olana müdahale bireyin ve toplumun hayatında büyük hasarlar doğuruyor. Bu hasarların bir kısmı yıllar sonra ortaya çıkıyor. Bir fabrikada farklı işlemlerin yapıldığı değişik makinalar bulunur. Fabrikada çalışan insanlar da farklı görevleri yerine getirirler ve sonuçta bir ürün ortaya çıkar. Bu görevlerin bazısı kolay bazısı zordur, fakat bu kaçınılmazdır. Çalışan insanlara haksızlık yapmamak ve adaletli olmak için bir ücret ayarlaması şarttır. Makinaların içindeki irili ufaklı çarkların hepsi farklı döner. İnsan vücudunda da her bir organın görevi ayrıdır ama hepsi vücuda hizmet eder. Ayrıca vücudumuzda harikulade bir uyum, ahenk ve dayanışma var. Düşünün, şayet ağzımızın içinde dişler olmasaydı, yediğimiz lokmaları çiğnemeden yutsak midemiz kimbilir neler çekerdi! Yani eşitlik söz konusu değildir. Toplum hayatının devam etmesi için dayanışma, karşılıklı yardımlaşma, merhamet, sevgi saygı gereklidir. Aralarında yüzlerce biyolojik fark bulunan iki varlığı eşitlemeye çalışmak abesle iştigal etmektir. Her toplum, her ülke hayatta kalmak ve varlığını devam ettirmek ister. Yaratılışa direk müdahele toplum yaşamını da negatif yönde etkileyecektir. Yapılan anketlerde annelik duygusunu hiç bir kariyerin bastıramadığı ve onun üzerine çıkamadığı görülmüştür. Hal böyle iken kadınlar niçin bu güzel duygudan mahrum edilmek isteniyor? Aile kurumunun yaşatılması gerekir, dünyadaki tüm devletler de bunun için çaba sarf ediyor. Kadın ve erkek mutluluğu kurdukları kendi küçük yuvalarında aramalıdır, çünkü dış dünya sınırsızdır, mutluluğu dışarda aramak tatminsizliği doğurur, tıpkı sonu olmayan bir şeyin peşinden koşmak gibi. Esas mesele tabii ve doğal olana sahip çıkmak ve onu korumak için çaba sarf etmektir.

    • Kürtaj konusunda “hayat ne zaman başlar?” Sorusunun cevabı belirleyici unsur.

      Demokratik ülkelerin tamamında insan hayatı ve temel insan hakları anayasalarca koruma altına alınmış, anayasalara uyulmayan ülkeler de dahil. İnsan hayatı yasalarla koruma altına alındığı için hayatın başlangıç noktasını belirleme bir zorunluluk arz ediyor.

      Bu konuda iki görüş var biri yüzeysel bir düşüncenin ürünü olarak hayatın başlangıcını doğum anı kabul ediyor. Diğer görüş ise hayatın anne karnında başladığını savunuyor, yaygın olarak kabul gören görüş de bu. Hayatın başlangıcı anne rahmi olduğunu savunanlar da kürtaj yasağını hayat hakkının korunması olarak görüyor.

      Kürtaj konusu bu günün konusu da değil çok eskilere kadar gidiyor. Osmanlı hukukçuları Hayatın anne rahminde başladığına hükmedip hukuku da buna göre işletmiş.

      Bence insanların davranışlarını belirleyen en temel duygu ‘kaçış psikolojisi’. Ah bir de nereye kaçtığını bir bilebilse/bilebilsek!

      Neyseki psikolog dr Kerstin hanım var, bize yardımcı olur herhalde.

  2. Kürtaj nasıl hak oluyor ben anlamadım. Birden fazla doğum kontrol yöntemleri var ve kadın istemezse hamile kalmayabiliyor. Kürtaj ise en erken belli bir büyüklüğe ulaşmış cenin için söz konusu ve öyle bir hak yok da iddia ettiğiniz gibi bir hak söz konusu olsa bile bu haktan gebeliği önleyici yöntemlere baş vurmayarak kendi isteğiyle vaz geçmiş olmuyor mu kadın.

    Kürtaj erkek ya da kadın meselesi değildir, hukuki bir meseledir cinayet söz konusudur ve kimsenin cinayet işlemeye hakkı yoktur ne erkeğin ne kadının, ne dindar olanın ne de dinsiz olanın…!

    Hadım meselesi de hukuki bir meseledir ve yargının tasarrufundadır. Bir cezai müeyyide olarak uygulanabilir. Kimsenin hadım etme yetkisi de hakkı da yoktur.

    Vücudu kadının olabilir ama kürtaj kadından başka bir can için söz konusu ve o canın tasarrufu kadının hakkı değil zira kürtaja konu olan can bizzat hayat hakkına sahip ve kadının o hayata son verme gibi bir hakkı olamaz. Hamile kalıp kalmama hakkı bile tartışmalıyken siz hayat hakkını gasp etmeyi tartışıyorsunuz.

    Bu yazınızda cinsiyetçi duygularınız baskın görünüyor. Kürtaj meselesi cinsiyetçi bakış ile tartışılamaz.

    • Otorite benmişim gibi konuşmasam olmaz sanki:)) halbuki beni ilgilendiren bir konu hiç değil.

      Ama işte bir alışkanlıktır gidiyor, ezberlerimizi değiştirmeyi kendi başımıza yapamıyoruz, akledemiyoruz. popüler tartışmalara hiç düşünmeden dalıyoruz. Gene kürtaj tartışmalarının olduğu bir zamanda bir hukukçunun görüşlerini merak ettim öyle şeyler söyledi ki dediklerini aynen kabul etmek zorunda kaldım. Kadının bedeni kim karışabilir dediğimde “kürtaj istem dışı gebeliğe bir çare olarak düşünülüyor. Ve kadın kendi bedeninde hak iddia ediyor. Tamam ama zaten kendi bedenini kontrol edemediği için istemediği gebelik durumu oluşunca hemen devreye kamu düzeni için hukuk girer ve hukuk genel bir çözüm bulur” dedi.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz